Saat başı krizlerle beslenen Ankara siyasetinde şimdi de “deneyimli deneyimsiz” başdanışman krizi yaşanıyor. Krizin tarafları bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi ile ilgili “başdanışmanları”.

Ekonomideki büyüme tartışmalarına atfen, iki gün önce, 12 Eylül 2017 tarihli yazımızda, Cumhurbaşkanlığı ekonomi başdanışmanı sıfatlı isimlerin tutum ve açıklamalarını eleştirmiş ve şunları paylaşmıştık.
“Ekonomide geleceğe yönelik neler yapılacağını da günler öncesinden başdanışmanlardan öğreniyoruz; hem de hükümet, bakanlar, ekonomi kurumları adına bağlayıcı laflarla, kimi zaman da talimat, direktif havasında, ayar verir şekilde. Krediler, Merkez Bankası, faizler, döviz kurları, yatırımlar, tarım, gıda, kısaca o gün manşette, gündemde ne varsa, anında bir yorum, bir değerlendirme patlatılıyor, “böyle yapılırsa iyi olur” şeklinde yönlendirmeye bile gidiliyor. Ekonomi başdanışmanların sürekli kamuoyunun önüne çıkma hevesi, söz sahibi olma, “seçilmişlerden rol kapma” mücadelesi bugüne kadar böylesine yaşanmadı, görülmedi”.
“Başdanışmanlar korosu işbaşında” başlıklı bu yazımızın mürekkebi kurumadan son 48 saat içinde görüldü ki, bırakın “koroda öne çıkma, söz sahibi olma mücadelesini”, meğerse “deneyimli deneyimsiz” tartışması varmış. Özetleyelim:

Yüzde beş oranındaki büyüme “başarısını paylaşamayan” ekonomi başdanışmanları, bu defa Türk Lirası’nın (TL) dolar karşısında değer kazanması konusundaki “yüce görüşlerini” tartışmaya açıyorlar.
Dedik ya her konuda görüş beyan etme alışkanlığı var; Başdanışmanlardan Bülent Gedikli Bey, gündemde yokken, sürdürülen politikaların aksine, “TL’nin dolar karşısında değer kazanmasını ihracatı olumsuz etkileyeceğini belirterek Merkez Bankası’na (MB) “müdahale et” çağrısında bulunuyor.

Diğer Başdanışmanlardan Cemil Ertem Bey, geri kalır mı, hemen cevap veriyor: “Dalgalı kur rejimi uyguladığımız için kur seviyesine düşük ve bu seviye tehlikeli demek yanlış. Reel sektör, bankalar, MB, siyaset herkes düşük faiz istiyor, ancak bizim isteğimiz dışında bir de piyasa gerçeği var. Bu piyasa gerçeğini bizden ayrı olarak yönetmesi gereken tek kurum, MB’ye bu yönetme hakkını ve iradesini vermemiz gerektiğini düşünüyorum” diyor.
Tartışma alevleniyor, Başdanışman Gedikli Bey, cevap hakkını kullanıyor:

“Arkadaşımız (Cemil Ertem) biraz tecrübesiz. Etrafındaki insanların da biraz şeyine gelmiş, öyle anlıyorum veya gazete haberlerinden okumuş olabilir, tam konuyu değerlendirdiğini de düşünmüyorum. Yaptığı açıklama da onu gösteriyor”.
İki başdanışman; “deneyimli deneyimsiz” tartışmasında bakmışlar ki laf uzuyor ya da “siz ne yapıyorsunuz” diye, uyarı gelmiş, bu defa sanal medyadan “birlik beraberlik” mesajı vermeye başlıyorlar.

Lafını şöyle değiştiriyor Cemil Ertem Bey: “Konjonktüre bağlı olarak, teoriye dayanan bazı söylemlerden kimse fikir ayrılığı gibi gereksiz tartışma alanları açmasın. Türkiye yüksek faiz, gereksiz değerli TL oluşturan yanlış ekonomi-politikalarından çok çekmiştir. Bu konuda hepimizin görüşü ve duruşu nettir”.
Fazlasına gerek yok. Madem birlik berberlik var, nedir bu başdanışmanların “sürekli kamuoyunun önüne çıkma hevesi, söz sahibi olma, “seçilmişlerden rol kapma” mücadelesi, nedir bu makamları, sıfatları kullanarak yaratılan tartışmaların kaynağı?
Yine tekrarlayalım: Geçmişte “çok seslilikten değil çok başlılıktan” büyük zarar gören ekonomi yönetiminde günümüz “başdanışmanların” yeri belirlenmeli.
Konu deneyimli deneyimsize gidiliyorsa bu işe Sayın Cumhurbaşkanı el koymalı ve hangisinin “ en deneyimli ve gaza gelmeyen başdanışman” olduğunu ilân etmeli. Ya da “metal yorgunluğu bahane edip istifa gibi tercih”, başdanışmanların da aklına gelir mi?