Ana Sayfa Güncel Erdoğan-Doğan Medya geriliminin perde arkası

Erdoğan-Doğan Medya geriliminin perde arkası

158
PAYLAŞ
Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan addresses the media during a press conference in Ankara on September 30, 2013. Erdogan said that his government would lift a ban on wearing headscarves in public institutions as part of reforms to boost rights. He also announced reforms to enhance the rights of the country's Kurdish community, a key step in the peace process. AFP PHOTO / ADEM ALTAN (Photo credit should read ADEM ALTAN/AFP/Getty Images)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır eski Cumhurbaşkanı Mursi’nin idam cezasına çarptırılmasını “Yüzde 52 ile idam” diye duyuran Doğan ’na (Hürriyet, Posta, Kanal D, CNN Türk) ateş püskürüyor, yaptığı konuşmalarda yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatarak, Doğan ’nun söz konusu başlığı kendisini tehdit ve korkutma amaçlı attığını söylüyor.
Bu suçlama karşısında Doğan Medya Grubu ardı ardına açıklamalar yapıyor, kasıtlarının Erdoğan’ın anladığı gibi olmadığını, sadece gazetecilik refleksiyle o başlığı attıklarını vurguluyor.
Peki, olayın perde arkasında ne var?
Maddeler halinde sıralayalım:
1)Medyada Erdoğan hakkında en sert, hatta aşağılayıcı eleştiriler Doğan Medya Grubu’ndan değil Sözcü gazetesinden geliyor. Sözcü, Erdoğan’la ilgili tüm başlıkları “Tayyip” diye atıyor. Buna karşın Erdoğan’ın Sözcü’yü değil Doğan Medya Grubu’nu hedef seçmesinin arkasında Sözcü’nün sosyal demokrat ve adeta militanlaşmış bir okuyucu kitlesine hitap ederken, Doğan Medya Grubu’nun daha ılımlı ve oyları yüzer-gezer bir okuyucu kitlesine sahip olması. Erdoğan, seçime günler kala Doğan Medya Grubu’nun seçimin kaderini etkileyecek bir muhalefet çizgisinden uzak durmasını, adeta otosansür uygulamasını istiyor ve bekliyor.
2)Erdoğan, meydan konuşmalarının etkili kılmak için sürekli olarak bazı hedeflere yükleniyor. Bu hedeflerden biri muhalefet partileri, ikincisi Paralel yapı… Ama Cumhurbaşkanı unvanı altında muhalefet partilerine eskisi kadar rahat yüklenemiyor. Paralel Yapı’ya yönelik eleştirileri de bu yapının lideri ABD’de olduğu, içerdeki “Paralelciler”inde pasifize edilmesi yüzünden gerekli etkiyi yaratamıyor. Erdoğan’ın yüklenecek, ağır biçimde çatacak üçüncü hedef olarak Doğan Medya Grubu’nu seçmesi bundan.
3)Geçmişte Doğan Medya Grubu’nun “Milli Görüş” hareketine karşı takındığı tavır, Milli Selamet’ten Refah’a kadar çeşitli partilerin kapatılmasında oynadığı rol ve Erdoğan için attığı “Muhtar bile olamaz” başlığı da Erdoğan’ın bu gruba karşı son derece hassas olmasının bir diğer önemli nedeni.
++
Sonuca gelecek olursak:
1)Ülke yönetimindeki aktörler medyaya karşı daha hoşgörülü olmalı, “Şu başlığı neden attın, bu haberi neden yayınladın” gibi amatör medya eleştirmenliğine ve savcılığa özenmemeli.
2)Buna karşın medya da attığı her başlıkta, verdiği her haberde sorumlu davranmalı, siyaseti dizayn etme tutkusundan vazgeçmeli.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam