Bugün tartışılan Varlık Fonu nedeniyle tarihte yaşanan önemli fonları hatırlatmak istedim.

Başbakan merhum Necmettin Erbakan kamu kuruluşları arasında havuz sistemini kurarak Ziraat Bankası bünyesinde fon oluşturdu. Fonda toplanan paralar kamu kuruluşlarına düşük faizli kredi ile yeni dev yatırımlarda kullanılacaktı. Ancak fon Erbakan’ın Başbakanlığı kaybetmesine ve siyasi yasaklı olmasına yol açan 28 Şubat’ın tetikleyicisi olarak tarihe geçti.

Erbakan Doğru Yol Partisi ile kurduğu REFAHYOL hükümetinde, 28 Haziran 1996’da başbakan olarak göreve başladı ve bir dizi reformlar paketi açıkladı.

Kamu kuruluşları arasında havuz sistemini kuran Erbakan Ziraat Bankası bünyesinde mali fon oluşturdu.
O günlerde bazı kamu kurum ve kuruluşlarının paraları kamu bankalarına düşük faiz oranları ile yatırılıyordu.
Ancak bazı kamu kurum ve kuruluşları da özellikle özel bankalardan yüksek faizli krediler kullanıyorlardı.
Erbakan’ın oluşturduğu Kamu Kuruluşları Fonunda toplanan paralar kamu kuruluşlarına düşük faizle kredi verecekti.
Ayrıca bugün oluşturulan Varlık Fonunun amacı gibi yeni yapılacak dev yatırımlarda da bu fonda toplanan paralar düşük faizli yatırım aracı olarak kullanılacaktı.

Aslında çok iyi niyetli ve gerçekçi olarak hazırlanan bu fonla ilgili sorun kısa sürede ortaya çıktı.

Özel Bankalardan çok büyük miktarlarda kredi kullanan kamu kurum ve kuruluşları bu kredileri peş peşe iptal etmeye ve özel bankalardaki hesaplarını da kapatmaya başladılar.
O tarihte bu özel bankaların sahibi olan medya patronları Kamu Fonuna tepki olarak Başbakan Merhum Necmettin Erbakan ve Refah Yol hükümeti aleyhine radyo, televizyon ve gazeteleri aracılığı ile yayınlara başladılar.
İşte Türkiye’yi 28 Şubat kararlarına götüren süreç böyle başladı.
Medyanın “Laiklik ve Atatürkçülük” tartışmaları sonucunda, “post-modern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat Süreci ile Erbakan istifa etmeye zorlansa da Koalisyon 30 Haziran 1997’ye kadar devam etti.
21 Mayıs 1997 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, “yasadışı bazı eylemlerin odağı olmaya başladığı ve bazı üyelerinin laik rejimi hedef alan girişimleri” nedeniyle Refah Partisi’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı.
Erbakan, başbakanlık görevini Tansu Çiller’e devretmek amacıyla 18 Haziran 1997’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e istifasını sundu ama Demirel yeni hükümeti kurma görevini, Çiller’e değil, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi.
Böylece Kamu Havuzu denilen fon Erbakan’ın Başbakanlıktan düşürülmesini tetikleyen önemli bir unsur olarak tarihe geçti.

TURGUT ÖZAL’IN FONLARI

Türkiye aslında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde fonlarla tanıştı.
12 Eylül sonrası siyasi yasakların kaldırılması ile 1983’de Turgut Özal Anavatan Partisini (ANAP) Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp Halkçı Partiyi (HP) ve emekli Orgeneral Turgut Sunalp Milliyetçi Demokrasi Partisini (MDP) kurdu ki hepsi merhum oldu.
TRT’de canlı yayınında Özal’ın Boğaz Köprüsü ve barajları satıp sağlanan Fon ile yatırımlar yapacağım” sözlerine Calp, “ sattırmam” diye karşı çıkmış o tarihte büyük tartışmalara neden olmuştu.

Sonuçta ANAP tek başına iktidar Özal Başbakan olunca Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Kurarak başına da daha sonra AKP Milletvekili olan Vahit Erdem’i geçirdi. Kamu ortaklığı senetleri çıkararak Köprü, otoyol ve barajların satışından fona çok büyük gelir elde etti. Bu Fonda toplanan paralar ile F-16 uçak Fabrikası, Aselsan, Havelsan gibi savunma sanayi fabrikaları kurulması ve büyütülmesi sağlandı.

Merhum Özal’ın ikinci fonu ise medya tarafından Fak-Fuk-Fon adı konulan Sosyal yardımlaşma Fonu oldu.
Bu Fon ile ihtiyacı olan fakirlere yardımlar yapılmaya başlanıldı.
Size Türkiye’nin Fonlarla yaşadığı 3 önemli olayı anlattım ki Varlık Fonunun değerlendirmesini tarihsel olarak da yapabilin.