Faulün serbest olduğu maç!

0
186

Televizyonlar, referandum kampanyası boyunca evet ya da hayır yönünde diledikleri gibi yayın yapacak, istedikleri gibi anket yayınlayacakmış.

Yüksek Seçim Kurulu’nun bunu önleyecek, hak ve hukuka uygun yayın yapılmasını sağlayacak yetkileri elinden alınmış.
++
Bunun anlamı şu:
Diyelim ki, Y televizyonu, 24 saat boyunca seçmenin evet oyu kullanması için adeta reklam niteliğinde yayın yaptı. Hayır kampanyası yürütenleri acımasızca suçladı, eleştirdi. Evet diyenlerin açık ara önde olduğunu belirten sözde anketler yayınladı.
Ya da bunun tam tersi oldu. T televizyonu, tüm yayınını hayır oyu verilmesine yönelik propagandaya dönüştürdü. “ Evet”i savunanlara hiç söz hakkı vermedi. Sandıktan hayır çıkacağına ilişkin kaynağı belirsiz anketler yayınlamaya başladı.
Geçtiğimiz referandum ve seçimlerde böyle durumlarda Yüksek Seçim Kurulu devreye girer, ihlal yapan yayın kuruluşlarına yayın durdurma dahil ağır cezalar verirdi.
16 Nisan’da yapılacak referanduma giderken böyle bir şey olmayacak, yayın kuruluşları diledikleri gibi yayın yapabilecek.
İnanılır gibi değil.
Faul yapmanın serbest olduğu bir maç oynanacak sanki.
++
Yaşadıklarımız bana 1946 seçimini hatırlattı.
O seçimde, yeni kurulan Demokrat Parti’ye iktidarı kaptırmak istemeyen İsmet İnönü yönetimi, akla ziyan bir kanun çıkartarak seçimde oyların açık verilmesini, sayımın ise kapalı kapılar ardında gizli yapılmasını kararlaştırmıştı.
Sonunda İnönü’nün isteği oldu, sandıktan CHP yine iktidar çıktı.
Ama o seçim demokrasi tarihine bir büyük ayıp olarak yazıldı.
++
Referandum dahil her türlü seçimde seçmen iradesinin sandığa özgürce yansıması gerekir.
Gerçek seçim budur.
Tek yanlı propagandayla seçmenin özgür iradesini ipotek altına alarak yapılan seçim demokrasiye aykırıdır ve sandıktan çıkan her sonuç tartışma yaratır.