Evvelki gün televizyonda, hastanede karışan bir bebekle ilgili haber izledim. Haberde, Gaziantepli bir çiftin yeni doğan bebeklerinin karıştığı iddia ediliyordu.

Mantık olarak her şey bebeklerin gerçekten karıştığı doğrultusunda iken, hastanenin ısrarla “hayır bebeğiniz değil ” demesi ve bunu da dört gün sonra yapması dikkat çekti.

Yani bebek doğduğu gün doğum belgesi geliyor erkek yazılıyor dört gün sonrada pembe bileklikle bir kız çocuk getiriliyor.
Anne diyor ki kayınvalidesine, “bizim bebek kıza dönüşmüş”. Bir bakıyorlar ki erkek çocuğun yerine kız çocuk almış.
Doğal olarak itiraz ediyorlar. Ailenin bütün çabaları nafile hastane ısrarla iddia ediyor “bu bebek senin” diye.
Soru sorulduğu zaman olay yargıda deniyor avukatı açıklamaları ise oldukça yetersiz. Genç kadın 16 gündür bebeğimi emzirmeye gidemiyorum hastaneye alınmıyorum diyor.
Yani kendine ait olmadığına inansa dahi bir ihtimal olabilir düşüncesiyle gidip o bebeği emzirmek isteyen bir anne var ortada. Ayrıca bu genç kadın hamileyken iki kez ultrasona girmiş ve ikisinde de “bebeğiniz erkek” denmiş.

Bu durum daha da kafa karıştırıyor. Öyle ya anne karnında ultrasonlarda artık hatasız ölçümler ve görüntüleme yapılabiliyor.
Hastanenin hataları bununla da bitmiyor. Adı açıklanmayan hastanede aileye o gün sadece bir doğum yapıldı diyorlar. Amcalar ise araştırarak o gün doğan üç bebek daha olduğunu ortaya çıkarıyor.

Bu sefer de hastane yönetimi ailenin söylediğine göre “aa evet yanılmış olabiliriz” diyor. Doğumu yaptıran doktor ise bebeğin cinsiyetini hatırlamadığını söylüyor. Hani bir tane doğumdu, nasıl hatırlamıyorsunuz? Ayrıca dört tane doğum olsa ne fark eder, o gün, üç kız bir erkek çocuk doğmuş, çok ta zor değil yani.
Ama bana göre en garip olanı ve mantıksız olanı normal doğum yapan genç kadına sezaryen olduğu demeleridir. Anne ısrarla “normal doğumdu” diyor. Babaanne de aynı şeyi söylüyor ama hastane hayır sen sezaryen ameliyatı oldun diyor. En saçma olan yerde burası bir kadının karnında kesik vardır yara vardır sezaryen dersiniz ama bu kız kendi karnını bilmiyor mu görmüyor mu?

İspatı bu kadar kolay olan bir şey için bile dikkatsiz davranılacağını düşünmek istemiyorum.
Ortada bir trajedi var ama aynı zamanda trajikomik durumlarda mevcut sezaryen meselesi gibi. Programına konuk olan Avukat Tuyan Çağlar, DNA testinin bile usulsüz yapıldığını söyledi. O testte bebeğin de çıplak olması gerekirmiş öyle yani erkek mi kız mı hangi çocuğa DNA testi yapıyorsunuz?
Bu durumda Ben olsam DNA testini usule uygun olarak tekrarlatırdım. Ailenin başvurusu ile savcılık soruşturma açmış mı 16 günlük süreçte aile ne şüpheli bebeğe ne de kendi bebeğine ulaşamıyor. Bu durumda şükretmemiz gerekir sanıyorum. En azından çocuğumu nasıl doğurduğunu biliyorum ve Allah’a şükür karışmadı.
Buna da züğürt tesellisi diyorlar ama olsun. Biz de halimize şükrediyoruz. Avukat Tuyan Çağlar’ın söylediğine göre birincide doktor suçlu. Keşke bu aile Amerika’da olsaydı, alacakları tazminat davasıyla yedi sülaleleri zengin olurdu.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKavuklu!
Sonraki İçerikAnkaralı’nın helikopter sendromu
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.