Ekonomide kara tablo yazmayı hiç sevmem ama gerçekleri de göz ardı edemem.
İnşaat sektöründe istihdamın azalması çok acı sonuçlar doğurur çünkü bu ana sektörün altında tam bin 650 sektör vardır.

Bakın, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksi 2017 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,5, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 12,6 brüt ücret-maaş da binde 4 azaldı.
Devletin resmi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladı inşaat sektörü rakamlarını.
Aman dikkat diyorum, çünkü inşaat sektörü Türk ekonomisinin lokomotiflerinin başında gelir.
İlk üç ayda düşen turist sayısı Nisan’da yükseldi
2017 yılı Nisan ayında gelen turist sayısı 2016 yılı Nisan ayına göre yüzde 18,1 arttı. 2017 yılının ilk üç ayında turist sayısında düşüş görülmüştü.
Bu da sevindirici önemli bir gelişme ama Rusya krizinden önceki rakamlara ulaşılması da elbette en büyük dileğim.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan geçici verilere göre; 2017 yılı ilk 3 ayında (Ocak-Mart) Ülkemize gelen ziyaretçilerin sayısı, 2016  yılı ilk 3 ayına göre yüzde 6.99  azalarak 4 milyon 824 bin 455 oldu. Nisan ayındaki yükselmeyle birlikte 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde Türkiye’ye ziyaret eden yabancı sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.96 artış kaydedildi.
Yetmez ama buna da şükür diyelim.
Dış ticarette açık

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; dış ticarette Nisan ayı açığı 4 milyar 945 milyon , yılın ilk dört ayın açığı da 17 milyar 500 milyon oldu.
Ah şu açığımız olmasa var ya Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir inanın 5-10 kat artar.
Yine TÜİK’in Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ticaret verilerine dayanarak yaptığı araştırmaya göre ihracat 2017 yılı Nisan ayında, 2016 yılının aynı ayına göre yüzde 7,4  artarak 12 milyar 839 milyon dolar, ithalat yüzde 9,9 artarak 17 milyar 784 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Bu verilere göre Nisan ayında dış ticaret açığı yüzde 16,7 artarak 4 milyar 945 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2016 Nisan ayında yüzde 73,8 iken, 2017 Nisan ayında yüzde 72,2’ye düştü.
Avrupa Birliği’ne ihracat yüzde 2,2 arttı
Avrupa Birliği ile yaşanan siyasi krizlere rağmen AB’nin ihracattaki payı 2016 Nisan ayında yüzde 47,3 iken, 2017 Nisan ayında yüzde 45 oldu. AB’ye yapılan ihracat, 2016 yılının aynı ayına göre yüzde 2,2 artarak 5 milyar 779 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ya Almanya derseniz, Almanya’ya yapılan  ihracat  2017  Nisan  ayında 1 milyar 140 milyon dolar olduğunu söyleyebilirim.
Özetle siyasi kriz ekonomik krize dönüşmeden AB ile ilişkilerimizi hızla düzeltmeliyiz çünkü ekonomik veriler bunu açıkça gösteriyor.
Ya Zeytin ağaçlarımız?
TEMA Vakfı da Türkiye’de Zeytin ağaçlarına ve doğaya bir kez daha sahip çıkarak “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının” gıda güvenliği, çevre, insan sağlığı ve tarımsal üretimi tehdit ettiğini öne sürdü.
TEMA yıllardır doğanın korunması için çok önemli mesajlar veren, aktif çalışmalar yapan çok önemli sivil toplum kuruluşudur ve uyarılarının da dikkate alınması gerekir.
Bakın TEMA Vakfı açıklamasındaki önemli uyarılara:
“Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir” ifadesinin alınacak kararla zeytinliklerin kamu yararı güden tüm yatırımlara tahsis edilebilecektir.
“Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde %56’sını oluşturanmera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek %19’a gerilemiştir. Mera alanlarındaki bu ciddi gerileme, söz konusu tasarı ile çok daha artacaktır.
Ayrıca, tasarının 26. maddesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda da değişiklik yaparak, kıyılarda sağlık tesisleri ve endüstri bölgelerinin yapılmasının önünü açmaktadır. Bu durum ekolojik açıdan hassas ve değerli kıyı ekosistemlerinin tahrip edilmesine neden olacaktır.
Fazla söze ya da yoruma gerek var mı?