Erdoğan bizi doğruladı: Birileri kıpraşıyor!

0
285

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, TEOG sınavlarının kaldırılacağı açıklaması, geniş bir kesimde, “AKP’nin milli eğitimdeki yazbozları” eleştirisiyle karşılanırken biz bu konunun FETÖ bağlantısına dikkat çekmiştik.

“Sınav ekonomisinden kimler besleniyor?” başlıklı 20 Eylül 2017 günlü yazımızda, kitabından özel derslere kadar milyarlarca liranın döndüğü dev bir “sınav sektörü oluştuğu belirtmiş ve şöyle devam etmiştik:
“İşin ekonomik yanı sıra birçok soru da akılları kurcalıyor. Ne oldu da TEOG bir gecede kaldırıldı? Acaba bu sektörde tuhaflıklar, kayıt dışı ve dahası “örgütsel davranışlar” mı var? TEOG kitapları istenmeyen, zararlı mesajlar mı içeriyor? Acaba “TEOG ve benzeri sınav ekonomisiyle” birileri buradan bir yerlere kaynak mı sağlıyor? Elimizde bilgi belge yok, kimseyi zan altında tutmak haddimiz de değil ama o zaman herkesi ilgilendiren böyle önemli bir konu neden aniden Türkiye’nin gündemine sokuldu ve Cumhurbaşkanı neden bir gece yarısı bu sınavın kaldırılmasını istedi?”

Cumhurbaşkanı, bu görüşlerimizin tümünü, ABD gezisi dönüşündeki, “bu, (sınav sektörü) paraların genelde o namussuzlara (FETÖ’ye) akmasını sağlıyordu” sözleriyle doğruladı. Demek ki işin arkasında “öğrenci ve ailelerin stresinden” çok FETÖ’cülerin etkinliği ve halen para kaynağı yaratma çabası var.
Cumhurbaşkanın TEOG konusundaki şu cümleleri daha da vahim: “ben o açıklamayı yapmamış olsam hala ülkenin gündeminde kalacaktı. Baktım ki bu işe yeterince kulak asılmıyor, en iyisi açıklama yaparak gündeme taşıyayım istedim”.

“Kulak asılmıyor” deyimini, bir işe yeterince önem verilmemesi, istenilen bir şeyin yapılmaması, dikkate alınmaması şeklinde açıklarsak, Cumhurbaşkanı; sınav sektörü üzerinden sağlanan finansman kaynaklarına ve örgüte “geleceğin üst düzey kamu yöneticisi” yetiştiren ve yer altına inen sisteme yönelik uygulamalar, düzenlemeler istemiş. Ancak nedense birileri “Cumhurbaşkanına kulak asmamış”. Cumhurbaşkanı da “madem böyle kamuoyu desteği için ben açıklarım” demiş. Bu “kulak asmayanları” da yakında görürüz. İlginç bir süreç.

Şimdi başka bir süreç daha yaşanıyor: Önce Ankara, ardından tüm oda ve borsalardaki seçimler altı ay ertelendi. Gerekçe; odalara ve borsalara kayıt ettirilen şirket sayılarındaki anormal artış. Peki, kim veya kimler, Türkiye genelinde örgütlü bir şekilde mantar gibi yüzlerce şirket kurup buraların yönetimlerini değiştirecek, ele geçirecek faaliyet içinde?

Her iktidar döneminde olduğu gibi, AKP iktidarlarının da perde arkasından egemen olduğu, yıllardır siyasetçi-partili iş adamı ile kol kola girilen oda borsa yönetimlerine yönelik bugün kimler böylesine örgütlü çalışma yapabilir? CHP’liler olmadığına göre cevabı ortada. Altı aylık süreç “muhalif” şirketlerin araştırılmasına yetecek mi, bu da ayrı bir konu.

Diğer bir süreç: Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ikisi general 20 den fazla albay bir gecede emekli edildi. Söylenen bu askerlerin 15 Temmuz’da darbecilere karşı direnenler, silah sıkanlar. Şimdi, bayram değil seyran değil, niye böyle bir gece yarısı emekli etme operasyonu? Konu izaha muhtaç ama bunun da cevabı da sanki aynı adrese çıkıyor.
Bir hafta sonunda TEOG, odalar, borsalar ve Jandarma’da yaşanan bu gelişmelere bakınca bir yerlerde “saklanan, gizlenen yüzlerin, atakları, kirli niyetleri, girişimleri, kurdukları şeytani düzeni sürdürme çabaları” gündeme geliyor, birilerinin yine işbaşında olduğu kıpraşmalar, yeniden örgütlenmeler görülüyor.
Bunlar, bu işleri ancak paranın gücüyle ve sahte yüzleriyle yapabilirler. Hep savunduğumuz, bu örgütün mali kaynakları, finans odakları, gizli kasaları gün yüzüne çıkarılmadıkça daha çok gece yarısı şok kararlar yaşarız. Görünen; konu; bilinenden, tahminlerden daha derinlerde, sonu gelmeyen karmaşık ilişkiler zincirinde kendine hayat arıyor.

Reklam