Cesur Yürek ’ şeref madalyası takıldı… Günümüzün gençleri tanımazlar ama orta yaş ve üstü çok iyi tanır Gölge Adam’ı.

Gölge Adam, duayen gazeteci yazar Ertuğrul Akbay yani Sözcü Gazetesinin sahibi Burak Akbay’ın babasıdır.
Ertuğrul abi 42 yaşında mesleğinin en olgun ve cevval yaşındaydı. 1965 yılında spor yazarı olarak Hürriyet Gazetesinde mesleğe adım atmış 15 yıllık kariyer sahibi idi.
1980 yılında 29 yaşındaydım ve Günaydın Gazetesi Ankara Temsilcisi Bekir Coşkun tarafından muhabir olarak işe alındığımda 10 yıllık Yeni Tanin Gazetesindeki kariyerimde ağırlıklı olarak sayfa tasarımında çalışmıştım.

10 yıl Haldun Simavi’nin sahibi olduğu efsane Günaydın Gazetesinde birlikte çalışma ve gazetecilik mesleği açısından ondan çok şey öğrenme fırsatı buldum.
Ertuğrul usta hem muhabir hem de foto muhabirliğini birlikte yapan nadir gazetecilerdendi.
Ben de hem muhabirlik hem de foto muhabirliğini birlikte yapıyordum.
Günümüzde dahi bu iki önemli işi birlikte yapan çok az gazeteci vardır.
Aktif muhabirliğe başladığım o günlerde yaptığı haberleri ve röportajları itiraf ediyorum çok kıskanıyor kendime örnek alıyordum.
Birlikte 2-3 kez dönemin başbakanı merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı birlikte izleme şansım oldu.
Yaşam tarzı ve mesleki kariyerine hayran oldum.
10 yıl aynı gazetede çalıştığım Ertuğrul ustamın oğlu Burak Yılmaz için “FETÖ’cü” diyenlere ben tüm meslektaşlarımdan farklı bir yaklaşımla Gölge Adam’ın oğlu ASLA VE KESİNLİKLE FETÖ’CÜ OLAMAZ diye tokat gibi yanıt veriyorum.

Ertuğrul usta gazetecidir, Atatürk ilke ve devrimlerinin izindedir, laik demokratik sosyal hukuk devletinin yılmaz bekçisi gerçek gazetecidir.
Böyle bir gazetecinin oğlu Burak Akbay’da babasının izinde, mesleki etik kuralların, Atatürk Cumhuriyetinin, demokratik laik Türkiye’nin cesur savunucusu ve tıpkı babası gibi ne yandaş, ne karşıt sadece ve sadece gerçek gazetecidir.
Tüm medya patronları iktidarın karşısında tir tir titrer, iktidarın baskısı karşısında duayen yazarlarını bir bir işten atarken Cesur yürek Burak Akbay o yazarlara kapısını açan, köşelerine özgürlük tanıyan patrondur.

Gerçek gazeteci patrondur.
Nadir Nadi, Ercüment Karacan, Sedat Simavi, Haldun Simavi ve Ertuğrul Akbay gibi sadece gazeteci patrondur.
Bankası, cep telefon şirketi, fabrikaları yoktur ki iktidarlar karşısında eğilip, bükülüp el etek öpsün.
Benim rahmetli babam da ağabeyim de kardeşim de gazeteci idi, oğlum Alper de gazeteci olduğundan baba, oğul Akbay’ları çok iyi anlıyorum.
Burak görüyorum ki babasının izinde.
Sevgili Burak Akbay bu FETÖ’cü iftirası biliyorum ki sana milim yapışmaz ama biliyorum ki senin mesleki kariyerinde göğsüne takacağın mesleki şeref madalyası olacaktır.