Abdullah Gül’ün NTV’de katıldığı programı izledim. Hemen söylemem gerekir ki, Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ’nin bugünkü yönetimiyle ipleri tamamen koparmış. Adata bir muhalif parti lideri gibi konuştu, Erdoğan ve Davutoğlu’nu isim vermeden sert biçimde eleştirdi.
-Sık sık demokrasi ve hukuk vurgusu yaptı,
-Çatışmacı dilden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi,
-Ortadoğu’da uygulanan politikayı beğenmediğini ifade etti,
-Dış politikanın terörün artmasında etkili olduğunun altını çizdi,
-Medya kuruluşlarına yönelik baskınlara tepki gösterdi,
-Kendisine yakın kimi isimlerin Ak Parti yetkili organlarında yer bulamamasının yarattığı hayal kırıklığını dile getirdi,
-Cemaate yönelik operasyonların yanlış yürütüldüğünü anlattı.
++
Peki, Gül, bundan sonra ne yapacak?
Edindiğim izlenim şu:
-Gül, bundan sonra daha çok sahnede olacak.
-Televizyon programlarına katılarak, gazetelere demeç vererek, konferanslara giderek, “Benim zamanımdaki Ak Parti ciciydi. Bugünkü Ak Parti benim kurduğum parti olmaktan uzaklaştı. Bunun sorumlusu Erdoğan ve Davutoğlu’dur. Partimizi yeniden eski günlerine döndürmek zorundayız” diyecek.
-1 Kasım seçimlerinde Ak Parti’nin iyi bir sonuç alamaması durumunda Gül, “Gün fedakarlık yapma günüdür” deyip Ak Parti’de olağanüstü kongrenin toplanmasını sağlayacak ve burada partinin yönetimine bizzat veya güvendiği bir isim vasıtasıyla el koymaya çalışacak.
-Nihai hedefi ise 2019’da yeniden Cumhurbaşkanı seçilmek olacak.
++
Bu hedefleri tutturmak mümkün müdür?
Şimdiden bir şey söylemek zor.
Ama Gül, yeniden ele geçirmeye çalışırken Ak Parti’den tümüyle dışlanabilir.
Sanırım bunu da düşünmesi gerekir.