80 Bin merdivenaltı gıda imalatçısı var, zehirleniyoruz!

632

1. 80 Bin merdivenaltı gıda imalatçısı var. Göz göre göre zehirleniyoruz.

Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zeki Taydaş korkunç gerçeği, “80 bin kadar kaçak, kayıt dışı merdiven altı gıda imalathanesinin olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’ de üretilen gıdanın %50’sinin kayıt dışı olduğunu düşünecek olursak iç açıcı olmayan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söylemek isterim” diye ortaya koydu. Bu verilere göre göz göre göre zehirleniyoruz.

“Merdivenaltı gıda imalatçıların önlenmesi için ne gibi çalışmalar yapılıyor?” soruma, “Çok fazla bir çalışma yapıldığı söylenemez” diyen Başkan Taydaş, “Süt ve süt ürünleriyle, et ve et ürünlerinde ne yazık ki bu kayıt dışılık %75’lerin üzerine çıkmaktadır” şeklinde çok çarpıcı bir yanıt verdi.

Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zeki Taydaş ile söyleşimiz:

Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Taydaş: TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı, 1968 Ankara doğumlu. 1990 Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü mezunuyum.

Organik gıda adı altında satılan ürünler gerçekten organik mi? Sertifikaları var mı?

Taydaş: Eğer “organik ürün sertifikası” varsa o ürün organiktir. Bir ürünün organik ürün sertifikası alabilmesi için bir dizi bürokratik işlemleri takiben, ürünün ekim yapılacağı alandan tutun da kullanılacak tohuma kadar, komşu toprak arazilerinin yapılarına, uzaklık-yakınlık mesafeleri ve toprak bileşimlerini ve varsa olası tarım ilacı ve bitki gelişim düzenleyicileri, kimyasal gübre vs. kalıntı ve miktar analizlerine kadar birçok gelişmiş laboratuar analizlerinin yapılmış olması gerekmektedir.

Yukarıda ifade edilen bu işlemlerin tümünün, uluslararası akreditasyona sahip bir firma ve onun temsilcisi tarafından yapılmış olması gerekir. Hepsinin ötesinde bu firmalar da dâhil olmak üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından bu sürecin bütünüyle izlenip kontrol edilmesi gerekir. Tüketiciler olarak bu şartların gereği ve yeterince sağlanmış olmasına güvenmek isteriz. Vatandaş olarak bu konuda yapabilecek pek fazla bir şeyimiz yoktur. Sadece bu işin denetim ve kontrolünü yapması gereken kamu kurum ve kuruluşunun görevini eksiksiz olarak yerine getirmesini bekleriz. 

Öte yandan, her hangi bir pazar, market ya da satış tezgâhında etiketin üzerine “organik” yazılmasıyla bir ürün organik olmaz. Tüketicilerin bu konu ile ilgili olarak bilinçlendirilmeleri gerekir. En fazla aldatma ve aldanma bu şekilde olmaktadır. Basın ve yayın organları aracılığıyla bu konularla ilgili çok iyi örnek oluşturmayacak konu uzmanı olmayan kişiler tarafından kafa karışıklığına sebep olunduğu da bir gerçektir.

Tükettiğimiz gıdalarda ne gibi katkı maddeleri var nelere dikkat etmeliyiz?

Taydaş: Tükettiğimiz gıdalar endüstriyel ürünlerse, toplumda “katkı maddesi” olarak adlandırılan; bilinen üretim süreçlerinin gereği olan ve gıdaya ilave edilmesi sonucu kendisinin ya da yan ürünlerinin, doğrudan ya da dolaylı olarak o gıdanın bileşeni olması beklenen maddeler kullanılabilir.

İşlenmemiş gıdalar ile bebeklere ve küçük çocuklara yönelik üretilen gıdalarda gıda katkı maddelerinin kullanılması yasaktır. Bunun yanı sıra domuz kaynaklı gıda katkı maddelerinin; gıdalarda, gıda katkı maddelerinde, gıda enzimlerinde ve gıda aroma vericilerinde de kullanılmasına yasak getirilmiştir.

Bahsedilen endüstriyel ürünlerde kullanılan bu gıda katkı maddeleri Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) , ABD Gıda ve İlaç Otoritesi (FDA) ve son yıllarda etkinliği giderek artan AB’ nin ilgili Gıda Güvenliği Kuruluşu (EFSA) tarafından sürekli olarak takip edilmekte gerekli uyarılarla düzenlemeler yapılmaktadır.

Önemli olan üretici firmaların ürünlerinde kullanması gereken katkı maddelerini uluslararası otoritenin ve Türk gıda Kodeksi’nin izin verdiği kadar kullanmalarıdır. Bu konu ile ilgili denetimleri yapacak olan ilgili kamu kuruluşu, fabrikadan satış tezgâhına kadar her süreci kesintisiz izleyip gerekli kontrolleri yapmakla da sorumludur.

Tüketiciye düşen, merdiven altı olarak tabir edilen kayıt dışı üretim süreçlerinden gelmiş adı sanı bilinmeyen, etiketsiz, etiketi olsa bile yeterince aydınlatıcı bilgi içermeyen ürünlerden uzak durması ve böyle bir durumla karşılaştığında da ilgili kuruma şikâyetini bildirmesidir.

Pazarlarda satılan ürünlerin organik olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?

Taydaş: Yukarıda ifade ettiğimiz gibi bir ürünün organik olduğu bakılarak anlaşılacak bir şey değildir. “Organik ürün” tanımlaması bir süreci ifade eder ve bunu da bir sertifika ile belgelendirir.

Sertifikasız bir ürün organik değildir. Sıklıkla ya da bu işin ticaretini yapan kişi, kurum ya da kuruluşlar böyle bir tanımlamanın arkasına sığınarak en masumane yaklaşımla doğal ya da ekolojik tarım ürünlerini “organik” aldatmacasıyla satmaya çalışmaktadırlar. Bu tuzağa da düşmemek gerekir.

Merdivenaltı gıda imalatçıları ne kadar yaygın?

Taydaş: Merdivenaltı gıda üreticileri tahmin edilenin ötesinde çok yaygındır. GTHB’ nın güncel verilerine göre 80 binin üzerinde büyük ya da küçük gıda imalathanesinin olduğu bilinmektedir. 80 bin kadar kaçak, kayıt dışı merdiven altı gıda imalathanesinin olduğu tahmin edilmektedir.

Türkiye’ de üretilen gıdanın %50’sinin kayıt dışı olduğunu düşünecek olursak iç açıcı olmayan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söylemek isterim. Bu durum sektörün kendi verileriyle de tespit edilmiştir. Süt ve süt ürünleriyle, et ve et ürünlerinde ne yazık ki bu kayıt dışılık %75’lerin üzerine çıkmaktadır.

Merdivenaltı gıda imalatçıların önlenmesi için ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Taydaş: Çok fazla bir çalışma yapıldığı söylenemez. Normalinde gelişmiş, çağdaş, demokratik ve sosyal bir hukuk devletinde böyle bir şeye izin verilmez. Nüfusun 80 milyonu aştığı, ortalama gelirin 10 000 ABD dolarını aşamadığı gelişmekte olan bir ülkede 1603 TL asgari ücret ile geçim yapmak zorunda olan çok büyük bir kesimin olduğu bir ülkede kayıt dışılığa göz yumulduğu gibi acı bir gerçekle karşı karşıyayız. Böyle bir sosyo-ekonomik yapıya sahip bir ülkede bu kaçınılmaz bir sonuçtur.