Birkaç gün önce “hiç olmadığımız kadar yakın” durumda olduğumuz ABD’yle de fena halde düşman olduk galiba…

…Ve yeni bir gerilimimiz oldu…

Hızla ortaya çıkan sonuçlara bakarsak, durum hiç de iç açıcı değil…

Her şey, ABD’nin “Türkiye’den yapılan vize başvurularını askıya alındığını” açıklamasıyla başladı… Bu karara gerekçe olarak personel güvenliği gösteriliyordu… Buna hemen karşılık verildi ve Türkiye de Washington büyükelçiliği aracılığıyla ABD vatandaşlarının vize ve e-vize başvurularını askıya aldığını duyurdu…

Gerilimin ilk etkisi, Türk lirasının dolar karşısında sert düşüş yaşaması ve Dolar’ın uluslararası piyasalarda 3.71 seviyesinde çıkmasıydı… Hemen peşinden de, Euro uluslararası piyasalarda 4,4453 liralık tarihi rekor düzeye çıktı…

İlgisi ve bilgisi olmayan biri şöyle bir bakacak olsa, Türkiye’ye “gerilimsiz yaşayamayan ülke” sıfatını yakıştırır her halde… Ama bizim yeteri kadar gerilimimiz vardı ABD’yle…

İlk başta, her yere uzayabilecek Zarrab Krizi var… Sonra Fettulah Gülen’in iadesi ve Korumalar krizi geliyor…

Kamuoyu’nun dikkatinden kaçmış olsa da, ABD’de özel yetkili savcının Başkan Donald Trump yönetimi aleyhine açtığı “Rusya bağlantısı” dosyasına AKP hükümetinin de dâhil edilmesi var… Trump’ın 21 gün Ulusal Güvenlik Danışmanlığını yapıp sonra istifa etmek zorunda kalan Flynn’e verilen “lobicilik” paraları ve AKP hükümeti bakanlarının Flynn’le yaptığı toplantılar mercek altında…

Bir Amerikan Konsolosluğu çalışanın gözaltına alınması ise ipi koparmaya yetti…

Türkiye’deki Büyükelçiliklerde görev yapan yerel personelin doğrudan Dışişleri Bakanlığı’na bildirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmuyor. Sadece o söz konusu ülkeden gönderilen, o ülke vatandaşı personel Dışişleri Bakanlığı’na bildiriliyor ve “diplomatik dokunulmazlıktan” yararlanıyor… Ancak çalışan yerel personelin sosyal güvenlik kaydı resmen SGK’ya bildiriliyor ve yabancı temsilcilikler “işveren” olarak yer alıyorlar…
ABD’nin bu kadar sert tepki vermesinin nedeni ise benzer olaylardan korunmak için yapılmış gibi görünüyor… Nitekim bir Konsolosluk personeli için daha gözaltı kararı olduğu ve bu kişinin sırf bu nedenle Konsolosluk binasından çıkamadığı yolunda bilgiler var…
Eğer ABD ile bu krizin Türkiye’nin Batı’dan kopup Rusya’nın yanında yer almasıyla sonuçlanacağını düşünenler varsa, kendilerini boş ümitlere kaptırmasınlar bu arada…

NATO üyesi olup blok değiştirmeye karar vermiş bir Türkiye ile NATO’dan dışlanmış bir Türkiye arasında büyük fark var… Herkesin ağırlığı mevcut durumuna göre çünkü…
Ah, bir de bunları Türkiye’nin dış politikasını yönlendirenlere anlatabilseydik keşke..!

PAYLAŞ
Önceki İçerikABD’nin bu tutumu kabul edilemez 
Sonraki İçerikAğralı Balkan Şampiyonu
Mehmet Ali Yula
Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.