Ana Sayfa Dünya Erdoğan: Konuşma hürriyetimi size yedirmem

Erdoğan: Konuşma hürriyetimi size yedirmem

54
PAYLAŞ

Ethias Arena’da ‘Belçika Buluşması’ etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika’da yaşayan Türklerin her alanda olması gerektiğini vurgulayarak, “Yaşadığınız ve yaşamaya devam edeceğiniz her yer sizler için vatandır. Azim, gayret ve sabırla çalışarak gurbeti vatan haline dönüştürdünüz. Sizin burada daha güçlü bir şekilde kök salmanız, her alanda başarılı olmanız gerekiyor” dedi

Ender DURUEL/ BELÇİKA (DHA)-
Buluşmayı düzenleyenlere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Sizlere, 81 vilayetimizin, 78 milyon vatandaşımızın selamlarını getirdim. Cumhurbaşkanı olarak Belçika’da sizlerle farklı bir heyecanı yaşıyorum. Sözlerimin hemen başında bu salondakiler başta olmak üzere, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum. Annelerimizi çok sevdik.”
“GENÇLER, BU COĞRAFYADAKİ
YENİ ALPERENLERİMİZDİR”
Belçika’da yaşayan Türklerden kültürden spora, ticaretten spora kadar her alanda başarılı işler yapmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığınız ve yaşamaya devam edeceğiniz her yer sizler için vatandır. Azim, gayret ve sabırla çalışarak gurbeti vatan haline dönüştürdünüz. Elbette Türkiye anavatan olmaya devam edecek. Sizin burada daha güçlü bir şekilde kök salmanız her alanda başarılı olmanız gerekiyor. Gurbeti acı vatandan, yeni vatana dönüştürmekte sizlere büyük görev düşüyor. Bilhassa gençler, sizler milletimizin bu coğrafyadaki yeni alperenlerisiniz. Bu mücadelenizde, yürüdüğünüz bu kutlu yolda Türkiye tüm imkanlarıyla her zaman yanınızda olacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’daki Türk varlığının kalıcı ve güçlü kılınmasını özellikle salondakilerden rica ederek, bunu yolunun da eğitimden geçtiğini vurguladı. Eğitimin temelinin dil olduğunu, dilin kaybedilmesi halinde ise diğer hiçbir değere sahip çıkılamayacağına dikkati çeken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anadilimiz düşündüğümüz dildir. Çocuklara önce en mükemmel şekilde Türkçeyi öğretecek, sonra da yaşadığınız ülkenin dilini en az onun kadar iyi öğrenmesini sağlayacağız. Ne Türkçeyi ne Felemenkçeyi ne Fransızcayı ne Almancayı tam olarak konuşamayan bir evladımıza nasıl bir gelecek vadedebiliriz? Artık hiçbir çocuğumuz, hiçbir kardeşimiz kendisini bu coğrafyada yabancı olarak görmesin. Sizler artık bu coğrafyanın kendisine, ailesine ve insanlığa karşı sorumluluk sahibi olan asli evlatlarısınız. Dilinize, inancınıza, kültürünüze, medeniyetinize sahip çıktığınız sürece herkesin size saygı duyduğunu göreceksiniz. Öncelikle siz bu vasıflarınızla Belçika toplumunun asli parçası olduğunuz kabul edeceksiniz, sonrada göreceksiniz bunu herkes kabul edecek. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde başı öne eğik bir kardeşimi görmek istemiyorum.”
“BERABERLİĞİNİZE, KARDEŞLİĞİNİZE SAHİP ÇIKIN”
Mehmet Akif Ersoy’un, “Değil mi cephemizin sinesinde iman bir; Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir; Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz, Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet burada cihan yılsa şu salonda sarsılmayacak bir cephe görüyorum. Yeter ki siz birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sıkıca sahip çıkın. Yeter ki siz dilinize, inancınıza sahip çıkın” dedi.
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi inancımızdan koparmak için 150 yıl uğraştılar. Dün Türkçe ezanla, Türkçe ibadetle bunu yapmaya çalışıyorlardı, bugün terör örgütünün de arkasında olduğu bir grup, o da bakıyorsunuz Kürtçe ezandan, Kürtçe ibadetten bahsediyor. Öylesine şaşırmışlar ki kendilerine yeni Kabe arıyorlar. 2011 yılında bu partinin organize ettiği eylemler sırasında Kürtçe ezan okutulmuştu. Diyanet İşleri Başkanımız bu duruma ‘Ezan-ı Muhammedi’nin her kelimesi ve cümlesi Şeria-i İslâhiye’dendir’ diyerek şiddetle karşı çıkmıştır. Sonra bunu da inkar etmeye kalktılar. Hatta alternatif cuma namazları kılma yoluna gittiler. Bu da yetmedi. Şimdi bu oluşum, ‘Biz Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracağız’ diyor. Biliyorsunuz Diyanet İşleri Başkanlığımız Kuran-ı Kerim’in Kürtçe mealini hazırlattı ve tüm illere gönderdi. Diyanet İşleri Başkanlığımız Ermenice Kuran-ı Kerim meali de hazırlattı. Tabii bunlar rahatsız oluyor. Her yerde aynı şeyi yapıyorlar. Bunlara cevabı dağdakilerin diliyle değil, sandıkta 7 Haziran’da vereceksiniz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 600 bin öğrencisi olan imam hatip liselerinin öğrenci sayısının bir anda 60 bine düştüğünü hatırlatarak, “Peki şimdi niye rahatsız oluyorlar? Rahatsızlık şundan, orta kısımlar açıldıktan sonra, katsayı engeli ortadan kalktıktan sonra, tüm meslek liseleri istedikleri üniversitelere gidebilme imkânını yakaladıktan sonra sayı 60 binden 1 milyona çıktı. Şimdi 1 milyona çıkınca bunlar ciddi manada rahatsız oldu. Ya niye rahatsız oluyorsunuz, hani siz özgürlüklerden yanaydınız” diye konuştu.
