15 Temmuz hain girişim ile ortaya çıkan FETÖ’nün siyasî ayağı tartışıladursun, esas örgütün ekonomi yapısına ve bu alandaki örgütlenmesine bakmak gerek.

OHAL kararnameleriyle el koyulan ve Tasarruf Mevduat Fonu’nun (TMSF) kontrolün verilen şirket sayısı 879. Hemen hemen her sektörde 43 ilde faaliyet gösteren bu şirketlerin de, aktif büyüklükleri 40,3 milyar, öz kaynakları 18,1 milyar lira olduğu belirtiliyor.
Bir de bunun hesaplamakla sonu gelmeyecek boyutu var. Bu şirketlerin arsa değerleri, diğer gayrimenkulleri, aldıkları kiraları, yurt iç ve yurt dışı yatırımları, okullar, dershaneler, iletişim araçları kuruluşları, himmetten, bankadan, maaşlardan, kimi zaman şantaj, tehditle oradan buradan yardım, hibe adıyla kayıtsız şartsız, alınan paralar, bunlara ek olarak dondurulan varlıklar üst üste eklendiğinde toplamı 100 milyarları geçiyor.
İşin günlük cari yönüne bakalım: en az 100 bin kişi FETÖ ile bağlantılı çıktı ve bunların büyük bölümü de devlet memuru. Bunların maaşlardan örgüte para verdikleri biliniyor. Bunların her biri ayda sadece yüz lira verseler, örgütün aylık geliri kaba hesapla ayda en az 10 milyon lira. Diğerlerine de katarsanız bu üç dört katına kadar çıkar.
Hain girişim öncesinde FETÖ’nün yurt dışında bir iki milyar doları olduğu söyleniyordu. Bu tutar daha sonra 20 milyar dolara, şimdilerde 50 milyar olduğu konuşuluyor. TMSF rakamları bunu doğrular nitelikte
Şimdi şu soruyu soralım belki bir cevap veren çıkar:
Bu kadar büyük mali yapıya ulaşmada bu örgüte, şu sektöre yatırım yapın, parayı şöyle çoğaltın, şu alanlara yönlendirin diye kim veya kimler akıl verdi, yönlendirdi? FETÖ ekonomisinin üst aklı kim veya kimler?
Bu hainler madem ağabey, abla imam il imamı, il heyeti, Türkiye imamı diye piramit şekilde örgütlenmişlerse örgütün parasının piramidinde kimler var?
Bu kadar büyük bir parasal döngüyü kim veya kimler yönetti? Yurt dışını da katarsak halen kim kontrol ediyor? Nereye ne amaçla harcanıyor?
Her ay nerdeyse düzenli toplanan 30–40 milyon para kimin hesabında, cebinde, evinde, kasasında duruyordu veya duruyor? Kim paylaştırıyordu, kim dağıtıyordu?
Bu kadar büyük miktardaki para başka yatırımlara yönetildi mi? Borsada dövizde ne tür kazançlar sağlandı?
Yurt dışına bir don bir gömlek kaçan hainlere nereden, nasıl, hangi kaynak üzerinden yardım yapılıyor?
Şunu belirtelim, böylesine büyük para var oldukça bu hainlerin sonu gelmez. Bu hainleri bulmak için bylocklar, itiraflar yetmez, paranın izi sürülmeli. Bakın o zaman işin rengi nasıl değişiyor.
Kavurmacılara, baklavacılara, mobilyacılara bir de bu yönden bakmalı. O zaman örgütün tüm ayakları daha çabuk çözülür.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKurtcephe FETÖ’den gözaltında
Sonraki İçerikSözcü
İsmet Hazardağlı
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!