Ana Sayfa Güncel Gazeteci tutuklu, tecavüzcü serbest

Gazeteci tutuklu, tecavüzcü serbest

62
PAYLAŞ

Yargının bazı kararlarına akıl sır erdiremiyorum doğrusu.
Gazeteci arkadaşlarımız Can Dündar ve Erdem Gül yaptıkları bir haber nedeniyle tutuklu yargılanırlarken, Kayseri’de iki kız öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan öğretmen önceki gün biten dava sonunda 16 yıl 8 ay hapis cezası almasına karşın tutuklanmadı.

Öğretmen, söz konusu karar Yargıtay tarafından da onaylanırsa hapse girecek. (Bakınız: Hürriyet-2.12.2015)
++
Mahkemelerin verdiği kararların haksız olduğunu belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuranlar Türkiye’yi milyonlarca Euro tazminat ödemeye mahkum ettiriyorlar.
Yargı sisteminde acil bir düzenleme yapmanın gerekliliğini ortaya koyan hazin bir tablo bu.
++
İlk etapta yapılması gerekenler galiba şunlar:
-Yargıyla siyasi iktidar arasındaki bağlar kesilmeli, yargı gerçekten bağımsız olmalı.
-Davalar yıllarca sürüyor ve bu durum bizi AİHM önünde zor durumda bırakıyor. Davaların makul sürede bitmesini (6 ay olabilir) sağlayacak bir düzenleme yapılmalı.
-Verdiği kararlar AİHM’de bozulan ve Türkiye’nin tazminat ödemesine neden olan hakimler meslekten uzaklaştırılmalı.
-Bir hakim, örneğin İngiltere’de günde 5-6 davaya bakarken Türkiye’de 30 davayla başa çıkmaya çalışıyor. Bu durum düzeltilmeli. Hakim sayısı her hakime günde 5-6 dava düşecek kadar artırılmalı.
-Avukatlar da davaların uzamasında önemli rol oynayabiliyor. Kanunlardaki kimi açıkları kullanarak hakimleri sıkıştırıyor, davaların sürekli ertelenmesine neden olabiliyor. Bu durum önlenmeli.
-Bilirkişi müessesesinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Bilirkişiler mahkemelerin kendilerine havale ettikleri işleri sürüncemede bırakıyor, uzun süre sonuçlandırmıyor. Bunun da önüne geçilmeli.
Ve çok önemli bir konu daha:
-Kanunu ve yönetmeliği çıkarıldı ama adli kolluk sistemi bir türlü yaşama geçirilemedi. Delillerin toplanması Hâlâ karakol polisleri vasıtasıyla yapılıyor. Bu yüzden dosyalar çoğu kez yeterli delil olmadan savcılığa veriliyor ve savcı da polis tutanağını iddianameye çevirip davayı açıyor. Adli kolluk sistemi çalıştırılabilse sözde delillerle dava açılmaz, açılan davalar da yıllarca sürmez.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam