BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı öncülüğünde gerçekleştirilen “Halep’te insanlık ölmesin ” kampanyasının tanıtım toplantısına katıldı. Numan Kurtulmuş konuşmasında ,”Bu sadece bir yardım kampanyasının anonsu yardım kampanyasının ilanı toplantısı değildir. Bu aslında özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan ve bu bölgenin, en önemli, tarihi, güzel şehirlerinden birisi olan Halep’in yok olması, Halep’teki kültürümüzün medeniyetimizin yok olması ama ondan da öte Halep’te insanların açlığa yokluğa, yoksunluğa, mahkum edilerek Halep’te insanlığın ölmesine karşı çıkartılmış olan bir sestir” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş “Halep’te insanlık ölmesin ” kampanyasının tanıtım toplantısında konuştu.

Numan Kurtulmuş, “İnşallah bu toplantıdan sonra sizlerin bizlerin burada ortaya koyduğumuz, bu ses, çıkardığımız bu nefes, bütün Türkiye ve İslam dünyası tarafından, duyulacak ve gereği yerine getirilecektir”dedi.Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:” Bugün burada fevkalade önemli son derece hayırlı bir iş için bir araya geldik, Halep ölmesin, Halep’te insanlık ölmesin çığlığını Türkiye’ye ve bütün dünyaya yaymak için bu çığlığa milyonları ortak etmek için, burada bir toplantı düzenliyoruz. İnşallah bu toplantıdan sonra sizlerin bizlerin burada ortaya koyduğumuz, bu ses, çıkardığımız bu nefes, bütün Türkiye ve İslam dünyası tarafından, duyulacak ve gereği yerine getirilecektir. Ümidini taşıyoruz. Bu sadece bir yardım kampanyasının anonsu yardım kampanyasının ilanı toplantısı değildir. Bu aslında özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan ve bu bölgenin, en önemli, tarihi, güzel şehirlerinden birisi olan Halep’in yok olması, Halep’teki kültürümüzün medeniyetimizin yok olması ama ondan da öte Halep’te insanların açlığa yokluğa, yoksunluğa, mahkum edilerek Halep’te insanlığın ölmesine karşı çıkartılmış olan bir sestir. Bu kampanya Halep özelinden başlayarak, bütün insanlığa insanlığınızı hatırlayın, kampanyasıdır. Bölgede yaşananları hep beraber görüyoruz. 2011 yılının Mart ayından itibaren, fevkalade hazin bir tablo ile karşı karşıyayız. Dünyanın göz önünde, İnsanlık suçu işlenmiş olan savaştan, ilk 3 yılı rejimin, baskıları sonucu ortaya çıkan bir iç savaş, 2., 3 yılı ise egemen güçlerin kullandıkları maşaları vasıtasıyla oluşturduğu vekalet savaşlarıyla geçmiş olan bir kargaşadan bir iç savaştan kimin niçin öldüğünün belli olmadığı bir savaşla muhatabız.”

“ULUSLARARASI CAMİANIN KAYBETTİĞİ KENDİ ONURUNU KATLETTİĞİ BİR SAVAŞTIR”

Numan Kurtulmuş, Halep’teki savaşta insanlığın ezildiğine ve yok edildiğine vurgu yaptı. Kurtulmuş, “Bu savaş sadece insanların fiziki bedenlerinin ortadan kaldırıldığı değil, eğer geriye bir şey baki kaldıysa, insanlık onuru adına ne varsa onun ortadan kaldırıldığı bir savaştır. İnsanların maalesef sokak hayvanlarını yemesine dahi fetva verilen bir noktaya gelinen ilaçları gıdaları çocukların en doğal malzemelerini dahi bulamadıkları, annelerinin babalarının kucaklarında şehit oldukları son derece aşağılık, son derece insanlık suçu bir savaştır. Kimyasal silahların kullanıldığı, Kullanılan kimyasal silahlara karşı uluslar arası camianın tüh tüh, yazık olmuştan öte hiç bir şey söylemediği, sadece savaşta bombaları kullananların değil, bu bombaları kullananlara karşı seyirci kalan, onların sırtlarını sıvazlayanların da insanlıktan sınıfta kaldıkları bir savaştır. Maalesef meselenin hassasiyetini bilmelerine rağmen, bu hassasiyetlerin gereğini yerine getirmeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen uluslar arası camianın da kaybettiği kendi onurunu katlettiği bir savaştır”diye konuştu.

