Ana Sayfa Güncel Gazeteci siyasetin hedefi olmamalı…

Gazeteci siyasetin hedefi olmamalı…

45
PAYLAŞ
Gazeteci siyasetin hedefi olmamalı…
Gazeteci siyasetin hedefi olmamalı…

İngiltere Büyükelçiliği İkili İşbirliği Programının finansal desteğiyle Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen “Özgürlük için Basın, Medya Özgürlüğünü Güçlendirme Projesi” kapsamında son 4 aylık “Türkiye’de İfade ve Basın özgürlüğü” raporu geniş katılımla yarın açıklanacak ve tartışılacak.

Proje Medya çalışanları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız bir platform aracılığıyla özgür basın için politika yapıcılara ulaşmayı; ifade ve basın özgürlüğü konusunda yasal durumu ve devam eden ihlalleri göstererek bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Atölyeler ve konferanslar proje kapsamında düzenlenerek gazetecilik pratikleri ile ilgili medya çalışanlarını ve sivil toplum temsilcilerinin kapasitesini geliştirmeyi amaçlıyor.
“İfade ve Basın Özgürlüğü İhlalleri Ocak – Nisan 2016 Raporu” sunuş bildirgesine imza atan Gazeteciler Başkanı Nazmi Bilgin ve Proje Koordinatörü Yusuf Kanlı, “  Halkın bilinçli karar vermesine dayalı çağdaş demokratik toplumlarda, halkın haber alma hakkı basın ve ifade özgürlüğünü, yaşama hakkı gibi temel haklardan sayılmaktadır. Günümüzde sosyal medyayı da kapsayacak bir biçimde genişleyen bu hak, hem yerel hem de uluslararası düzenlemeler, sözleşmeler ile yasal güvence altına alınmıştır.” Görüşüne yer verdiler.
Sunuş bildirgesi şöyle:
“Birçok ülkenin yayınladığı insan hakları raporlarında ve yeni yayınlanan Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Freedom House raporları gibi belgelerde Türkiye’nin, Dünya sıralamasında çok gerilerde bulunması esef vericidir. Bu durum, ülkemizde bu konuda acil iyileştirmeler yapılması gerektiğinin acık bir göstergesiyken gelişmeler maalesef durumun daha da kötüye gitmekte olduğuna işaret etmektedir.
İfade ve basın özgürlüğünün kısıtlanması, gazetecilerin siyasi baskı veya sermaye baskısıyla görevlerini özgürce yapabilme imkânından mahrum bırakılması, sayfaların, ekranların, haber portalları ile sair platformların eleştiri hakkını kullanan veya haberleri belli bir siyasi gözlükle kullanmayı reddeden meslektaşlarımıza kapatılması, günümüzün en ciddi sorunlarındandır.
Çağdaş demokrasinin temel direklerinden olan ifade ve basın özgürlüğünün uygulanmasına engel yasalar, kararnameler ve akreditasyon duvarlarıyla, temel görevi halka haberi zamanında ve doğru olarak iletmek olan gazetecinin görevini layıkıyla yerine getirmesini olanaksız kılınmakta, dolayısıyla da halkın haber alma hakkı ihlal edilmektedir.
Ağır kutuplaşma altında ülke gündemine bir anda gelen ve demokrasiye, insan haklarına, ifade ve basın özgürlüğünün çıkacak faturası üzerinde yeterince durulmayan yeni kanunlar Türk basını üzerinde ilave baskı oluşturma potansiyeline sahiptirler. İfade ve basın özgürlüğünü ve aynı zamanda da halkın doğru, zamanında, sağlıklı haber alma hakkını kıskaç altına alan yasaların uzun vadede kimseye yararlı olamayacağı açıktır. Gazetecinin halk adına denetim görevinin bulunduğu ve bu nedenle demokrasilerde latife olarak da olsa basının dördüncü kuvvet olarak tanımlandığı unutulmadan, muhalif gazete, televizyon ve internet medyasına, eleştiri hakkını kullanan entelektüellere ve köşe yazarlarına “tahammül” edilmelidir.
Bugün Türk basınının en temel sorunlarından biri sendikasızlaştırma ve gazetecilerin fiili olarak sendikasız ve örgütsüz olması değil midir? İş güvencesine sahip olamayan, mesleki dayanışmadan yoksun ve ev kirası, çocuğunun okul ödentisi, taksitler sarmalında her türlü baskıya açık hale gelen gazeteciye sahip çıkmadan, elbette özgür gazeteciliğe de sahip çıkılamaz.
Gazeteciler, özgür, tarafsız ve temel işlevi olan doğru ve zamanında haberlerle kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirirken, iş güvencesine, örgütlülüğe sahip olmalı, siyasetin ve siyasetçilerin karalama ve suçlama kampanyalarına muhatap olmamaları, patronların insafına terk edilmemelidirler.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam