Ana Sayfa Yazarlar “Geçici Köy Korucuları”

“Geçici Köy Korucuları”

323
PAYLAŞ

Osman İnal ve arkadaşı Lezgin Yağız, 21 Eylül 2015 Pazartesi günü eşleri ve çocukları ile birlikte Silopi’ye Kurban Bayramı alışverişi için geldiler. Çarşıda alışveriş yaparlarken yanlarına sinsice yaklaşan silahlı kişiler tarafından tarandılar. Osman İnal hayatını kayıp etti, Lezgin Yağız ise hastanede yaşam savaşı veriyor.
Osman İnal, Çalışkan Beldesi Vatan Mahallesi muhtarı ve aynı zamanda Geçici Köy Korucusu (GKK) idi. Arkadaşı 32 yaşındaki Lezgin Yağız, Cumhuriyet Mahallesi muhtarlığı yapıyor ve GKK kadrosunda çalışıyordu. Medya’ya yansıyan resimlerde İtfaiye aracı bu iki köy korucusunun Silopi caddelerini sulayan al kanlarını yıkamaktaydı.
Susturucu takılı silahlarla sinsice öldürülen bu insanların suçları Devlete Geçici Köy Korucusu olarak hizmet etmeyi kabul etmiş olmalarıydı.
Yıllar önce GKK Nihat Çaprak, tarafından öldürülmüş ve cenazesi Bitlis’in Geçitbaşı köyünün girişindeki telefon direğine asılmıştı. PKK, vatandaşlara şu mesajı veriyordu: “Burada devlet biziz ve bizden başkasına hizmet etmeye çalışanın sonu böyle olur”.
1985 yılında “Siyaset Dâhisi” sayılan Merhum Turgut Özal zamanında kurulan GKK sistemi bugüne kadar başta PKK ve yandaşları olmak üzere pek çok kişi tarafından, değişik gerekçelerle tenkit edildi.
1985 yılında bölücü teröre karşı savaş daha çok düzenli ordu birlikleri ile yapılıyordu. 3 ay temel eğitim alan 19- 20 yaşındaki gençler, dağlarda kaşarlanmış PKK militanları ile çatışmaya giriyorlardı. Hem acemi idiler ve hem de çevreyi hiç bilmiyorlardı. Bu yüzden TSK birlikleri bu dönemde pek çok şehit ve yaralı verdiler. Çözüm olarak, çevreyi tanıyan bölge insanlarından yararlanmak fikri ortaya atıldı. Böylece bölgedeki işsiz gençler maaşa bağlanacak ve hem de kendi bölgelerini PKK’ya karşı koruyacaklardı. Bölgede operasyon yapan düzenli ordu birliklerine rehberlik yapmak görevi de GKKlarına verilmişti.
1985 yılında PKK Doğu ve Güneydoğu’daki aşiretler üzerinde tam olarak etkin değildi. Aşiretler kendi özgür kararları ile ANAP’ı veya SHP’yi destekliyorlar, bu partilerden milletvekili seçiliyorlardı.
PKK bölgede ağırlığını artırınca aşiretler üzerindeki baskısı da arttı. Özellikle GKK sistemine destek veren aşiretler hedef alındı. Bazı köy ve aşiretler bu baskıya dayanamayarak GKK’dan ayrılarak PKK’ya teslim oldular. Bir kısmı da işi sulandırarak hem Devlet’i hem de PKK’yı idare etmek yolunu seçtiler. Bazı köylerde GKK içerisinde görev yapanlardan bir kısmının PKK’lı veya PKK sempatizanı olduğu ortaya çıktı. Bazı köyler de bu işi sadece para için yapmak zorunda oldukları için PKK’dan anlayış beklediler.
Meral Akşener’in İçişleri Bakanlığı döneminde bir soru önergesine vermiş olduğu detaylı bir cevap GKK konusunda ana bilgi kaynağı oldu. İçişleri Bakanlığı verilerine göre GKK kadrosunda hizmet veren yaklaşık 47.000 kişi bulunmaktaydı. Ayrıca devletten aylık almadan bu görevi yerine getiren 24.000 kadar da Gönüllü Geçici Köy Korucusu vardır.
1985- 2009 yılları arasında 123.476 kişi GKK olarak görev yapmış; 1.660 GKK görevi sırasında şehit düşmüştü. (Son iki yılda şehit edilen GKK ise 13 kişidir).
Meral Akşener zamanında hedef tahtasında Bucak aşireti vardı. Bucak aşireti PKK’ya karşı etkin bir mücadele veriyor ve Sedat Bucak bu mücadelede aktif bir rol oynuyordu. PKK ve paralelleri “Bucak aşiretinin 10.000 GKK kadrosu olduğunu” iddia ediyorlardı. Bakanlığın resmi cevabına göre ise Bucak aşiretinin GKK kadrosunda görevli 89 üyesi; gönüllü kadrosunda ise 345 üyesi bulunmaktaydı.
GKK en fazla kadro alan aşiretler ise Van’dan Ertuşi aşireti (1.846 kadro) ve Hakkâri’den Pinyaniş aşireti (1.841 kadro) idi. Jirki aşiretinin Hakkâri kolu 588 kadro; Şırnak kolu ise 931 kadro almıştı. Jirki aşiretinin PKK’ya karşı etkili bir mücadele yürüttüğü ve Çözüm Süreci döneminde de bundan dolayı yargılandığını bilmekteyiz. Hakkâri’nin Gerdi aşireti ise geçtiğimiz hafta seslerini yükselterek PKK terörüne “hayır” dedikleri medyaya yansıdı. Gerdi aşiretinin GKK kadrosu ise 1.160 kişi olarak belirlenmişti. 6 ilde görev yaşayan 14 aşiretin GKK olarak almış olduğu kadro sayısı 13.579 idi.
Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen 2015 yılı Ağustos ayı sonlarında Başbakan Davutoğlu ile görüşerek 10.000 GKK kadrosu verilmesini istedi. Gerekçesi ise son zamanlarda GKK kadrolarında görev yapanların sayısı 63.000’den 46.000’e gerilemişti. Aynı günlerde bayan korucular da Cumhurbaşkanı’nın eşi Sayın Emine Erdoğan ile görüştüler. Sonunda Davutoğlu 5.000 yeni GKK kadrosu verildiğini açıkladı.
5.000 kadronun verilmesi seçim öncesine denk geldiği için kamuoyunda biraz daha çok yankı buldu. HDP, her zaman bu kadroları kendi aleyhinde görmekte, düşmanca davranmaktaydı. CHP’de çoğu zaman GKK’larına karşı olumsuzdu. MHP’li bazı yazarlar bile bu 5.000 kadroyu sanki yadırgadılar, endişe ile baktılar (Yeniçağ, 22 Eylül 2015).
2015 yılı öğretmen atamalarında tayin bekleyen 26.722 tarih öğretmeni adaydan sadece 309’u için kadro tahsis edebilen hükümetin 5.000 korucu kadrosu ihdas etmesi gerçekten önemli bir olaydır. Bu 26.722 tarihçi arasında bu işi, hem de bu paraya yapmaya razı olacak binlerce genç tarihçi çıkacaktır. Hem de üniversite mezunu olarak.
Artan terör olayları karşısında alınan karar doğrudur. Ancak bu 5.000 kadro bölücü teröre karşı ciddi mücadele veren aşiretlere verilmelidir.
Tepkilere gelince bunları tersten okumak belki de daha doğru sonuç verecektir. “Nedimof” lakabıyla anılan Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın Rus elçisini çağırıp ona fikir danışması sonra da bunun tam tersini yapması belki de özlü bir anlatımdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikİngiltere yol ayrımında
Sonraki İçerikEl ve ayakları eriyor
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.