Ana Sayfa Yazarlar Güç ‘Gençlik’, kaynak, ‘Hitabe’

Güç ‘Gençlik’, kaynak, ‘Hitabe’

88
PAYLAŞ

Bugün 19 Mayıs 2016.
Yani ulusça mutluluk ve coşkuyla Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutlamamız gereken özel ve güzel bir gün.
60 yılı deviren yaşam sürecimde, dönüp geriye baktığımda gördüğüm en havası kaçmış, en mutluluktan uzak, yani en garip 19 Mayıs bugün benim için.
Nasıl mutlu olabilirim ki; Ulu önder Atatürk’ün milletimize emanet ettiği, en önemli miraslardan biri olan bugünü, ülke olarak içinde bulunduğumuz koşullarda nasıl kutlayabilir, nasıl coşku dolu olabilirim ki?
Ülkemin birçok noktasında yaşananlar varken, askerim, polisim yurdum insanı ölürken, nasıl mutlu olabilirim ki?
İnanın; şu ortamda benim için, eceli dışında kimsenin ölmediği her gün bayram haline geldi.
Kan, kin, öfke, dehşet ve hepsinin bileşkesi terör; Gel de böyle bir günde, bu ortamda bayram kutla…
Ancak, inanıyorum ki bu süreç bitecek, hem de çok çok kısa bir süre sonra bitecek.
Atatürk’ün, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi tüm gerçekliğiyle yaşanacak.
Uzun uzun, anlatıp, laf salatası yapmaya gerek duymuyorum.
Kaldı ki, şu sıralarda, istesem de yapabilecek durumda değilim.
Gerçekten bunu yapmaya mecalim yok.
Çünkü çok üzgün, çok moralsizim. Tek umudum, Atatürk’ün, ülkeyi emanet ettiği Türk gençliği.
O gençliğin önündeki kaynak da, Atatürk’ün kendilerine bıraktığı o hitabe. Her satırı, her kelimesi bir kitap derinliğindeki o hitabeyi, bir kez daha yüksek sesle okumak için aktarıyorum;
“Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal ATATÜRK…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikÇankaya Gençlik 1. Küme’de
Sonraki İçerikSamsun – Ankara
Erden Aktoğu
1984 yılında merhaba dediği spor basınında, Ortadoğu, Tercüman, Gözcü ve Günaydın gazetelerinde muhabirlikten spor müdürlüğüne geçti. Üç yıldır gazetemiz Sonsöz’e yazıyor.