Fethi Yaşar işsizliği anlattı, 100 kişinin 90’ı iş için geliyor!

0
115

Başkan Fethi Yaşar, “Sanayiyi güçlendirmeliyiz, üreteni desteklemeliyiz. Diğer türlü Türkiye istihdamı çözemez. Üreteni desteklemeyen hiç bir iktidar Türkiye’nin büyümesini sağlayamaz” dedi.

“Bu memlekette devletin malına karşı, çözemediğimiz bir sorundur duyarsızlık var” diye konuşan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar gazetemizi ziyaretinde dün yayınladığımız siyasi konuların yanında ekonomik konudaki görüşlerini de açıkladı.
Yaşar’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

Soru: Ekonominin zorluklarını belediye başkanı olarak yaşıyor musunuz?

Fethi Yaşar: Devletin, hepimizin olan malına gelişmiş ülkeler gibi sahip çıkmıyoruz. Sokağımıza, parklarımıza sahip çıkmazsak, denetim sistemleri, devletin yaptığı işleri doğru düzgün denetlemezse bu ülke kaynaklarını doğru kullanmamış demektir.
Bizim ailemizde devlette çalışan memur olan kimse yok. İnanın devletin en alt kademesiyle, en üst kademesindeki çalışanlarda cebindeki paraya sahip çıktıkları gibi devletin malına da özen gösterseler 10 sene sonra Türkiye’nin ne borcu kalır ne sıkıntısı kalır. Bunu yapacak idealist idarecilere ihtiyaç var.

Soru: Kalkınmak ve vatandaşın refah düzeyini arttırmak için sanayici ve turizmci yanınızla neler düşünüyorsunuz?

Fethi Yaşar: Biz kalkınmak zorundayız bunun içinde sanayiye, tarıma ve hizmet sektörüne en üst düzeyde destek verip o üretimi arttırmalıyız. Hem ihracat yapmak hem de insanlarımıza istihdam yaratmak ve milli gelirimizi arttırıp bunu da vatandaşımızın refahını arttırmak için sunmak zorundayız.

Öyle bir duruma geldik ki örneğin dünyada nohut ucuz gidelim dışarıdan alalım. Tarım ürünleri 2 senedir ilk defa Cumhuriyet tarihinde ithalat, ihracatı geçti. Bu güzelim coğrafya boş, ekilmiyor. Çünkü ekse karşılığını alamıyor, satamıyor. Bakanlığın geçen gün açıklamalarında nüfus artmış hayvancılık yüzde 40 oranında düşmüş. Devlet destek veriyor tamam ama tüm dünya da aile tarımına geçiliyor. Bu durum hem işsizliği, hem göçü önlüyor, hem de üretimi arttırıyor. Bu şekilde devlete yük olmamasını da sağlıyor. Bizde teşvik şeklinde yürüyor işler. Her şeyi dışarıdan almaya başladık ithalatla, ihracat arasında uçurum her geçen gün artıyor. Bizde yapılan çoğu üretim kapandı şimdi hep ithalata döndü. Tekstilde bile çoğu markalar Çin’den geliyor.

Tekstil benim kendi mesleğim 2005-2006 yılına kadar Türkiye çevre ülkelere dağıtım yaparken şimdi bu mağazalarda gördüğümüz perdelerin, mobilya kumaşlarının yüzde 90’ı Çin’den geliyor. Çoğu mağaza kapandı, tekstil makinalarını sattı. Bu diğer sektörler içinde geçerli.

Sanayiyi güçlendirmeliyiz, üreteni desteklemeliyiz. Diğer türlü Türkiye istihdamı çözemez. Üreteni desteklemeyen hiç bir iktidar Türkiye’nin büyümesini sağlayamaz. Turizmde kriz yaşadık o sektörden de darbe yedik. Bir insan nasıl yalnız yaşayamazsa, ülkelerde böyledir. Her ülkeyle diplomatik dille kendi menfaatlerini masanın üzerine koyarak müzakerede bulunmalısınız. Hangi ülkeyle mallarınızı satabileceğiniz pazar daha iyiyse, turizm ilişkileriniz kuvvetliyse ona göre ilişkiler yürütülmelidir.

Brezilya’nın 100 milyar Euro turizm geliri var. Tesislerine baktım bizim Akdeniz’de ki, Ege’de ki Türkiye’de ki turizm şehirlerinden hiç birisinde verilen hizmet, hizmet değil.
Neden turizmde büyüyemiyoruz? Çünkü terörü çözemedik, siyasi çalkantıları bitiremedik, hala turizm kültürünü oturtamadık.

Bu güzelim coğrafyaya daha çok turistin gelmesi için iç barış olmalı, dünyayla medeni ilişkiler içerisinde, diplomatik ilişkiler içerisinde olabilmeliyiz. Bunları yapabildiğimiz gün turizmde canlanacaktır.

Soru: İşsizlik rekor kırdı bu yıl. Nasıl çözülecek?

