Genelkurmay Başkanı Orgeneral ’ın, “El Bab’da operasyon bitti” açıklaması üzerine güvenlik uzmanı Abdullah Ağar ile ’nı konuştum. Suriye’de Özgür Suriye Ordusu ve Türk askerinin Şehit ve Gazi sayıları ile Harekatının amacını ve bedelini değerlendirdik.

Ağar, “ÖSO’nun çok bilinmeyen, bir diğer tarafıyla da çok tartışılan bir konu olduğunu” söyledi.
Ağar ile yaptığımız söyleşi şöyle:
ÖSO’yu hangi guruplar oluşturuyor?
Ağar: Etnik, mezhebi, mezhepler içi, meşrebi, siyasi ve menfaat ayrışmaları üzerinden 2011’de başlayan Suriye iç savaşında, silah ve güç odaklarının ortaya çıkmasıyla, YPG-PKK, IŞİD, Nusra ve Şii-Nusayri eksenlerin dışında kalan yapılar, genel olarak Özgür Suriye Ordusu (ÖSO-Muhalifler) olarak tanımlandı. Bu isimlerle tanımlanan karmaşık yapı ise hiç bir zaman tam anlamıyla anlaşılamadı.

ÖSO’yu tanımlar mısınız?

Ağar: ÖSO, çok bilinmeyen, bir diğer tarafıyla çok tartışılan bir konu.
Bu konuyu, bileşenlerini ve kimyalarını gerekirse yazarız, ancak önceliği açısından Fırat Kalkanı harekatında Türk Ordusu desteğinde hareket eden ÖSO’yu tanımlamak gerekiyor. Öncelikle bu yapı ‘dost unsur’ Arap-Türkmen ve Kürt bileşenlerden oluşuyor.
Aralarında dini-mezhebi-meşrebi-etnik farklılık ya da ayrılık söz konusu değil. Suriyelilik ve vatanseverlik bilinciyle hareket ediyorlar. Bu haliyle Suriye sorununa dair, net bir çözüm ortaya koyuyorlar. Türkiye, Türk Ordusu ve konuya angaje diğer birimlerimiz buna çok dikkat ediyor.

ÖSO’nun amacı ne?

Ağar: Türk Ordusunun desteğinde hareket eden ÖSO bileşenlerinin tek dertleri, ülkelerine musallat olan, Suriye’yi tasallut altına almaya çalışan terör örgütlerinden, ülkelerini ve kendilerine ait toprakları kurtarmak.Şu ana kadar büyük fedakarlık ürettiler.Fırat Kalkanı harekatında çok sayıda şehit ve gazileri var.
Fırat Kalkan’ında ÖSO toplam ne kadar şehit verdi?
Ağar: 15 Şubat 2017 tarihine gelindiğinde;
Toplam şehit sayıları tam 469,
Gazi sayıları ise 1.712.
Ve bu çok büyük bir bedel demek. Diğer tarafıyla çok büyük bir kahramanlık.
Ölüm alanlarına gözü kapalı atılıyorlar. Özellikle tekfiri örgüt IŞİD’in sahip olduğu her türlü ağır, karmaşık, gelişmiş silah atışlarına, patlayıcılarına, canlı bomba ve bombalı araçlarına karşı duruyorlar. Çünkü onların ülkelerini kurtarmak gibi, özgür, müreffeh ve barış içinde yaşamak gibi, çocuklarına güvenli bir vatan bırakmak gibi temel bir dertleri var.

ÖSO Fırat Kalkan’ında niçin Türkiye ile birlikte hareket ediyor?

Ağar: Etnik, dini, mezhebi, meşrebi, siyasi bir kırılma ya da ayrılık istemiyorlar. Pek ala, bir arada yaşayabileceklerine inanıyorlar. Ve bunu, sadece Türkiye’nin ortaya koyduğu çözümle yapabileceklerini çok iyi biliyorlar. Zaten onun içinde Türk Ordusu ile hareket ediyorlar. Yoksa onlara menfaat vaat eden çok. Sürekli büyük paralar, silah, güç teklif ediliyor. Ama onlar ne kadar çok ve cazip olursa olsun ‘onların deyişiyle’; “Az bir paha karşılığında” ‘-ki bu Kuran-i bir ifade’ dinlerini ve vatanlarını satmıyorlar. “DEAŞ’ın, YPG-PYD’nin ve onları kullananların kim olduğunu en iyi biz biliriz” diyorlar.
Buna rağmen sürekli üzerlerine oyun oynanıyor. Kendi içlerinde bölünüp parçalanmaları, dizaynın birer parametresine ve hizmetçi birer güce dönüşmeleri için sürekli maniple ediliyorlar.
İçlerinde bunlardan etkilenenler var. “Kullanılıyorlar. Bir gün onların da akılları başlarına gelecek” diyorlar. “Bizi bir tek Türkiye satmadı, bizi kullanmaya kalkmadı. Vatanında bize yer açtı. Bir tek Türkiye, bizim ve bölgenin iyiliğini düşünüyor.”
Ve asıl örtülü mücadele buralarda yaşanıyor.
Fırat Kalkanında Arap, Kürt ve Türkmenlerden oluşan dost unsur ÖSO…
Onlar gerçek bir Suriye’ye inanarak IŞİD ve YPG-PKK’ya karşı savaşıyorlar.
Şimdiye kadar 469 şehit, 1712 gazi verdiler, vermeye de devam ediyorlar.
Fırat Kalkanı, Sadece Türkiye’nin güvenliği için mi?
Türkiye ise birlik beraberliğe samimi, radikalleşmemiş bütün muhalif unsurları ve ÖSO’yu destekliyor. Onlara güvenli bir yaşam alanı açmaya çalışıyor.
Bununla birlikte;
– Hemen altımızda bir terör devleti oluşmaması için,
– Ülkemizdeki sığınmacılara güvenli bir vatan parçası olması için,
– Arap dünyasıyla, Ortadoğu’yla fiziki bağımızın kopmaması için,
– Suriye’nin üniter yapısının devamlılığı için,
– Terör ateşinin ülkemizi yakmaması için,
– Türkiye’nin bölünmemesi, parçalanmaması için…
Kendi evlatlarımız da şehit ve gazi oluyor.
Şu ana kadar Fırat Kalkanı’nda 64 şehidimiz var. 386 Mehmetçik’imiz de gazi oldu.
Ve bütün bu büyük bedel, sadece Türkiye için değil.
Tüm insanlık ve özgürlük için!