“Fetvacı” olarak bilinen Kamu Bankası danışmanı Hayrettin Karaman: “Gâvurdan dost domuzdan post olmaz” demiş!
Adam durmuyor!
İlle de bir şeyler söylemek zorundaymış gibi, açıyor ağzını yumuyor gözünü!
Mensubu olduğunu iddia ettiği dinin içini boşaltmak, magazinleştirmek için adeta çırpınıyor!
Bu Fetvacı başına söylenecek laf çokta…
“Gavur” tanımlamasının üzerine bir kaç söz söylemek farz oldu. Muhteremin “gavur” tanımlaması Müslüman olmayanları işaret ediyor gibi!
Eyer hal böyle ise; muhteremin icatlarından yararlandığı, ancak düşman olarak tanımladığı bir kaç isimin üzerinden, kritik yapmaya çalışacağım.
Fetvacı başının, can sıkıcı yazılarını kaleme aldığı odayı aydınlatan ampulden, yazılarını gazeteye ulaştırdığı telefona, hastalandığında kullandığı antibiyotikten, gerdan kırdığı televizyonlara, hastalığının teşhisinde yararlandığı röntgen cihazından, tedavisinde kullandığı radyoaktivite ışınlarına kadar, sahip olduğu imkanların mucitleri, düşman ilan ettiği “gavurlardır.”
Bu “gavurlar” kim midir?
THOMAS EDİSON: Bini aşkın buluş yapan; elektrik ampulünü, fonografi ve film gösterme makinelerini geliştiren Amerikalı mucittir,
ALEXANDER GRAHAMBELL: Telefonun icat etmiştir,
ALEXANDER FLEMİNG: Öldürücü bakteriyel hastalıklarla savaşabilen ilk antibiyotik olarak tarihe geçen “penisilindi bulmuştur.
WİLHELM CONDRAD RÖNTGEN: Röntgen adı X- ray ışınlarının keşfederek sağlık alanında büyük bir buluş gerçekleştirmiş bilim adamıdır.
CHARLES FRANCİS RİCHTER: Bugünde kullandığımız depremin şiddetini (büyüklüğünü) ölçmeye yarayan, kendi adıyla anılan “Richter Ölçeğini” geliştirmiştir.
LOUİS PASTEUR: Pasteur’un tüm dünyada tanınmasını sağlayan buluşu kuduz aşısıdır. Kuduz aşısı diğer aşıların da önünü açmıştır.
MADAM CURİE: Kanser hastalığını tedavi eden radyoaktivite ışınlarını bulmuştur. Bilim dalında Nobel Ödülü’nü iki kere alan ilk bilim insanı olmuştur.
Bu listeyi uzatmak mümkün, bu muhteremin bindiği arabadan uçtuğu uçağa kadar hep dost olamayacağını söylediği “gavurların” ona sunduğu imkanlardır!
Şimdi bu fetvacı başına sormak istiyorum: dostun olamayacağını söylediğin “gavurların” sunduğu imkanları kullanırken hiç yüzün kızarıyor mu?
“Gavur” işbirlikçisi olduğunu farkında mısın? Yoksa “gavurun” malı deniz, yemeyen domuz havasında mısın?
Domuzdan post olmaz sözün el hak doğrudur, ancak domuz ahlakına sahip insan müsveddelerine bir çift sözün olmayacak mı? Post olmayanla dost olunur mu?
Demem o ki;
Muhterem teşbih yapıyorsa bile, lafı eğri büğrüdür! Gerçi diyeceksiniz ki; hangi lafı doğru ki (!)

PAYLAŞ
Önceki İçerikÖnce fabrikada sonra antrenmanda ter döküyor
Sonraki İçerikErdoğan neden racon kesiyor?
Gürcan Dağdaş
54. Cumhuriyet Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP'den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23'üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP'den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.