Ana Sayfa Yazarlar Halep sorununda El-Nusra faktörü..!

Halep sorununda El-Nusra faktörü..!

88
PAYLAŞ

Geçen Pazartesi günü ABD Dışişleri Bakanı Kerry ile Cenevre’de bir görüşme gerçekleştirmiş olan Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi De Mistura’nın dün de Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile bir görüşmede bulunduğu öğrenildi.

De Mistura’nın muhataplarıyla Suriye’de özellikle Halep şehri ve cıvarında tırmanış gösteren bombalama ve saldırıların ülkede halen bir şekilde sürdürülmekte olan çatışmasızlık durumunu ve dolayısıyla yine Cenevre’de sürdürülmekte olan barış görüşmelerini tehlikeye atmakta olduğunu paylaştığı ve ABD ile Rusya’nın, çatışan taraflar üzerinde etkili olmalarının beklendiğini belirttiği medyaya yansıdı. Adı geçenin, Halep’in de çatışmasızlık bölgesi içine alınmasını talep etmiş bulunduğu da gelen haberler arasındadır.
De Mistura’nın endişeleri boşuna değildir elbette. Geçen hafta Esat rejimi yanlılarının Halep’teki son çocuk sahra hastanesini bombalamasının ardından dün de rejim karşıtlarınca Halep’te bir başka hastane bombalanmıştır. Bilindiği üzere Rusya Esad rejimine, ABD ise başta PYD olmak üzere Esad rejimi karşıtlarına silah ve mühimmat ile askeri danışmanlar sağlamaktadır.
Ancak bu çağrılara söz konusu iki süper güç tarafından yakın bir dönemde etkin bir şekilde karşılık verilmesini beklemek mümkün görülmemektedir. Zira Esad yanlıları ve Rusya, Halep’te aşırı dinci El-Nusra unsurlarına karşı mücadele verilmekte olduğunu belirtmekte iken, ABD ise Esad karşıtlarına, bu örgütle ilişkilerinden kendilerini soyutlamaları talebinde bulunmaktadır.
Hâlbuki Halep’in hemen tüm semtlerinde varlığı bulunan El-Nusra’nın, sivil halkın içinde yuvalanmaya devam ettiği gözlenmektedir. Diğer taraftan Lavrov’un Türkiye-Suriye sınırının kapatılması yönündeki ısrarının ABD tarafından rağbet görmediği de belli olmuştur.
Bu arada Kerry’nin düzenlenen bir basın toplantısında Esad’a doğrudan seslenerek Halep’e yönelik saldırılarından derhal vazgeçmesi ve Rusya’dan da bu yöndeki yardımlarına son vermesi, aksi takdirde gelecekte Esad’a yönelik bazı yaptırımların söz konusu olabileceğine dair sarf etmiş bulunduğu sözleri de kafaları karıştırmıştır.
Bu açıklamaya ilişkin olarak, Kerry’nin bu çıkışıyla, Rusya’ya karşı duyulan itimatsızlığı dile getirdiği ve ülkede iç savaşın canlanması durumunda Esad’ın uluslararası kamuoyu nezdinde tek suçlu ilan edilebileceği yorumları yapılmaktadır.
Ne var ki mevcut durumda olan, Suriye halkına olmaktadır ve ABD ile Rusya’nın tutumlarında bir değişiklik görülmediği takdirde El-Nusra ve IŞİD gibi terörist gurupların ülkedeki yıkıcı faaliyetlerine devam edeceklerinden kuşku duyulmamaktadır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam