Sivas’ta lise son sınıf öğrencisiyken çektiği ‘Kenger’ adlı kısa film ile katıldığı 5 ayrı yarışmada, 4 ödül ve 1 derece alan Sezer Bildiren (18), iyi bir yönetmen olmak istediğini söyledi.

Sivas’ta Murat-Pakize çiftinin 2 çocuğundan küçüğü olan Sezer Bildiren, 10 yaşında başladığı sinema serüveninde genç yaşta birçok başarıya imza attı. Bildiren, bu zamana kadar yönetmenliğini yaptığı ‘3 Maymun’, ‘Kukla’, ‘Bir Aktör’, ‘Kediler de Gider’ adlı fimlerle yarışmalara katıldı. Sezer Bildiren katıldığı her yarışmadan derecelerle döndü. Yenişehir Anadolu Lisesi’nden bu yıl mezun olan Bildiren, üniversite öğrenimine sinema ve sanat dalında devam etmek istiyor.

Genç yönetmenin bu yıl çektiği  ‘Kenger’ isimli kısa film de 5 ayrı yarışmada 4 ödül ve 1 derece aldı. Bu ödüllerin en prestijlisi ise İstanbul Lisesi tarafından düzenlenen 15’inci Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışmasında elde ettiği ‘Altın Boğa’ birincilik ödülü oldu.

‘HEDEFİMİZ İYİ BİR FİLM YAPMAKTI’

Senaryosunu ağabeyi Mustafa Sefa Bildiren’in yazdığı ‘Kenger’ isimli kısa filmde çocuk işçilerini konu aldıklarını belirten Sezer Bildiren, şunları söyledi:

“Kenger filmi her şeyden önce Anadolu’nun pastoral yapısını ve pastoral yapı içerisindeki insanların hikayesini konu ediniyor. Kenger filmimiz Anadolu’da yaşayan bir baba kızın hikayesini anlatmakla birlikte bir çocuk işçi konusuna değiniyor. Toplumun çocuk işçi konusundaki duyarsızlığına değiniyor. Film bir sessizlik içerisinde sürüklüyor seyirciyi. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de bu noktada duyarsız kalmamız. Çocuk işçi konusunda her şeyden önce hem aile bireylerinin hem de toplumun duyarsız kalması. Buna isyankâr değiliz. Zaman zaman dile getiriyoruz ama değiştirecek hiçbir şeyimiz yok, değiştiremiyoruz. Çünkü durum ortada. Filmdeki baba, çocuğunu isteyerek değil zorunlu kaldığı için çalıştıracak, ikinci bir elamana para veremediği için böyle bir yola başvuruyor. Kenger filminin çekimi yaklaşık bir ay sürdü. Bir ay öncesinde senaryosu bitmişti ve hazırlık sonrasında filmi Gürün yolunda çektik. Filmde birçok kişinin emeği var. Hepimiz her şeyden önce bu filme inandık. Hedefimiz ödül almak değil, iyi bir film yapmaktı, öğretici bir film yapmaktı, sanatsal bir film yapmaktı, sinematografisi zengin bir film yapmaktı. Yaşadığımız toprakları bazı insanlar gibi kötülemek yerine, yaşadığımız toprakların zenginliğini bilmekti. Bu zenginliği sadece Sivas’a değil, Türkiye’ye değil, tüm dünyada anlatabilmek, onlara kavuşturabilmekti ve bunu da başardık diye düşünüyorum aldığımız ulusal ve uluslararası ödüllerle.”