Fethi Yaşar: Bana günde 100 kişi gelse 90’ı iş istiyor. Verilen işsizlik rakamlarını da ciddi bulmuyorum. Üniversitelerde işsiz yetiştiriyor. Aileler tüm zorluklara rağmen yemeyip, içmeyip çocuklarını okutuyor. Çocuk okulunu bitiriyor, askerliğini yapıyor karşılığı yok. Ne kamuda, ne özel sektörde bitirdiği branşın karşılığı yok. Eğitim sistemimizi üretime dönük yapmak zorundayız. Üretecek nesil yetiştirmek zorundayız.

Devlet hangi sektörün ne ihtiyacı var onu bilir, ona göre üniversitenin bölümlerine alım yapılmalıdır. Diğer türlü fazla mezun olanlar hem işsiz kalır hem de başka sektörlerinde işine mani olur.

Bütün bu sıkıntıların demokrasi kültürüyle, ülkede beraber yaşamayı içine sindirmekle çözülebileceğine inanıyorum. Biz bunu Yenimahalle’de başarıyoruz.

Soru: Belediye hizmetlerinde şeffaflığı ve her vatandaşa eşit hizmet götürmeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Fethi Yaşar: Bütün bakanlıklar belediyelerin üzerinde. Büyükşehir Belediyesi Başkanı kral ama oda tek adam değil. Belediye Başkanlıkları tek dereceli seçimle seçiliyor ama meclisi var, encümeni var, denetimi var Sayıştay denetliyor. Bizim gözümüzden kaçan bir yanlış oluyorsa bu tabii ki denetlenmeli. Belediye bünyesinde binlerce çalışanımız var hiç birisinin hakkına girmek istemeyiz.

İhalelerimizde şeffaf. Halka, basına açık şekilde yapılıyor, izlemek isteyen girebilir. Bunların hepsinin olması işi engellemediği müddetçe, vatandaşın hakkını koruduğu müddetçe herkes saygı gösterecek.

Nüfusuna göre en az belediyesi olan ülkelerden bir tanesiyiz. 10 milyon nüfuslu Avrupa ülkelerinde bile bizden daha fazla belediye var. Çünkü belediyeler örgütlü toplumu sağlar. Belediyeler, muhtarlıktan sonra vatandaşın ulaşabileceği ilk devlet kurumudur.

Soru: İhalelerinizi şeffaf mı yapıyorsunuz?

Fethi Yaşar: Denetimsiz, ortak akılsız hiç bir iş ülkeye hayır getirmez. Bir iş yaparken, bir proje yaparken ilk başta halk bunun neresinde diye bakarım. Halka faydası dokunmayan 5 kuruş harcamadım, harcanmasına da müsaade etmem. Harcadığımız her kuruş Yenimahalle halkının bir sorununa çözüm bulabilmek için.

Olaylara devlette böyle bakarsa adiliyet sırasına göre harcamalarını yaparsa halkın devlete olan güveni her geçen gün artacaktır. O zaman demokrasi daha kökleşecektir, iç barışta kendiliğinden çözülecektir. Halka hizmet gittiği zaman huzurda artacaktır bu da her alana yansıyacaktır. Ben Yenimahalle’de bunu yapmaya çalışıyorum.

Örgütlü bir topluma dönüşmeliyiz, uzlaşı kültürünü geliştirmemiz, yasalar önünde herkesi eşit görmemiz ve kamu kaynaklarını verimli kullanmamız, halkımızın buna ihtiyacı var.
Bizim yaptığımız projeler, Türkiye’de ki diğer belediyelere örnek projelerdir. Her partiden Belediye Başkanlarımız geliyor, yaptığımız projeleri onlara da veriyoruz. Çünkü ben ülkemin her tarafının güzel olmasını istiyorum. Bu ülke bizim, o toprakta bizim, bu toprakta bizim. Bu projeleri paylaşmak, diğer belediyelerin de hizmet götürmesine yardımcı olmak gelişmişlik göstergesidir. Biz bunu yapamıyoruz güzel olanları alkışlamamız lazım, yapılan yanlışları da eleştirdiğimizde kimsenin kızmaması lazım. Demokrasi bu işte, monarşiden farkı budur.
Hiç kimse eleştiriden korkmamalı özellikle de seçilen bir insan. Seçilen bir insan eleştiriyi sindiremiyorsa seçilmesin.

Hakkımda çıkan haberler doğruysa arıyorum gereğini yapıyorum, haber yanlışsa o arkadaşı da arıyorum doğrusunu anlatıyorum. Herkesin yanlış yapma şansı var ama kasıtlı yapılıyorsa o birisinin uşağıdır. Herkes işini yapmalı gazeteci gazeteciliğini, bürokrat bürokratlığını yapmalı asıl mesele kimsenin uşağı olmamak.
Herkesin ortak bir gayesi olmalı oda bu ülkeyi dünyanın en güzel ülkesi yapmak olmalı.