İmzalanan 350 milyar dolarlık on yıllık ticaret anlaşmasıyla ABD silâh satacak, Suudiler de paralarını ABD’ye aktaracaklar. Demek ki her yıl en az 30–40 milyar dolarlık alış veriş yapılacak. Bize göre Suudi yönetimi bu alışverişin büyük bölümünü Mekke ziyaretçilerinden sağladığı paralarla finanse edecektir.

Kurban Bayramı hac döneminde Suudi Arabistan’ı her yıl en az üç milyon hacı adayı ziyaret ediyor. Kaba bir hesapla yıllık 30 milyar doları aşan hac gelirlerinin yüzde 80’ı Suudi Prenslerin cebine kalıyor.
Bilineni de hatırlatalım; petrol gelirlerinin yüzde 90’ını kraliyet ailesine geri kalan yüzde 10’u halka gidiyor. Yönetim, bu paylaşımın ülke vatandaşlarının “tepkisini çekmemesi” için dünyada en son çıkan ne ürün varsa, özellikle lüks sınıfına girenler, ithal ediyor ve satılmasını sağlıyor, on yılını dolduran bir ev veya apartman yıkılıp yenisi yapıyor. Çölde yaşayanlar kentlere gelmesin diye onlara her gün helikopterlerle üç öğün yemek ve sağlık hizmeti taşınıyor. Tüm bunlardan verilen mesaj, petrol paraların vatandaş için harcandığını göstermek. Zaten ülkede sonu gelmeyen inşaat işlerinin ardında bu mantık yatıyor.
Ancak dünya ham petrol fiyatlarının gerilemesiyle Suudi ekonomisi son yıllarda zorlanmaya başladı. Geçen yıl 98 milyar dolara ulaşan bütçe açıklarını kapatmak için başta yabancı şirketlerin yaptığı 270 milyar dolarlık yatırımı askıya aldı veya iptal etti. Bazı alanlarda da vergi uygulaması ve ücretlerde kesintiye gidildi. Diğer yanda ise Suudi Kraliyet ailesinin, tahmininde bile güçlük çekilen servetlerinin dünya genelinde her sektörde ve başta ABD olmak üzere gayrimenkule bulunduğu biliniyor. Buradan sağlanan gelirler de ülke dışında tutuluyor.
Şimdi kraliyet ailesinin, “ellerini ceplerine atmayıp” kemer sıkma politikası uyguladığı şu günlerde ABD ile yapılan anlaşma için para; ülkenin petrolden sonra en büyük gelir kaynağı olan hac ve umre etkinliğinden bulunacaktır. Müslümanların ibadet için yaptıkları harcamalar olduğu gibi başta silâh üreticileri olmak üzere gelecek on yıl ABD ekonomisine akacaktır.
Bir hatırlatma daha yapalım; Amerikan mahkemeleri yakın zamanda terör örgütleri ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle Suudi Kraliyet ailesinin bu ülkedeki 700 milyar dolarlık maddi varlığına el koyulması veya dondurulması yönünde davaları ele alıyordu. Bu anlaşmadan sonra bu davalar geri çekilecektir, ülkesine Araplardan 350 milyar dolarlık fayda sağlayan Trump hakkında Rusya bağlantılı iddialar da göz ardı edilecektir.
Peki, bu alınacak 100 milyar dolarlık silâhları Suudi Yönetimi ne yapacak? Kime karşı kullanacak? Ya da Amerikalılarla birlikte kime güç gösterecek? Irak’a mı, Suriye’ye mi, Yemen’e mi yoksa İran’a mı?
Silâh huzursuzluk, gerilim, tehdit ve çatışma demek ve bunu nedense Müslümanlar sürekli kendi içinde yaşıyorlar. Birbirlerini öldürüyorlar, katlediyorlar ama parayı diğer dinlere mensup olanlar kazanıyor. Ne yaman çelişki değil mi?