Ha Berlin ha Bergama neredeydin zamanında?

0
12

Tarihi eser hırsızlığı bana göre adı konmamış bir açgözlülük. Çünkü bu hırsızlık, sadece para kazanmak için yapılmıyor, “buna ben sahip olayım” düşüncesiyle gelişiyor. Tarihi zenginliği açısından listenin üst sıralarında bulunan ülkemiz de malesef tarihi eser kaçakçılarından çok çekti ve bence hala çekmeye devam ediyor.

Bunda batılı kolleksiyoncu ve ya devletlerin açgözlülüğü ve halkımızın milli servetlerimize değer vermeyişi önemli rol oynuyor. Yok pahasına köylülerin sattığı tarihi buluntular da hala elden ele geziyor, kontrol filan hakgetire…
Ama Almanya’dan, Amerika’dan, Avustralya’dan habersiz bir çakıltaşı bile çıkaramazsınız. Onlara helal olsun, biz de öyle olsaydık. Bir de parasız kalıp, devlet eliyle sattıklarımız var, artık yüzyıl geçmiş üstünden, Berlin’de sergileniyor, kim verir ki sana geri? Ha Berlin, Ha Bergama… Ama Bergama’nın o boş hali bile heybetiyle duruyor yerinde. O tapınak, o heykeller “bizi Bergama’ya götürün” der gibiler. Gitseler hayat bulacaklar sanki bir anda. Ya da hep söylüyorum biz inşa edelim aynısını oraya.

Avustralya’lı John Howard adlı, 95 yaşındaki bir kadın, zamanında Orta Doğu’da yaptığı kazılardan çıkardığı eserler nedeniyle hırsızlıkla suçlanıyor. Bu kazılardan elde ettiği büyük kolleksiyonun değeri en az üç milyon dolar değerindeymiş. Bunların değeri parayla ölçülemez ama elindeki kokleksiyonu ona buna anlatınca (artık ne amaçla anlatıyorsa) arkeologlar yaşlı kadının koleksiyonu hakkında soruşturma başlatılmasını istiyorlar, bu yaptığının suç olduğunu söylüyorlar. Bir zamanlar Birleşmiş Milletler diplomatının eşiymiş ve dünyayı gezmiş eşitle. Bir yandan da gittiği ülkelerde arkeologların kazılarına katılmış, bazılarına kendi başına gitmiş, vs. Yaşlı kadının kolleksiyonunun önemli kısmını Mısır’dan alınan eserler oluşturuyormuş.

Şimdilik, film kahramanı İndiana Jones’a benzetilen John Howard elindeki kolleksiyonuyla mutlu ama “Mısır Tarihi Eserler Yüksek Konseyi’nden” konuyla ilgili bir soruşturma açılması talep edilmiş.
“Bu eserlerin Mısır’dan yasadışı olarak nasıl çıkarıldığını anlamak istiyoruz.” tarihi eserler konseyinde bir kişi. Sesli ve acı acı güldüm. Peki bu kadın bunları alırken, yurtdışına çıkartırken neredeydiniz? Tıpkı bizim yetkililere sorulması gerektiği gibi.

Paylaş
Önceki İçerikOkan Demiriş’in IV. Murat Operası seyirci ile Buluşuyor
Sonraki İçerikTrump’a güven olmaz, o silahlar bize dönecek!
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.