Etkiye dikkat gerek!

0
85

Siyaset yapabilmenin birinci koşulu, etkileyici konuşabilme becerisidir… Bazıları; ister bağırarak olsun, ister sakin bir şekilde, dinleyenleri etkiler…

Ne var ki bu “etkilenme” durumunun, olumlu sonuçları olduğu gibi, çok olumsuz sonuçları da olabiliyor…

“İnandığı şeyleri topluma anlatarak taraftar temin etmek” ise siyaset yapabilmenin ikinci koşulu…

…Ve bu siyasetçinin en dikkatli olmasını gerektiren yer… Hele de; söylediği şeyler, konunun yerleşmiş mantığına ters düşüyorsa…

Şöyle bir örnek vereyim… Yeni bir restoranın patronu tutup “En iyisi biziz. Çünkü yemeklerimizi pişirmeden yapıyoruz!” şeklinde reklam yapmaya kalkarsa; ne sonuç alır sizce..?

Dolar; bildiğiniz gibi, son günlerde değer kaybetmeye başlamıştı… Nedeni ise Amerika’daki ekonomik verilerde görülen olumsuzlardı. Aynı anda gelen Varlık Fonu açıklamaları, biraz ortamı belirsizleştirmiş ama Cumhurbaşkanı’nın yaptığı bir konuşma her şeyi değiştindi ve Dolar tekrar değer kazanmaya başladı…

Çünkü o, faizi sevmiyor…

Ama küresel para piyasaları için faiz “olmazsa olmaz” konumunda… Yatırım yapmanın nedeni faiz… Paralarını kullanıp para kazanmak isteyenlerin dünyasında yaşıyoruz sonuçta…

Faiz istemeyen bir ülke, onlara göre tıpkı “pişirmeden yemek yapan restoran” gibi…

Yapılan konuşmaların olumsuz ve hatta ters sonuç verdiğini, referandum kampanyalarında da görüyoruz… MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Salı günü Grup Toplantısı’nda söylediklerine verilen yanıtlarda rahatça görebiliyoruz bunu…

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında “Herkese duyuruyorum Doğu Perinçek ve hayırcı yoldaşları ile Recep Tayyip Erdoğan arasında seçim yapacaksak Sayın Erdoğan diyorum.” şeklindeki açıklamasına cevap verdi ve “Erdoğan’ı tercih etseler de Doğu Perinçek’i tercih etmiş olurlar. Çünkü Erdoğan’ın başında bulunduğu Adalet ve Kalkınma Partisi, birçok konuda Vatan Partisi’nin savunduğu siyasetlere gelmiştir.” dedi…

Buna ek olarak, Muhaliflerden Sinan Oğan’ın “Hain FETÖ Başkanlığa Hayır diyormuş biz onun için ‘Evet’ diyeceğiz diyorlar. Türkiye’deki siyasi aklı böyle kısır bir tartışmanın içerisine çekmek bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. FETÖ ve PKK’nın başkanlığa ‘Evet’ dediği taktirde tüm Türkiye’nin aklını bir tarafa bırakıp başkanlığa ‘Hayır’ mı diyeceksiniz? FETÖ yazarı Emre Uslu ‘Evet’ diyecek. HDP’li ‘Altan Tan’ın ‘Evet’ diyecek, İmralı tutanaklarında bebek katili Abdullah Öcalan’ın ‘Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz’ dediği var.” şeklindeki sözlerini unutmamak gerek…

Önemli olan bir siyasetçinin kişisel başarısı değil, onun ülkesi için ne kadar yararlı ya da zararlı olduğudur… “Bu konudaki kararı kim verecek peki?” diye merak edenler varsa, “bizim vermemiz gerek” diyeceğim… Çünkü eğer biz veremezsek, tarih verecek demektir ve bu pek de güzel olmayan bir kayıt olacaktır..!