Deyimler,atasözleri, fıkralar, tekerlemeler ve deyişleri, hayat boyunca yaşanan olaylardan çıkarılan dersleri yansıtırlar. Ders ve öğüt vererek,insanların doğruyu ve güzeli bulması için yol gösterirler.

Sözlü halk külltürü değerleri içinde önemli bir yer tutan ve insanlara “kıssadan hisse çıkarmayı” anlatan öykülerden ve özdeyişlerden ders alınmalıdır.Nasrettin Hoca, İncili Çavuş, Bekri Mustafa, Neyzen,Aziz Nesin gibi güldürü ustalarının hikmetli sözleri düşünmeyi, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğütler.
“Yer doymayınca er doymaz ” Uygur özdeyişi gibi yüzlerce insanlara yol ve yöntem göstermekte. Uzun tecrübelerden ve uygulamalardan çıkarılan dersler ve öğütler .Akılda kalsın, hep hatırlansın ve ders alınsın diye özlü sözlere yansıtılmaktadır. “Ulu sözü dinleyen yol alır, dinlemeyen yolda kalır…Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az.”…

Dinî, ahlâki öğütlerle insanları eğitmeyi,huzura ve güvene kavuşturmayı amaçlayan “Pend-Nâmeler (öğütnameler), özellikle savaşların yoğunlaştığı ve insanların toplum olarak huzursuzluğa, kargaşaya ve kavgaya itildiği ortamların arttığı yüzyıllarda fazlasıyla yazılmıştır.
9 ve 14 yüzyıllar arasında yazılan ve öğütlerle insanlara faydalı olmayı amaçlayan ünlü kitaplar arasında Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig” eseri, Feridüttin Attar’ın ” Sırlar” eseri, Hz.Mevlâna’nın “Mesnevi” eseri, Güvahî ‘nin “Pend-namesi” ve daha pek çok eser bulunmaktadır.
Halka dinî ve tasavufî öğütler vermek amacıyla yazılmış eserlere ” Pend-Nâme,Esrarnâme- Sırlar kitabı-Öğütler kitabı” adı verilmiştir.10 ve 14. yüzyıllar arasında , Orta Asya ve Anadoldu’da görülen kargaşa ve savaş ortamında halkın manevi gücünü artırmak amacıyla yazılmış olan bu eserlerin en önemlileri hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

Balasagunlu Yusuf Has Hacip’in ” Özünü ve sözünü doğru tut” diye başlayan XI.yy.da yazdığı ünlü “Kutadgu Bilig- Mutluluk Bilgisi” eseri, sembolik isimlerle zamanın hükümdarlarına öğütler vermekte. Değerli düşüncelere sahip olan, Balasagun’lu Yusuf’u, zamanın Karahanlı hükümdarı, ” Has Hacip- Baş Danışman” olarak yakınına almış ve fikirlerinden yararlanmasını bilmiştir.

Kutadgu Bilig’de ,Odgurmuş’un hükümdar Gündoğdu’ya nasihati : “Ey Hükümdar! Tanrı her işinde sana yardım etsin, bu yalan ve boş dünya, eski bir âlemdir; nice beyleri kocattı,kendi kocamaz…Bak senden önceki beyler nerede, kudret ve ihtişamları nerede ?Onların nereye gittiğini iyi düşün, senin de oraya gitmen yakındır…”
“İyi seçkin bir şeydir,seçkin olanı ancak bu niteliğe sahip olanlar ister.”
“Ey hükümdar! Sağ elin kılıç sallar ve vuruken, sol elinle mal dağıt.”
Aynı mahiyette öğütler,Dede Korkut’un eserlerinde de bulunmaktadır.
Ünlü bilgin İbn-i Sina(980-I037), eserlerinde akıl ve mantıkla öğütlere yer vermiş , “İlim ve sanat taktir edilmediği yerden göç eder.”demiştir.
XI.yüzyılda yazılmış olan ve 291 atasözünün yer aldığı “Divan-ı Lügati’t Türk” eserinde Kaşgarlı Mahmud, ” Bilge eserlerin sözlerinden öğüt al /İyi sözü değerlendirirsen özüne siner, kendine yarar” demektedir.

