Hükümetimizin en küçük icraatını manşet üstü manşetten duyurmayı meslek olarak edinen bir kısım medya var ya, bunları en üst makamlara şikâyet etmek lâzım. Büyüklerimiz, Türkiye’yi asırlar ötesine taşıyacak projelerden, hedeflerden, açılımlardan bahsediyor, bunlarda ne bir satır haber var ne televizyonlarda açık oturum.

Enflasyon artışını nasıl saklarız, evet oylarını nasıl fazla gösteririz, oynamalarıyla miting alanlarını nasıl kalabalık yansıtırız, şu Almanya yasaklarıyla, 16 Nisan’ı nasıl çıkarabilir miyiz diye kafa patlatmaktan hükümetimizin en son Güney Kutbu açımlını göremiyorlar.

Arkadaş, hükümet diyor ki “Güney Kutbu’nda yer alan Antarktika kıtasında bizim hakkımız var, şimdi Osmanlı’nın torunları olarak buz kıran gemiyle (gemiye 2. Abdülhamit Han adını konulması caizdir) seferler düzenleyeceğiz. Oraya yerleşeceğiz, üs kuracağız, bilimsel çalışma yapacağız”. Bir kısım medyayı bilmeyiz ama biz vatandaşa yardımcı olalım da hükümetimizin Güney Kutbu açılımına açıklık getirelim. Öncelikle bu açılımı diğer açılımlarla karıştırmayın. Bu ülke içinde veya sınırlarda değil, tam bir kıtalar arası açılım.
Antarktika kıtası, Güney kutbunda yer alıyor. Dünyanın dibine giden yolu tarif edersek Ankara’dan hiçbir yere sapmadan dosdoğru güneye ineceksiniz. Afrika’yı boylu boyuna geçin, Güney Afrika’dan gün batımında tekneye binin, buzları, penguenleri görünce inin. Tam orası. Farklı gidelim derseniz en uygunu Arjantin, Şili, yok yolu uzatalım derseniz Yeni Zelanda üzerinden gemi, vapur bulabilirsiniz.

Her türlü bilimsel faaliyete karşı olmak cahilliktir diyoruz ama bu it üremez kervan geçmez, Yaradan’ın niçin yarattığından sual sorulmaz, hiçbir ülkenin olmayan dünya malı buz ülkesinde bizim ne işimiz var? Hani yeni keşfedilse anlayacağız ama en az iki milyon yıldır orada duruyor.

Gerekçelerden en etkileyicisi, “efendim burası ilk defa Piri Reis, haritasında çizmiş, biz zaten biliyorduk, o nedenle bizim burada hakkımız var” tezi. İsmet Paşa bugünleri bilseydi Lozan’a “Antarktika kıtasındaki hakkımızı tartışmayız” diye madde koyardı. Diğer gerekçe 53 ülkenin burada üssü ver, bizim niye yok? Üs deyince sanırsın İncirlik gibi yer. İlgisi yok. Buradaki üs dediğin bilim adamlarının kullandığı; iki çadır, bir baraka, üç ölçüm cihazı, telsiz, bol kahve çay makinesi, bir de motorlu kızaklar.

“Yeni ne bulacağız” derseniz, adamlar kıtanın altını üstünü getirmişler. Açın belgesel kanallarını, her türlü bilgi, belge görüntü var. Bunlar arasında, kıtayı ana yurt bilmiş 1.5 milyon penguenin; yumurta, çocuklukları, ergenlik dönemleri, evlilik hayatları en çok rating alanlar arasında. Adamların bir pembe dizi çekmedikleri kalmış.
Memlekette her türlü dert, sorun, baş, karın ağrısı bitti, hiç bir memeli hayvanın yaşamadığı bu buzul topraklarında dokuz kişilik Türk bilim adamları açılıma başladı bile. Madem, eloğlundan eksik kalmayalım derseniz bu araştırma ekibi olaya farklı boyular getirsin, açılım yaptığımıza değsin: Örneğin:

“Bu bölgede imara açık AVM, rezidans, konut yapımı için uygun alanlar var mı? Bunlar yapılırsa 20 yıl vadeyle satış olur mu? TOKİ’ye ekmek çıkar mı? Banka şubesi açsak dolar, lira, faiz fiyatları ne olur? Varlık fonuna gelir sağlayacak imkân var mı? Hiçbir büyük spor organizasyonu alamıyoruz, üsler arası Güney Kutbu futbol şampiyonası düzenleyebilir miyiz? Olmadı, “kutupta survivor” yarışması yapılabilir mi? Erken rezervasyonlu kaç turist gider?
Eksi seksen derece soğuk yaşanan bu lânet yerde enflasyon oranı kaçtır? Klimada, sobada, anorakta, botta, kızaklarda ÖTV, KDV indirimi yapsak memlekette enflasyon düşer mi? Güney Kutbundan gemiciklerle sıfır vergili, yatırım teşvikli, KOSGEB faizsiz kredili buz ithalatı yapsak nasıl olur? Sonra “bu CHP’liler buzu viski bardağında bilirler, biz buzun ana ülkesiyle buzdan köprüler kurduk” denilse iş yapar mı?

Şu mülteci konusunda, birkaç Suriyeliyi oraya göndersek, “yollarını şaşırdılar, güney kutbuna sığındılar” desek, dünya ayağa kalkar mı? Hain FETÖ’cüler, hapis cezalarını güney kutbunda eskinin taş kırma yerine buz kırma cezalarıyla tamamlayabilirler mi? Güney kutbunda kıble hangi tarafa düşüyor? Bulun, kutuplarda ilk namaz diye tarihe geçin.
Dahası, böyle bir açılımdan evet oyu gelir mi? Siyasîlerin kampanyaları yapmalarında engel var mı? Yoksa ne kadar evet, hayır oyu çıkar? Araştırın durun.
Bu arada oraya gidecek bilim adamlarımıza uyarımız var. Sakın penguenlerle içli dışlı olmayın, resim filan çekip sosyal medyada yayınlamayın. Malûm, bu penguen arkadaşlar, kendileri bilmezler, bir dönem Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hareketinde tepkisizlerin sembolü olmuştu. Hani şu Gezi Parkı olaylarına ilişkin haberler yerine penguen belgeselleri yayınlanmıştı ya, oradan geliyor bunların şöhreti. Şimdi çektirirsin bir resim, birisi bağlantı kurar, akademik ekipten ve gemiden atılırsınız. Güney Kutbu açılımı hayırlara vesile olsun.