“DÜNYA 5 TEN BÜYÜKTÜR DEMEYE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ”

Numan Kurtulmuş, Halep’in bir çok siyasi platformda konuşulduğunu belirtti. Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti:” Siyasi olarak bu meselenin nasıl buraya geldiği ile ilgili yığınla toplantılar yapılıyor. Çözümün bulunabilmesi için müzakereler sürdürülüyor. Ancak Halep’te somutlaşan bu savaşın, bu vekalet savaşlarının, esas üzerinde durulması gereken nokta herhalde şurasıdır. Olan Müslümanlara oluyorsa Müslümanların kanı akıtılıyorsa Ortadoğu coğrafyasında insanlar yurtlarından evlerinden memleketlerinden ediliyorlarsa sürgüne gönderiliyorlarsa mülteci konumuna düşüyorlarsa açlıktan ölüyorlarsa maalesef uluslararası camianın kılı kıpırdamıyor. Dünyanın başka yerlerinde benzer trajedileri çok ciddi şekilde karşılayan, bunları çözmeye çalışan uluslar arası camia ne hikmetse Halep’te ses çıkarmadığı gibi, Myanmar da da ses çıkarmıyor. Dolayısıyla bütün bu sorunları çözebilmek için İslam dünyasının insanlarının aydınlık yüzlü, aydınlık gönüllü insanlarının önce kendi meselelerini çözebilecek performansı ortaya koyması dirayeti ortaya koyması ve ardından da dünyada ki zalimlere dur diyecek bir güce kavuşmak için mücadele etmesi gerekiyor. Dünya 5 ten büyüktür demeye güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Halep’te uluslararası camia kararlı bir şekilde kalıcı bir barışın tesis edilmesini ve bu vesileyle de insani yardımların bir an evvel ulaştırılmasını temin etsin. Türkiye olarak, her iki safhada da son derece aktif bir şekilde yer alıyoruz. Bu kampanya önemli bir kampanya.”

TÜRK PARASININ BELLİ BİR SEVİYEDE YENİDEN DEĞER BULACAĞINI İFADE ETMİŞTİK.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Numan Kurtulmuş Döviz kurundaki yükselmeye ilişkin şu açıklamaları yaptı. ” Döviz kurundaki hareketlilik, ortaya çıktığı günden itibaren hep şunu söylüyorum ne zaman başlamış, 15 Temmuz’un ertesi gününden itibaren döviz kurlarında oynaklık başlamış. Bir müddet sonra tekrar 14 Temmuz seviyelerine inmiş, sonra bir takım spekülatif hareketlerle döviz yukarıya doğru hareketlenmeye başlamış. Biz başından itibaren şunu söyledik. Eğer döviz kurundaki hareketlilik, Türkiye ekonomisinin yapısal zorluklarından, yapısal zayıflıklarından kaynaklanmış olsaydı bu bir tehlike sinyali olarak kabul edilebilirdi. Ancak döviz kurlarındaki oynaklık büyük oranda Amerika Birleşik Devletlerindeki seçim, küresel piyasalardaki gelişmeler ve özellikle de Türkiye’de döviz üzerindeki bir takım spekülasyonlardan kaynaklandığı için bunun belli bir süre sonra normal seviyesine geri döneceğini yani Türk parasının belli bir seviyede yeniden değer bulacağını ifade etmiştik. Bugün olmakta olanda odur.

“DAHA DÜŞÜK BİR NOKTADA ESAS ALINACAKTIR”

Numan Kurtulmuş gazetecilerin “Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre’de dolardan vazgeçti ama kuru 3,60’a sabitledi. 3,30’a düşmüşken neden 3,60 soruları soruluyor ? ” sorusuna şu şekilde yanıt verdi:” Bu çerçeve de önce Suudi Arabistan’daki otellerin sahipleriyle konuşuldu. 2 kalem olan Türk Hava Yollarının biletleri de ciddi şekilde ucuzlatılacak. Türk parası üzerinden hesap edilecektir. Burada 3, 60 esas alınmayacak. Daha düşük bir noktada esas alınacaktır. Eğer günlük kurda bir farklılık ortaya çıkarsa aradaki fark yani Hac ve Umre ziyareti yapacak vatandaşlarımızın lehine olan farkta Diyanet işleri Başkanlığı tarafından vatandaşlarımıza geri ödenecektir.

“367’Yİ ALSA DAHİ, BU KARARI GİDER MİLLETE SORARIZ”

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un,

“Yüce Divan’a giriş konusunda MHP ile AK Parti arasında bir kriz olduğu yazılıyor. Bu noktada son durum nedir?” sorusuna verdiği yanıt şöyle:” Büyük oranda anlaşma sağlanmıştır. MHP ile bazı maddeler üzerinde farklılıklar var. Bu farklılıkların giderilmesi ile ilgili, görüşmeler yapılıyor. Ümit ederiz ki ’ten 367’yi alır. Bir kere daha ifade ediyorum 367’yi alsa dahi, bu çok önemli bir karar olduğu için, bu kararı gider millete sorarız.”