XII.yüzyılda Edip Ahmet,XIII.XIV.yüzyıllarda Hz.Mevlâna, Yunus Emre, Gülşehrî,âşık Paşa, Hacı Bektaş Veli ,XV ve XVI.yüzyılda Velet İzbudak (Atalar sözü), Pertev Nailî Boratav’ın tanıttığı yazmalarda şair ve yazarlar sırlar, öğütler ve nasihatler verirken fıkra, atasözü,masal ve destanlardan yararlanmışlardır.
“Yalnız taş duvar olmaz/ Yuvarlanan taş yosun tutmaz.” Güvahî-Pend-Nâme,s.26
XIII.yüzyılda bilgin Ferîdüddin Attâr, Nişapur kentinde karşıladığı Bahaeddin Veled ve oğlu Celâleddin ile uzun bir sohbet sonunda ünlü eseri “Esrarnâme- Sırlar” kitabını ” Bir deniz bir ırmağın ardına düşmüş gidiyor” diyerek , Mevlana’ya armağan etmiştir.

“Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz/İnsan, akıl,ruh ve sevgi üçgenidir.” diyen Hz.Mevlâna’nın, insanı yüceltmeyi amaçlayan yedi öğüdü ünlüdür:
“Cömertlik ve yardım etmede akar su gibi ol/Şefkât ve merhamette güneş gibi ol/Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol/Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol/Tevâzu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol/Hoşgörürlükte deniz gibi ol/Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.”
” Her ne ararsan kendinde ara ” diyen ve insanı evrenin merceğine koyan Hacı Bektaş Veli’nin insanlığa ışık tutan ünlü öğütleri gönüllerde yer etmiştir:”
“Bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır/Gönül ek gönül biçersin/Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız/İncinsen de incitme/ Nefsine ağır geleni hiç kimseye tatbik etme/Eline,diline,beline sahip ol/Bir olalım,iri olalım,diri olalım.”

Yunus Emre (1250-1320), elliyedi yaşındayken, mesnevi biçiminde aruz ölçüsüyle , giriş bölümü 13 beyitlik başlangıçtan sonra , destanlarla 573 beyitten oluşan olgunluk dönemi şiirlerini ” Risâlet-ün Nushiyye (Öğütler Kitabı”) yazmıştır:
“Yol oldur ki doğru vara/Göz oldur ki Hak’kı göre/ Er oldur alçakta dura/Yüceden bakan göz değil.”
Güvahî XVI.yüzyılda atasözlerini bir araya toplayarak ünlü eseri ” PEND-NÂME” yi meydana getirmiş ve ” ULULAR SÖZÜ” adıyla Viyana Milli Kütüphanesinde yerini almıştır.

Toplumun gelenekleri, görenekleri,ölçüleri,tarihi ,sosyal ve kültürel değerleri atasözlerinde yaşatılır: “Dostluk kantarla,hesap miskalle/ Hastalık kantarla girer,miskalle çıkar.”
V.VI.yüzyıla tarihlenen sözlü kültür geleneğimizin en değerli bilgilerini ve öğütlerini içeren ve XV.yüzyılda arapça yazıya geçirilmiş olan iki el yazılı nüshasından birisi Dresten kütüphanesinde, birisi Vatikan kütüphanesinde bulunan hikâyelerden oluşan Kitab-ı Dede Korkut, 1916 ‘da Berlin nüshasına dayanılarak Kilisli Rifat tarafından arap harfleriyle ilk olarak yayınlandı.
Bütün alanlarda yaşamıyla ve öğütleriyle topluma ışık veren ve yol gösteren Hacı Bayram-ı Velî, “Bilmek istersen canı/Can içinde ara, canı” demiş, esnaf kardeşliği ile toplumun ahlâk ve dürüstlük temelinde yükselerek sosyo- ekonomik gücünü artırması için önderlik ve öncülük yapmış olan Ahi Evrenler gönüllerde saygın yerlerini korumaya devam etmektedirler.

Geçmişi geleceğe taşıyan, her yazıda ve konuşmada baş vurulan , tarihe ışık tutan sözlü ve yazılı temel kültür kaynakları arasında, gönül erleri bilge kişilerin insanı ve toplumu eğitmeye yönelik ahlakî ve tasavvufî öğütlerine, düşünce ve duygularına yer veren “Balı yağa katan” PEND-NÂMELERİN özgün ve özel bir yeri bulunmaktadır.
Geçmişten geleceğe uzanan ve toplum yaşamında önemli bir yeri bulunan öğütler ve öğütnâmeler ile ata sözleri hep var olacak ,geçmişe ve geleceğe ışık tutacaktır.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSertab Erener Çeşme’yi salladı
Sonraki İçerikAB ile ekonomik işler tıkırında
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.