Ak Parti cenahında rüzgarlar sert esmeye başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, darbe girişimini engellemeye çalışan sivillere yargı dokunulmazlığı getiren KHK maddesini eleştiren eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e tepkisi, sitem sınırlarını aştı, adeta öfkeli bir yanıta dönüştü.

Erdoğan’ın, Gül’ün sözlerini kastederek, “O açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir” demesi, KHK’nın söz konusu maddesine karşı muhalefeti Gül’ün örgütlediği, O’nun işaretiyle ortalığın karıştığı şeklinde okunabilir pekala.
++
Şimdi akla şu soru geliyor?
Gül ne yapmak istiyor? Sakıncalı bulduğu bir madde konusunda Erdoğan’ı ve Ak Partilileri dostane bir biçimde uyarmayı mı amaçladı, yoksa Erdoğan’a karşı bayrak mı açıyor? Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağını ilan edebilir mi?
Bana kalırsa Gül, Cumhurbaşkanlığına doyamadı.
Siyasete yeniden dönmeyi, bir kez daha devletin zirvesinde oturmayı hedefliyor.
Bunun için Ak Parti’nin karşısındaki tüm muhalefetin kendisini ortak aday olarak çıkarması hayalini kuruyor.
++
Peki, Gül’ün planı tutabilir mi?
2019 Cumhurbaşkanlığı seçimine uzun bir süre var.
Köprülerin altından çok su akar daha.
Bir bakarsınız Gül, Ak Parti’den dışlanmış, İstanbul’daki köşkünde oturan, Cuma namazlarına gitmek dışında sokağa çıkmayan bir emekli olmuş…
Ya da 2019 Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin Erdoğan’a karşı desteklediği bir adaya dönüşmüş…
Süleyman Demirel’in dediği gibi siyasette değil 1.5-2 yıl, 24 saat bile çok uzun bir süredir.