19 Şubat 1932 ‘de eğitim ve kültür merkezi olan Halk Evleri’nin açılması , Atatürk’ün halkçılık anlayışı, vatanı ülkesi ve milletiyle bölünmez bütün kabul eden görüşten kaynaklanır.

Halkevlerinde Usta öğretici olarak görev yapan âşık Veysel , bir şiirinde bu gerçeği şöyle anlatır: “Sarsılmaz Halkevi sağlam temeli,/Işık tutar halka yorulmaz eli,/Halka hizmet kuruluşu emeli,/Atatürk sesi var Halkevleri’nde.”
“Türk Milletinin asaletinden doğan ve benim vücudumu dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı; işte ben bu milli kuvvete, bu Türk Milleti’ne güvenerek işe başladım ” diyerek ilham kaynağı olarak Türk Milleti’nin vicdanını gören M.Kemal Atatürk, emperyalizme, sömürgeciliğe ve çağdışı olan her şeye karşı açtığı savaşlarda özgürlük ve bağımsızlık yolunda eşsiz başarılar sağlamıştır.

Bütün millet bireylerini ayrılık gözetmeksizin memleketin öz evladı sayan ve onların temel hak ve özgürlüklerini güven altına almak için tüm yasal işlemleri gerçekleştiren Atatürk,çoğdaş bir toplum yaratmak için halkın eğitim ve öğretimine öncelik ve önem vermiştir.

En büyük başarılarından birisi olan ” HARF DEVRİMİ’ni ” 1 Kasım 1928 ‘de gerçekleştirmiş, 24 Kasım 1928 ‘de “Millet Mektebi Teşkilatı Talimnamesi”nin 4. Maddesi’nde yer aldığı şekilde ,” BU TEŞKİLATIN REİS-İ UMUMİLİĞİNİ VE MİLLET ‘MEKTEBİ’NİN BAŞ MUALLİMLİĞİNİ REİS-İ CUMHUR GAZİ MUSTAFA KEMAL hazretleri kabul buyurmuşlardır. ”
Cumhur Başkanı ve Baş Öğretmen olarak bütün yurtta okuma- yazma seferberliği başlatan Gazi Mustafa kemal , ” OKUMA YAZMA’YI HER YURTTAŞA,KADINA, ERKEĞE; HAMMALA, SANDALCIYA ÖĞRETİNİZ. BUNU YURTSEVERLİK ÖDEVİ BİLİNİZ” buyruğunu vermiştir.

M.Kemal Atatürk’ün ” Millet mektepleri baş öğretmenliği’ ni” kabul ettiği tarihi esas alan MEB , 24 Kasım 1981 yılından itibaren “ÖĞRETMENLER GÜN” olarak bu tarihi belirlemiştir
Halkı okur -yazar hale getirmek ve toplumsal kalkınmayı sağlamak için Cumhuriyet öncesinde yapılan sınırlı çabalarla halkın cehaleti önlenemediği için, Cumhuriyetin ilanı ile başlatılan devrimlerle “milletimizin topyekün okuyup yazmak için gösterdiği şevk ve aşka bilfiil hizmet ve yardım etmek.” hedeflenmiştir. O tarihlerde ülkemizi gezen yabancı gazeteciler, “Türkiye’nin dört bir yanı okul haline getirilmiş bulunmakta” diye haber yapmışlardır.

Okulların yanında, tarih, dil ve kültür alanında 12 Nisan 1931’de Türk Tarih Kurumu, 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu ve 19 Şubat 1932’de zengin halk kültürümüzün uygulanacağı, buluşacağı ve geliştirileceği bir kurum olarak olarak Halkevlerinin ilki Ankara’da açıldı.24 Haziran 1932’de Halkevleri sayısı 20’ye ulaştı.Giderek tüm illerde ve ilçelerde açılan halk evleri sayısı 1946’da 455 ‘e ulaştı.Halkevleri binaları , her türlü kültür ve sanat çalışmasını çatısı altında heyecanla, sevgiyle ve umutla buluşturdu. Köylerde, halkevi çalışmalarını içine alacak “Halkodaları” kuruldu. 1946 ‘da bu odaların sayısı 4066’ya ulaştı. 14 Aralık 1953’de çıkarılan bir kanunla kapatıldılar.
Ankara Halkevi tarafından yayınlanan “ÜLKÜ” ve İstanbul Eminönü halkevi tarafından yayınlanan “YENİTÜRK” ve İzmir halkevi’nce yayınlanan FİKİRLER” DERGİLERİ yurt çapında okuyucuya sahip bulunmakta ve aranmaktaydı.

35’de fazla dergi ve benzeri yayınları ile yöresel ve ulusal kültür değerlerimizi belgeleyen,tanıtan ve kalıcı hale getiren Halk evleri ne yazık ki siyasi kaygılarla 14 Aralık 1953 tarihli bir yasa ile kapatıldı ve bütün mallarına el konuldu. Yıllar içinde yok edilen bu zengin bilgi ve kültür kaynakları ulusal kültürümüz için büyük bir kayıp olarak tarihe geçti. Daha sonraki yıllarda açılan halk evleri büyük özverilerle ayakta kalmaya çalışmaktalar.
Çeşitli alanlarda çalışmak üzere kurulan ‘KOL’lar hizmetlerini organize bir şekilde halk ulaştırmakta idiler. Halk ozanlar-âşık,halk şairi, halk sanatları, halk tiyatrosu, halk müziği,tarım, sağlık gibi pek çok alanda ülkemize hizmet verenlerin yetiştiği birer eğitim ve kültür kuruluşu olan HALKEVLERİ ‘nin yersiz, haksız ve gereksiz olarak sekteye uğratılması halkımız ve ulusal kültürümüz için büyük bir kayıp olmuştur. Büyük atılımlar, küçük düşüncelerin kurbanı olmamalıdır.