Ana Sayfa Sağlık Erkek kısırlığı’nda modern yöntemler

Erkek kısırlığı’nda modern yöntemler

158
PAYLAŞ

Memorial Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Başkanı Prof. Dr. Aygül Demirol, günümüzde çevresel faktörlerin, çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik maddenin, sigara ve erkek yaşının ilerlemesinin sperm kalitesini düşürdüğünü fakat yeni tedavi yöntemleri ile birçok çiftin bebek sahibi olabildiğini ifade etti.

Erkek faktörü değerlendirilirken temel analizin, sperm örneğinin incelenmesi olduğunu ifade eden Demirol, “Sayısal düşüklük, hareket oranı düşüklüğü ya da tam hareketsizlik, şekil bozuklukları ve sperm örneğinde genetik olarak DNA kırıklarının yoğun olması, erkek kısırlığının başlıca nedenleridir. Günümüzde çevresel faktörler, çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik madde, sigara ve erkek yaşının ilerlemesi sperm kalitesini düşürmektedir” ifadelerini kullandı.

-“ŞİDDETLİ ERKEK KISIRLIĞI VAKALARI HORMON TEDAVİSİ GEREKTİREBİLİYOR”-

erkek-kisirliginda-mikroskopik-varikoselektom-7756871_x_oDemirol, yaptığı açıklamada tedavi öncesi erkeğin iyi analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Bazı vakalara özel antioksidan ve vitamin tedavisinin gerekli olabileceğini ifade eden Demirol, bazı daha ciddi vakalarda ise; hormon tedavisinin ve sperm yapımının uyarılmasının gerekebileceğini kaydetti. Tedavi edilmesi en zor olan grubun ise; sperm sayısı çok düşük ve kalitesiz olan vakalar ve hiç sperm olmayan azospermi vakaları olduğunu bildiren Demirol, şu açıklamalarda bulundu:

“Şiddetli erkek kısırlığında kullanılan tüp bebek tedavi teknikleri içinde ICSI yani mikroenjeksiyon yöntemi birçok vakaya büyük oranda çözüm olabilmektedir. Azosperm vakalarında Mikrotese yöntemleri ve sonrası testis dokusundan spermin ayrıştırılması deneyim ve altyapı gerektiren ve hızla ilerleyen teknolojilerdir. Son aşamada mikroenjeksiyon tekniği ile her bir yumurta içerisine bir sperm enjekte edilmektedir. Bu nedenle seçilen sperm kalitesi, tedavi sonucunu önemli ölçüde etkilemektedir.”

-EN İYİ SPERMİN SEÇİLMESİ SAĞLANIYOR-

IMSI’nin, yani büyük büyütmeli mikroenjeksiyonun, şiddetli erkek faktörü olan infertil çiftlerde kullanılan son derece etkin bir yöntem olduğunu dile getiren Dermirol, yöntemin, mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak spermin ileri teknolojik imkanlar ile binlerce kat büyütülerek incelenmesini ve böylelikle en iyi spermin seçilmesini sağladığını, bu işlem için özellikli bir mikroskop kullanıldığını aktardı.

-“DÖLLENME ORANINI ARTIRIRKEN GEBELİK KAYBI ORANINI DÜŞÜRÜYOR”-

Demirol, IMSI yöntemini şöyle açıkladı:

“Mikroenjeksiyon işleminde her bir olgun kadın yumurtası bir adet sperm ile döllenmektedir. Embriyo kalitesini belirleyen yumurta ve sperm kalitesidir. Döllemede kullanılacak spermin seçimi de hayati önemlidir. Eğer dölleme kapasitesi en iyi ve genetik olarak en kaliteli sperm seçilirse işlemde döllenme oranı, embriyo kalitesi, gebelik oranı yüksek ve gebelik kaybı oranı düşük olmaktadır. Normal mikroenjeksiyon sisteminde sperm, 100 -400 kat büyütülerek seçilmektedir. IMSI’de ise spermler 1600- 7000 kata kadar büyütülerek son derece titiz ve sperm başındaki bazı özellikler detayla incelenerek seçilmekte ve mikroenjeksiyon uygulanmaktadır.”

-SPERM SEÇİMİNDE DİĞER EK TEKNOLOJİLER-

Genetik hasarlı spermler ayrıştırılarak sağlıklı sperm seçilmesinde “mikroçip yöntemi” seçilmiş vakalarda yüksek döllenme ve kaliteli embriyo gelişimi sağlandığını belirten Demirol, benzer şekilde PICSI sisteminin de sperm seçimi için özel olarak hazırlanmış bir yöntem olduğunu, bunların dışında, lazer asiste mikroenjeksiyonun ise hareketsiz sperm olgularında sperm seçim ve mikroenjeksiyon aşamasında başarıyı artıran özel bir teknoloji olduğunu ifade etti.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam