Kayseri’de, Fatma Tamer, üç çocuk annesi olmasına rağmen hem zihinsel hem de fiziksel engelli bir çocuğun koruyucu anneliğini yapıyor.

Şu anda 8 yaşında olan Filiz’in 4 yıldır koruyucu anneliğini üstlenen Tamer, koruyucu aileliği “Bu duygu anlatılmaz, yaşanır” sözleriyle ifade ediyor.
Tamer, Kayseri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden evine getirdiği, yürüyemeyen, konuştuğu anlaşılamayan Filiz’in günden güne büyümesine ve sağlığının düzelmesine şahitlik ediyor.
Fatma Tamer, bir an olsun yerinde duramayan Filiz’in bir gün iyi bir meslek sahibi olup evlendiğini de görmek istiyor.
Koruyucu anne Tamer, biri kız, iki erkek üç çocuğu olduğunu, kız çocuklarını çok sevdiğini, bu nedenle yıllardır bir kız çocuğu alıp onu büyütmeyi istediğini söyledi.
Daha önce koruyucu ailelik hakkında bilgi sahibi olmadığını belirten Tamer, çocukları büyüyünce ailesini de ikna ederek Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün kapısını çaldığını anlattı.

 “Kemikleri güçlensin diye sürekli kemik suyuyla çorba yaptım”

Çocukların normalde koruyucu ailelere gösterilmediğini ifade eden Tamer, şöyle konuştu:
“Engelli bir çocuktu, o yüzden görebildim. 4 yaşındaydı. Bana sarıldı, ben de ona sarıldım, bırakmak istemedim. Filiz epey sorunlu ancak aynı güne dönsem yine onu alırdım. Çok yoruyor beni ama olsun. Filiz’in kemikleri çok zayıftı bize ilk geldiğinde. Kemik suyuyla sürekli ona çorba yaptım. Daha 6 ay önce bu çorbaları yapmayı bıraktım. Biraz yürüse düşüyordu, konuştukları anlaşılmıyordu. Sürekli onunla sohbet ettim. Renkleri öğrettim balonlarla, oyunlarla. Fizik tedavi gördü, yedikleri sayesinde de kuvvetlendi. Epey gelişme oldu, beni bile şaşırtıyor soruları, gelişimi.”

 “Evimize onunla neşe geldi”

Filiz ile evlerine neşe geldiğini dile getiren Tamer, sevgi ve sabırla insanın üstünden gelemeyeceği hiçbir şeyin olmadığını vurguladı.
Kızıyla birbirlerine çok alıştıklarını aktaran Tamer, şöyle devam etti:
“Filiz bana sarıldı ben de Filiz’e sarıldım. Sanki hiç çocuğum yokmuş gibiydi o da bir anne kucağı arıyormuş gibiydi. Birbirimize öyle bağlandık ki ne o bensiz ne de ben onsuz durabilirim. Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü de ara ara ziyaretler düzenliyor. Onlar da Filiz’deki değişimi fark ettiler. Sütüne sürekli keçiboynuzu tozu kattım ama ona çikolatalı diye içiriyordum. Artık büyüdü, inanmıyor pek. Günlük bıldırcın yumurtası yediriyorum. Zeka gelişimi için ceviz yediriyorum. Hobi bahçemiz var, Filiz’i buraya götürüyorum. Ona bisiklet aldık, bunun da hareket etmesine faydası oldu. Toprakla oynuyor, ona iyi geliyor. Filiz’i alıp evimize getirene kadar çevreme hiç söz etmedim. Kimsenin etkisi altında kalmak istemedim. Evimize gelince de çevremdeki herkes benden daha çok sevdi onu. Anneanne, babaanne, teyzeler, arkadaşlarım herkes onu çok seviyor. Koruyucu ailelik anlatılmaz, yaşanır. Başka bir çocuğu kendi çocuklarından bile üstün seveceğini insan düşünemiyor.”
Koruyucu baba Mehmet Tamer de önceleri eşinin koruyucu ailelik fikrine karşı olduğunu ancak il müdürlüğünde Filiz’i görünce çok ısındığını belirtti.
Tamer, “Bana ‘Babacığım’ diyor, ben de yorgunluk filan kalmıyor. Geç kalınca ‘Özledim baba’ diyor. Önce sevgi olması lazım koruyucu ailelik için.” dedi.

Kayseri’de 160 koruyucu aile var

Koruyucu aileyi evlerinde ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Nevzat Özer de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlayan koruyucu aile uygulaması kapsamında 5 bin çocuğun bu ailelerin yanında kaldığını kaydetti.
Koruyucu aileliği “kalbe ve gönüle dokunma sanatı” olarak ifade eden Özer, şefkat, merhamet ve sevginin müthiş bir tedavi yöntemi olduğunu vurguladı.
“Biz yaralı ve hasarlı gönülleri tamir eden bir bakanlığız.” diyen Özer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya, kısa süre önce bir çağrıda bulundu. Ailelerden gönüllerini, evlerini, çocuklarımıza açmalarını istedi. Biz de bu sistemi yaygınlaştırmanın gayretindeyiz. Dünyanın en güzel mekanlarını da yapsak bir çocuğun ana vatanı öz ailesidir. Onlar yoksa akrabaları ve diğer vatandaşlarımızdır. Kayseri’de şimdi ilçelerde koruyucu aileliği tanıtıyoruz. Kayseri’de 180 çocuğumuz 160 koruyucu ailenin yanında kalıyor. Kayseri, Türkiye’de dördüncü sırada. Nicel sayıdan ziyade nitelikli aileler önemli. Ailelerin sosyolojik, ailesel yapılarını inceliyoruz. Uzman ekiplerimizle haberli habersiz ziyaret ediyoruz. Çocuklarımızın aile ortamlarında büyümelerini önemsiyoruz.”