Başlığa bakarak delirdiğimi düşünmeyin. Evet delirmedim ama birazcık sinirlendim. Her gün güne bir tane cinayeti haberiyle uyanmak insanda akıl bırakmıyor çünkü. Boşandığı karısının çalıştığı mobilya mağazasına basarak, boğazını kesmesi yetmiyormuş gibi, kadını kalbinden de bıçaklamış, hem de defalarca.

Sebebi çok basit: Boşandığı karısını başka bir adamla görmüş.
Ne yani evlimi ki?
Boşanmış, sonra başka bir insanla birlikte olmuş, yani hayatına devam etmiş.
Şimdi bu kıskançlığın sebebi nedir anlayan var mı?
Hala seviyor mu demek lazım bu adam için?
Eğer bu bir sevgiyse, sevdiği zaman öldürür mü?

Sevmek ve öldürmek iki kelime yan yana hiç uymuyor, hem de ne düz mantıkla ne ters mantıkla.
Düşünün ki çok sevdiğiniz bir meyveyi hastalığınızdan dolayı yiyemiyorsunuz.
Peki, siz yemiyorsunuz diye o meyveyi yeryüzünden tamamen kaldırmak gerekir mi?
Nedir bu kadınların erkeklerden çektiği?

Özellikle son yıllarda Türkiye’deki kadın cinayetlerinin bu kadar artmasının bir nedeni olmalı. Giderek daha ilkel bir yola mı girdik diye düşünmeden edemiyor insan.
Daha bir kaç gün önce öz kardeşini öldüren hatta büyük bir soğukkanlılıkla öldüren sabıkalı tipin işlediği cinayet ile sarsıldık.
Ağabey çok sevdiği (!) kardeşini, yakın arkadaşıyla gizli buluşuyor diye öldürmüş.
Genç kızın o mavi gözlerindeki bakış hafızalarımıza kazındı.

Bugüne kadar işlenen kadın cinayetlerinin hangi birisini hatırlatayım?
Yıllarca çalıştığım televizyon kanallarında kadın cinayetlerinin haberlerini hazırlardık.
Ben de ekranda sunarken çok zorlandığımı daha bugün gibi hatırlıyorum.
Adana’da Sokak ortasında karısını defalarca bıçaklayan caniyi hiç unutmadım.
Bir kadın olarak şiddetin her türlüsüne “hayır” diyorum. Kadınları, erkeklerin bu tür sevgisinden kurtarın!

BBP “EVET” DİYOR

BBP “evet” dediğini nihayet açıkladı. Ben zaten o açıklamadan birkaç gün önce yazmıştım evet diyeceğini. Ama Sayın Mustafa Destici kendisine arkadaşlarıyla fikir alışverişi yapan bir görünüm vermek adına mı yoksa AK Partiden nemalanmak bir şeyler koparabilmek adına mı bu kadar bekledi bilemiyorum.
Böyle İddiada bulunamam ama çoktan belli olan cevabını niye bu kadar uzattığını gerçekten ben de merak ediyorum. Bilen varsa açıklasın.

PAYLAŞ
Önceki İçerikUlusal düşünce zenginliğimizin sesi dergiler
Sonraki İçerikBizim siyasetçimiz argoyu çok sever!
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.