Faizler Erdoğan’ı dinlemiyor!

0
318

11 Eylül 2017: Cumhurbaşkanı Erdoğan Kazakistan dönüşünde konuşuyor: “Kredi faizlerinde bankaları kesinlikle sıkıştıracağız. Devlet bankaları başta olmak üzere üzerlerine gideceğiz. Öyle yüzde 15, 16, 18’lere varan kredi faizleri ile olmaz. Aşağı çekilmesi lazım. İlgili bankalarla konuşacağız. “Bunu aşağı çekeceksiniz ona göre” diyeceğiz”.

8 Ağustos 2017, Erdoğan, Trabzonlu iş adamlarına sesleniyor: “Bankalar rahat durmuyor. Biz ‘faizler düşmesi lazım’ diyoruz, bankalar ise vatandaşın oraya yatırdığı paraları kendisi için adeta bir soyup soğana çevirme aracı olarak kullanıyor. Kendi parası değil, vatandaşın oraya emanet ettiği para ve o bunu kalkıyor, kendisi acımasızca yüksek faizle kendisine bir rant aracı haline çeviriyor. Ama ben inanıyorum ki gerek Merkez Bankamız, devlet bankalarımız bu konuda kararlı adım atmak suretiyle inşallah bu işi aşağıya çekeceklerdir.”

18 Haziran 2017, Türkiye İhracatçılar Meclisi toplantısı: “Bazıları ‘serbest piyasada müdahale mi olur’ diyecek. Biz öyle bir müdahale yaparız ki buna tatlı bir geçiş denir ve onunla yatırımların önünü açarız. Yatırımcıyı, yüksek faizle köşeye sıkıştırırsak, yatırım, üretim ve istihdam durur”.
24 Mayıs 2017 bu defa yer, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulu :”Kredi faizleri noktasında bakıyorsunuz her yerde yüksek faizden şikayet var mı, var. Çünkü yüksek faizi bir sömürü aracı olarak görüyorum. Burada kâr amaçlı bir faiz mantığı yok. Sömürü aracı olarak bir faiz mantığı var. Bu sömürüyü çözeceğiz”
Sadece yılbaşından bu yana bakarsanız, bu örneklerde olduğu gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan, nerdeyse tüm konuşmalarında faizleri dile getirdi, eleştirdi, “önlem alacağız” dedi.

Başbakan Yıldırım de faizlerden şikayetçi oldu ve en sert çıkışı 21 Haziran 2017’de, İstanbul Sanayi Odası’nda yaptı: “Bankalara diyoruz ki ‘gelin kardeşim, bak aklınızı başınıza alın, mevduat toplama yarışına girmeyin. Birbirleriyle yarışıyorlar. ‘Ne veriyorsun?’, ’13’, ‘Ben 13,2.’ Sanki efendim, balık mezbahasında müzayede yapıyor. Olur mu böyle şey? Parayı toplayacaksınız, sonra o parayı kullandıracak kimse bulamazsan ne yapacaksın? Turşusunu mu kuracaksın paranın. Bankalara diyoruz ki, aklınızı başınıza alın, mevduat toplama yarışına girmeyin”
Çok sayıda bakan da hemen hemen her gün faizlerin yüksekliğinden yakındılar, “düşüreceğiz, bankacılarla konuşacağız” dediler.
Ne konuşuldu, ne gibi önlemler alındı bilmeyiz ama bu söylenenleri bir kenara bırakalım rakamlara bakalım:
Merkez Bankası’nın en son verilerine göre; 30 Aralık 2016-15 Eylül 2017 döneminde, son 9.5 ayda:
İhtiyaç kredileri: yüzde 16.11 den yüzde 18.03’e
İhtiyaç artı kredi mevduat hesabı: yüzde 19.07’den yüzde 20.10’a
Taşıt kredisi: yüzde 13,2’den yüzde 16.40’a
Konut kredisi: yüzde 11.40’dan 12.89’a
Türk Lirası ticari kredisi: yüzde 14.50’den yüzde 15’e
Tüketici kredisi: yüzde 17.03’den 18.74’e yükselmiş.
Türk lirası mevduat faizleri, aynı dönemde, bir aylık vadede yüzde 8,7’den yüzde 11.5’e, üç aya kadar vadelide yüzde 10.5’den yüzde 14’e çıktı.
İki rakam daha: yine aynı dönemde, tüm bankaları kullandırdıkları kredi toplamı yüzde 13.8 oran ve 219 milyar lira artışla 1.86 trilyon liraya, mevduat artışı da yüzde 8 oranı artışla 67.2 milyar lira artışla 902.3 milyar liraya ulaştı.
Faizlerin neden arttığını cümle alem biliyor. Hazine borçlanması ve enflasyon rakamları ortada.
Paraya talep varsa faiz artar. Ancak bırakın düşürmeyi faizleri bir ay öncesine göre aynı oranda tutmak için “asacağız, keseceğiz” sözleri, “para etmiyor”, demek.

Paylaş
Önceki İçerikBulgaristan’da madayla şov
Sonraki İçerikUzman izinde, sistem bozuk!
İsmet Hazardağlı

1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz’de ekonomi yazıları ile sizlerle!