Film gibi

0
78

Ben çocukken dedemin en sevdiği dizilerden bir tanesiydi “Görevimiz Tehlike” adlı TV dizisi. Müziği öyle hoşuma giderdi ki başlamadan önce girişte müzik çaldığı zaman heyecanlanırdım.

Öyle sahneler vardı ki her kafadan bir ses çıkar ve yorum yapardı. Malum o yıllarda, televizyonlardaki diziler bile konu, komşu, akraba hep birlikte seyredilirdi. Tavanlardan açılan deliklerden ince halatlarla süzülerek, değerli eşya her ne ise, sessizce, yakalanmadan alınırdı. Tabi biz nefeslerimizi tutardık ya yakalanırlarsa diye. Bir de eski James Bond filmlerinde gördüğümüz sahnelerdi bunlar. Peki öyle doğru olduğuna da inanmazdık nasıl olsa film yahu derdik. Ama dememek lazımmış. Pazartesi bir çok kişinin uykuda olduğu sırada, yani gece yarısı 100 kilogram ağırlığındaki altın para, Almanya’nın Bode Müzesi’nden çalındı. Üstelik bu kadar büyük bir parayı tek kişinin çalması da mümkün değildi. Nasıl bir güvenlik önlemi olduğunu bilmiyoruz ama herhalde aşılamayacak bir önlem değilmiş ki hırsız veya hırsızlara engel olamadı.

Paranın değerinin 4.5 milyon dolar kadar olduğu tahmin ediliyor, iyi para. Kalınlığı üçbuçuk santimetre olan altın paranın çapı da 53 santimetreymiş yani yarım metre. Çalınan paranın Guiness Rekorlar Kitabı’nda olduğu, saflık oranınınsa 999.99/1000 olduğu söyleniyor.

Yuvarlaya yuvarlaya götürmüşlerdir; diyemiyorum tabii ki böyle bir parayı yere göğe sığdıramaz insan hem niye yerlerde yuvarlasın ki. Laf olsun benimki de. Bu kadar büyük paranın çalındığını duyunca zaten insan söyleyecek söz bulamıyor. Kanada Kraliyet Darphanesi tarafından üretilmiş bir para imiş ve üzerine de kraliçe birinci Elizabeth’in resmi varmış. Kanada’da başka kimin resmi olacaktı ki zaten. Justin Trudeau olsaydı hırsızlardan biri kadın olabilir derdim. Şaka bir yana Berlin polisi, hırsızların Bode Müzesi’ne gün ışımadan önce girdiğini ve altın parayı alarak gittiklerini duyurdu.

Şimdi hırsızlığa teşvik ettiğimi düşünmeyin de bana oldukça ilginç geldi hangi deli cesaret bu hırsızlığa teşebbüs eder, hem de Almanya’da böyle bir hırsızlığa girişir? 2007 yılından beri Bode Müzesindeymiş. Topu topu üç yıl koruyabilmiş Almanlar bu parayı müzede. Acaba Türkiye’de olsaydı bu süre uzar mıydı, kısılır mıydı diye, merak etmeye başladım.

YURTDIŞINDA REFERANDUM BAŞLADI

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları dokuz Nisan’a kadar oy kullanabilecekler. Her şehirde sandık olmadığı için vatandaşların ulaşımını sağlamak amacıyla birçok yerden otobüs kaldırıyor. Tıpkı geçen seçimlerde olduğu gibi. Tabii Ak Parti bu konuda açık ara önde. Ben de hafta sonu gidip oyumu kullanacağım. Anneannemin bir lafı vardı. Bir şey isterken “illaha istiyorum deme, hayırlı olacaksa olsun diyerek iste” derdi. Bu yüzden 16 Nisan günü, milletçe hakkımızda hayırlısı ne ise olsun diyorum.

Paylaş
Önceki İçerikİş yok, iş bulma umudu da yok
Sonraki İçerikErik 30 liraya kadar düştü
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.