MHP lideri Bahçeli’nin ardından CHP lideri Kılıçdaroğlu ve Cumhurbaşkanı da erken seçimden bahsetti. İçinde bulunduğumuz koşullarda seçime gitmek büyük hata olur oysa…

Bunun nedenlerini maddeler halinde sıralayalım:
1)Seçimin ekonomi üzerindeki maliyeti ağırdır.
Söz konusu maliyet içinde Yüksek Kurulu’nun yapacağı harcamalar, siyasi partilere dönemi nedeniyle yapılacak zamlı yardımlar ve iktidar partisinin seçimi kazanmak için Hazine kaynaklarını ölçüsüzce kullanması vardır.

2)Ülkeyi yönetme görevi üstlenenlerden kimse seçim döneminde asli işini yapmaz, propaganda peşinde koşar. Bu durum devlet işlerinin aksamasına yol açar.

3)Seçime katılan partiler vatandaşın oyunu alabilmek için bol keseden vaatlerde bulunur. Geçmişte yaşanan örnekler ortadadır. DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel, erken emeklilik vaadiyle iktidar oldu. Sonunda kadınlar 36, erkekler 40 yaşında emekliye ayrılabildi ve sosyal güvenlik sistemi o günden bu yana belini doğrultamadı. Daha geçen seçimde asgari ücretin partiler arasında açık artırmaya çıkarıldığını da unutmamak gerekiyor.

4)Dolar her gün yeni rekorlar kırıyor. Onu dizginlemeden seçime gitmek, önümüze ödenmesi zor bir fatura çıkarabilir.

5)Terörün devam ettiği, Suriye ve Irak’ta sıcak savaşın içinde olduğumuz, OHAL’in katı biçimde uygulandığı bir dönemde seçim yapmanın da sakıncaları büyük kuşkusuz.

6)Diğer yandan Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin iki eşbaşkanı ile bazı milletvekilleri şu anda cezaevindedir. Onların davası bitmeden yapılacak bir seçimin üzerine mutlaka kuşku bulutları düşer.

Özetleyecek olursak:
Erken seçimin sırası değildir.
İktidar partisi tüm gücünü terörü önlemek, Suriye ve Irak batağından bir an önce kurtulmaya çalışmak, ekonomik krizi atlatmanın yollarını aramak ve OHAL’i kaldıracak ortamı yaratmak için kullanmalıdır.