Greenpeace, Antarktika Okyanusu’nda plastik kirliliğe neden olan birçok mikroplastik ve zararlı kimyasallar belirlediğini açıkladı.

Greenpeace, Antarktika Okyanusu’nda dünyanın en büyük koruma alanının oluşturulması amacıyla başlattığı “Antarktika Okyanusu’nu Koru” kampanyası kapsamında, Arctic Sunrise ile gerçekleştirdiği seferde bölgede birçok bilimsel araştırma gerçekleştirdi.
Greenpeace’in 2018 yılının başında Antarktika bölgesindeki biyoçeşitlilik ve kirlilik hakkında daha fazla bilgi edinmek için yaptığı araştırmaya göre, denizin derinliklerinden alınan 8 örneğin 7’sinde mikroplastiğe rastlandı ve litre başına en az bir mikroplastik lifi belirlendi.
Greenpeace açıklamasında, “Ayrıca Antarktika’da toplanan kar örneklerinde de zararlı kimyasallar bulundu. Alınan 9 kar örneğinin 7’sinde de zararlı kimyasallara rastlandı” denildi ve şu bilgilere yer verildi:
“Uzmanlar söz konusu kimyasalların endüstriyel üretim ve tüketim kaynaklı olduğunu belirttiler.
“Alınan örnekler Antarktika’nın en uzak ve bozulmamış habitatlarında bile mikroplastik atık ve kalıcı tehlikeli kimyasallarla kirlendiğini gösteriyor.
“Yüz yıkama jeli, diş macunu gibi günlük kullanılan kozmetik ürünlere eklenen küçük plastik parçacıkları olan mikroplastikler lavabodan geçerek arıtma sistemine karışıyorlar.
“Çapları 5 mm veya daha az oldukları için zararsız gözükebilen bu plastik parçalar tek bir tüp yüz temizleyicide bile 360 bin mikroplastik tanecik bulundurabiliyorlar.
“Okyanusa giren plastik çöplerin ayırt edilebilir parçaları her yıl 4.8 ve 12.7 milyon ton arasında değişiyor.
“Bununla birlikte mikroplastikler deniz kuşları ve köpek balıkları da dahil olmak üzere deniz canlıları üzerinde çok ağır etkilere sahip oluyor.”
Greenpeace “Antarktika Okyanusu’nu Koru” kampanyası sorumlusu Frida Bengtsson, bulgularla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Antarktika Okyanusu’nun uzak ve el değmemiş bir alan olduğunu zannediyoruz. Ne var ki yaptığımız araştırmalar okyanusun insanların neden olduğu plastik kirliliği, iklim değişikliği ve endüstriyel balıkçılık gibi birçok tehditle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
“Sonuçlar, Antarktika Okyanusu’nun en ücra ekosistemlerinin dahi mikroplastik atıkları ve zararlı kimyasallarla kirlendiğini gösteriyor.
“Antarktika Okyanusu’nu koruyabilmek için hızla harekete geçmeli ve dünyanın en büyük koruma alanı ilan edilmesi için elimizden geleni yapmalıyız.”