ÖDÜLE DOYMUYOR

‘Kenger’le şu ana kadar 5 ayrı yarışmaya katıldığını ve 4 ödül aldığını belirten Bildiren, şöyle dedi:

“Film çekmeye 10-11 yaşlarımda ağabeyimle birlikte başladık. Basit bir fotoğraf makinesiyle bu işe başladık. Başlarda kısa filmler üretmeye başladık. Bu kısa filmler amatör tarzda, işte bir anda aklımıza gelen fikirleri kurguya dökerek çektiğimiz filmler oldu. 7 yıldır devam ediyorum. Bu süreçte birçok kısa film yaptık ama festival anlamında 7-8 filmimiz bulunmakta. Çektiğimiz ilk film ‘3 Maymun’la birçok festivale gittik, finale kaldık ama ödül alamadık. ‘Kenger’ filmimiz 15’inci Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması’nda Altın Boğa heykelciği ile birincilik ödülü aldı. Sonrasında gittiğimiz Özel Notre Dame De Sion Fransız Lisesi Cinema NDS Kısa Film Yarışması’nda En İyi Görüntü Ödülü’nü aldık Burak Kanbir’den. Kendisi de Türkiye sinema ve dizi piyasasında başarılı bir görüntü yönetmenidir. Bununla birlikte Özel Alev Lisesi 10’uncu Kısa Film Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldük. 2’nci Seyfi Teoman Kısa Film Yarışması’nda Sinematek Mansiyon Özel Ödülü’nü kazandık. Bahçeşehir Üniversitesi 10’uncu Kısakes Lisevizyon Kısa Film Yarışması’nda ise finalist olduk. Uluslararası festivallerde de yarışmaya devam etmekteyiz” ifadelerini kullandı.

‘İYİ BİR YÖNETMEN OLMA HEDEFİM VAR’

Üniversite öğrenimine sinema dalında devam etmek istediğini ifade eden Bildiren şöyle konuştu:

“Bundan sonraki hedefim, her şeyden önce İstanbul’a gidip sadece yaşadığım bölgeyi değil, bilmediğim yerleri de araştırıp, görüp, öğrenip onlar hakkında bir araştırma yapıp, onlar hakkında bilgiler toplayıp filmlere dönüştürebilmek. Gerçek hikayeleri insanlarla buluşturabilmek. Her şeyden önce gerçekliği ön plana atan bir yönetmen olduğumu düşünüyorum. İleride de böyle bir yönetmen olma amacım var. İnsanlarla gerçekleri buluşturabilmek, bunların ortak noktasını bulabilmek. İlerde de aynı şekilde sanatsal çizgiden uzun metraj filmler, bağımsız filmler belki kısa filmler yapacağımı düşünüyorum. Filmin yönetmeni Ebrar komşumuzun kızı. Yetenekli bir çocuk. Bazen hayatımızda birçok zenginliği dışarıda ararız yanı başımızda aramayız. Üst komşumuz ama kardeşim gibi. Ebrar da bunlardan biriydi, bir yetenek vardı, keşfedilmeyi bekliyordu. Biz Ebrar’ı keşfettik, eğittik ve filmde de zaten güzel bir performans sergiledi. Film zaten gittiği her festivalde seyirci tarafından, jüri tarafından Ebrar’ın oyunculuğu dile getiriliyordu. Bu çok güzel bir duygu. Belki profesyonel bir çocuk oyuncuyla çalışsam belki aynı duyguları yaşatmazdı.”

Sezer Bildiren’in annesi Pakize Bildiren ise başlarda oğlunu sinema sevdasından vazgeçirmek istediğini ama bir türlü vazgeçmeyince ona destek olduğunu söyledi. Anne Pakize Bildiren şunları söyledi:

“İlk başta Sezer’e yapamaz, beceremez diye caydırmaya çalıştım ama Sezer’in azmini görünce ben de desteklemek istedim. Elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz. Filmlerinde ona yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bazen oyuncu olarak da oynuyorum. Oğlumla gurur duyuyorum. Çevreden Sezer’in çok yetenekli olduğunu söylüyorlar, onların etkisiyle Sezer’e olan inancımız daha da artı.”

Baba Murat Bildiren de oğlunu her zaman desteklediğini söyledi. Kenger filminin başrol oyuncusu Ebrar Güraltunkeser (12) ise ileride iyi bir oyuncu olmayı hedeflediğini belirtti.