Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü İngiliz aşçı Jemie Oliver, ünlü bir hamburger restoranlar zincirinin kullandığı hamburgerlerinin içindeki “et”in, hayvansal yağ hamuru ve amonyaktan oluştuğu iddia etmişti.

Bu iddiasını ispatladı ve mahkemeyi kazandı.
Aslında yediğimiz şeyin et olmadığını, hayvanların artık etlerini, yırtık, pırtık yerlerini asitle eriterek et haline getirildiğini düşünürsek ne hissederiz, kısmına takıldım biraz. Parası olmayan insanlar zaten et yemiyor ya, hani çorbalık kemik gibi kasaptan ucuz şeylerle idare eden kesime üzülürüz.
Parası olanlar dışarda ünlü et lokantalarında yerken, garibanlar ise önünden geçerken başını çevirir gider.
Parası olmadığı için şanslıdır belki de.
Hiç değilse parasıyla zehir yemediği için. Tabi bu zincir mağaza Almanya’da, İngiltere’de et artıklarını asitle eritme işlemini yakalandığı için artık yapamıyor.
Ama pek çok ülkede bu uygulama mevcut; yani düşünün et sayılamayacak, hayvana ait artıklar kazanlarda asitle eritilerek hamur haline getiriliyor ve ekmek arasına hamburger olarak konup müşteriye veriliyor.
Etten vazgeçtim içinde bilumum kimyasallar ve amonyak var, yiyenler için ne kadar tehlikeli.
Sadece bir markayla sınırlı olduğunu sanmayın, kim bilir daha hangi zincirler neler yapıyordur.
Fırsat buldukça söylüyorum sağlığınıza bizzat siz kendiniz dikkat edeceksiniz. Yediğiniz şeylerin muhteviyatını araştıracaksınız, bu tür haberlerin de takipçisi olacaksınız.
Televizyon programlarından de izleyip sevdiğim Jemie Oliver bence insanlık adına müthiş bir iş başardı.
Türkiye’de bu gıda işinde denetimler umarım insan sağlığını düşünecek boyutta titizlikle yapılmaktadır.
Sırada bundan sonraki gelişmeler var…