AYAKLARINA PRANGALAR
VURULAN ÖĞRENCİLER
İsteyen her ailenin, çocuğunu istediği okula gönderebildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bundan neden rahatsız oluyorsunuz. Şimdi ben Tayyip Erdoğan olarak, dört evladımın dördünü de imam hatibe gönderdim. Sen göndermeyebilirsin, sen de başka yere gönder. Sana kimse niye oraya gönderdin diyor mu? Sen istediğin yere gönderebilirsin. Sana kimse niye gönderdin diyor mu? O zaman sen de müsaade et” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katsayı problemi yaşayan öğrencileri hatırlatarak, “Prangalara vurdunuz ayaklarından, yüksek puan almalarına rağmen gidemediler. Bu zulüm değil mi? Biz bu zulmü bir daha yaşattırmayacağız. Bunu bilmeniz lazım” diye konuştu.
“MEYDANLARDA KONUŞMA HÜRRİYETİMİ SİZE YEDİRMEM”
Muhalefet partilerinin Yüksek Seçim Kurulu’na () kendisini şikayet ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “‘Konuşmalar yapıyorum, ’ya şikayet ediyorlar. ‘Cumhurbaşkanını yasaklayın, meydanlara çıkmasın’. Bir, iki, üç müracaat ettiler, hepsinden de oy birliğiyle ret aldılar. Bunlar anayasayı da bilmiyor. Anayasayı açıp okuyun, acaba cumhurbaşkanı nerede suç işler? Cumhurbaşkanının vatana ihanetten başka suçu yoktur. Meydanlarda konuşma hürriyetimi size yedirmem. Alışılmış bir cumhurbaşkanı olmayacağım. O zaman Çankaya, şimdi Beştepe. Yani Çankaya’ya çıkıp da orada yan gelip yatamam. Meydanları dolaşacağım. Tüm partilere eşit mesafedeyim. Burada asla bir farklılık ortaya koyamam. Gönlümde benim de bir aslan yatıyor, o ayrı mesele. Tarafım. Nedir benim tarafım, millet. Niye ben cumhurbaşkanıyım, cumhurun başkanıyım. Bundan daha doğal, daha tabii ne olabilir?”
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Taksim, işçilerin Kabe’sidir” sözlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Geçenlerde yine o malum örgütün destekledikleri ne diyor, ‘Taksim, işçilerin Kabe’sidir’ diyor. Böyle bir benzetme olabilir mi, Müslümanların bir Kabe’si var. Bunlar bu ara hakikaten şaşırdılar. Rabbim şaşırtmaya görsün. Bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman” değerlendirmesinde bulundu.
7 HAZİRAN SEÇİMLERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinde Avrupa’da yaşayan Türklerin oy kullanmalarının yeterli olmayacağını kaydederek, “Hem siz kullanacaksınız, gitmeyenleri de kolundan tutup götüreceksiniz” diye konuştu.
Başbakan olduğu dönemde Avrupa’da yaşayan Türklerin kendisine, “Sayın Başbakanım biz ne zaman oy kullanacağız” şeklinde sorular yönelttiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, mücadeleyi verdik, ilk oyunuzu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullandınız. Şimdi de artık ülkeyi yönetecek hükümeti seçmede kullanacaksınız. Bu seçim bir kırılma noktasıdır. Bu kırılma noktasında Avrupa’nın oyları adeta bir tohumlamadır. Bunu yapacaksınız. Bu demokratik hakkınızı sakın ha ihmal etmeyin” çağrısında bulundu.
Avrupa’daki Türk vatandaşların, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hizmetlerini çok iyi bileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Rusya’daki, Orta Asya’daki, Kafkasya’daki kardeşlerimiz, Diyanet’in oralardaki hizmetlerine gayet yakından şahit. Çıkmışlar, Diyanet İşleri Başkanı’nın arabasıyla uğraşıyorlar. Kusura bakmasın Diyanet İşleri Başkanım, eğer benim haberim olsa ben derdim ki, ‘Sakın bu arabayı verme.’ O makam, bu tür bir arabaya fazlasıyla layık. Öyle de büyütüyorlar ki, 1 milyon. Öyle bir araba 1 milyon olmaz, yalan. Velev ki olsun, kendileri bu tür arabaların daniskasına biniyor. Bu tür makamlar, o makamı temsil edenlere eğer layıksa şeref katar. Şimdi de kaynak diyor nereden. Diyorlar ya asgari ücreti bin 500 liraya çıkaracaklarmış. İşte kaynaklardan bir tanesi, Diyanet İşleri Başkanlığı arabasını iade etti. Kaynak buymuş. Bunları inanın güldürü tiyatrosuna koysanız, orada bayağı iş icra ederler.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam