Eşşekliğin lüzumu yok

0
58

Eskişehir’de Porsuk Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çekmek için çayın kenarındaki yeşil alanda, bir bankın üzerine konulan heykel, günlerce konuşulmuştu. Her zamanki belediye başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen hoca hedef alındı. Hatta sosyal medyada “eşekliğin lüzumu yok” hashtagi (heşteg) altında yorumlar yapıldı. Çok geçmedi öğrendik ki bizim eşeğin kulakları kopartılmış. Aslında merak ediyordum “ne zaman bu heykeli kırarlar” diye?

Yok yok ben karşı değilim bilakis çok da yerinde bulmuştum. Bizim millet bilirsiniz Çekirdek çitler kabuğunu yere döker, çayıra çimene yayılır, Allah ne verdiyse yer, çöpünü de orada bırakır gider. En yakın çöp nerede diye bakmaz bile. Yanında, çöpünü koymak için bir tane poşet getirmeyi de düşünmez. Hal böyle olunca gördüğünüz gibi sokaklar çöpten geçilmiyor. Bu bir eğitim meselesi. Kültür meselesi. Her şeyimizle sözde övülmesini biliyoruz ama eleştirilmeyi hiç sevmiyoruz. Evin içini temizler, bütün çöpleri kapının önüne yığarız. Yine evin içini en ala eşyalarla donatır, boyalar badana yapar, süsleriz ama dış sıvaya gelince bacasından demirlerin çıktığı, tuğlalarının gözüktüğü evlerde otururuz. Çünkü evlerimiz önemlidir, çevreye hiç bakmaz ve değer vermeyiz. En basit örneği evimizde yere çöp attırmayız, ama bir parka gittiğimizde, çocuklarımızın gözünün önünde yediğimiz, içtiğimiz herşeyi etrafa atarız. O yüzden Türkiye’de parklar, yeşil alanlar, tüm çalışanlara rağmen pislik içindedir.

Tabi bu, bizim sıradışı bulduğumuz ve bana göre Türkiye’nin gelmiş geçmiş en idealist ve en yaratıcı belediye başkanlarından birisi olan profesör Yılmaz Büyükerşen için ters bir durum. Ama hoca öyle sert yapılı biri değil. Sonuçta eğitimli biri olmanın verdiği birikim ve kültürle insanlara bir şeyleri dayatmak yerine farklı yollardan sunmayı tercih ediyor.
Bu eşek heykeli de onlardan biri.

Düşünelim şimdi: eğer o eşeğin yerine çekirdek çitleyen bir adam heykeli olsaydı, kaç kişinin dikkatini çekerdi? Kaç kişi on saniyeden fazla bakardı? Bakmazlardı. Çünkü Türkiye’de bir adamın veya kadının yeşil alanlarda çekirdek çitlemesi çok normal. Bu yüzden kimsenin dönüp öyle bir heykele uzun uzun bakıp, “ Hayallah “biz de bunun gibi çekirdek çitliyoruz etrafı pisletiyoruz” diye düşüneceğini beklemek doğru olmaz. Oysa bir eşeğin çekirdek çitlemesi, her zaman dikkatinizi cezbeder. Biraz daha bakınca düşünmeye başlayabilirsiniz.

Çekirdek çitleyen ve yere dökenin eşeklik yaptığını fark edebilirsiniz. Yani verilmek istenen mizahi mesaj, o eşek heykeliyle çok daha kolay karşılığını bulur.
Amaç etrafın pisletilmesine dikkat çekmek ise, bundan daha başarılı bir çalışma olamazdı. Ama tahammülsüz insanlar, orada kimseye zararı olmayan bir heykele zarar verdiler. Eşeğin kulaklarını kopartmışlar. Çok zor değil iki tane kulak yapılır takılır. Yani tamir edilebilir. Ama bizim sosyal kültürümüzü nasıl tamir ederiz? Beni de, Avrupalıyı da düşündüren işte asıl sebep bu.

Reklam
Paylaş
Önceki İçerikDurmak yok yola devam!
Sonraki İçerikAydınlıkevlerspor ikinciliğe yükseldi
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.