Almanya bilindiği gibi iklim olarak Türkiye’den çok çok daha soğuk bir ülke. Yıllardır buranın soğuğuna alıştık. Sadece Ağustos ayında biraz sıcak yüzü görüyoruz gerisi soğuk, gri renkli, yağmurlu ve puslu hava şeklinde seyrediyor.

Tatil dönüşü komşumun yaşlı annesi dert yandı; “bu yaz çok soğuk geçti, bütün yaz, hep yağmur hep yağmur, moralim bozuldu” dedi.
Ona, “hiç burada bol güneşli bir yaz gördün mü” diye sordum.

Romanya’dan 40 yıl önce göçmüş bir Alman olan Anna, hala Almanya’nın havasını alışamamış. “Romanya buradan sıcaktı” diyor. Türkiye’ye hiç gitmemiş, tehlikeli buluyormuş. Hayatım boyunca bunu anlamadım hiç görmediğiniz bir yer hakkında sadece söylenenlere bakarak karar veriyoruz aslında garip bir durum bu.
Ama Avrupalı böyle birilerinin dediklerinden etkileniyor ve ortak tavır alıyorlar her zaman söyledigim gibi. Ben de ona nispet olsun diye Türkiye de 40°’yi bulan sıcaklıklarda güneyde tatil yaptığını anlattım iliklerime kadar ısındığımı, soğuk yerine pişmeye razı olduğumu söyledim.

Tatil dönüşümüz olan Eylül Ayı’nın ilk haftaları kabus gibi yağmurlu ve soğuktu. Eylül Ayının 11’inde kaloriferlerimizi açmaya başladık.
Taki geçen haftaya kadar. Geçen hafta günlük güneşlik harika bir hava vardı. İçimize mutluluk geldi, pek ısıtmasada, güneş yüzümüzü güldürdü. İstanbul’daki arkadaşlarım ile konuştuğum zaman “burayı sel götürüyor sakın gelme” dediler. Zaten gidecek halim yoktu ama İtiraf etmeliyim ki bir nebze mutlu olmuştum, Türkiye bile yağmurluyken biz birkaç günlüğüne de olsa güneşle buluşmuştuk.

Evvelki gün, sabah başlayan yağmur ve fırtınada bahçede balkonda ne varsa savruldu gitti. Okula zor gittim. Yürümek ne mümkün? Hava bildiğiniz katıksız gri renge dönüştü. Sanki aralık ayındayız. Pencereden dışarı bakarken bunları düşünüyordum içimden de küçük lanetler okuyarak.
Ama ders yaptığm sınıfın camlarında fırtına kaynaklı öyle gürültü vardı ki çocuklar korkmuştu.
Tren ve uçak seferleri bazı yerlerde iptal edildi. Alman demiryolları kuzey ve doğu eyaletlerindeki seferleri bildiğiniz durdurdu.
Ertesi günü gazetelerde haberlere baktım yedi kişi fırtınada ölmüştü.
Bu kadarını beklemiyordum.

Demek Almanya’nın başka yerlerinde daha ağır geçti ve yedi can aldı. Yedi sayısı az gelebilir ama her bircan öyle önemli ki. Kendimizi ölenlerin yerine koymak lazım o zaman kıymetini anlarız.
Almanyanın güneyinde olduğumuz için şükretmek lazım acaba ne de olsa derdini ve Hamburg’a 600-700 km uzaktayız Buda bizim bir o kadar güneyde olduğumuzu gösteriyor.
Ama ben yinede Akdeniz’in sıcaklığını arıyorum.