Referandum, başkanlık, , büyüme, krediler, Katar, dolar, borsa, derken doğrudan döviz akışı, biraz da Ramazan ayının etkisiyle ekonomideki rahatlama hissedilmeye başladı. Ama en iyi haber İran’dan aldığımız bedava doğal gaz. Tam 1.9 milyar dolar tutarında.

Bunun 800 milyon dolarlık bölümü bugüne kadar Türkiye’ye gönderildi. Gerisi de geliyor. Hani derler ya kötü günde bundan iyisi can sağlığı. Türkiye’ye bedava doğalgaz göndermek için “dost ve kardeş” İran’ın kafasına filan bir şey düşmedi. Türkiye, bir süre önce İran’ı doğal gazı pahalı sattığı gerekçesiyle Uluslararası Tahkim Mahkemesine şikâyet etmişti. Mahkeme, Türkiye’nin şikâyetini haklı bulmuş, İran’ı, doğal gaz metreküp fiyatlarında 2011 yılından buyana işletilerek hem yüzde 10-15 oranında indirim yapmasına hem de 1.9 milyar dolar tazminat ödenmesine hükmetmişti.

Şimdi bu hem indirimli hem de tazminat karşılığı alınan doğal gazı kullanıyoruz. Yani İran 1,9 milyar dolarlık tazminatı nakit ödemek yerine Türkiye’ye karşılıksız bedava gaz basarak ödüyor. ithalatına yıllık 30–35 milyar dolar ödeyen Türkiye için çok önemli bir tutar.

Ancak şunu da belirtelim 2000’lı yılların başında borularla Türkiye’ye bağlanan İran doğal gazında hep sorunlar yaşandı. Bunların başında İran doğal gazının kalitesizliği geliyor. Rus ve Azeri gazına göre kimyasal yapısı oldukça düşük kalitede olan İran gazının “kullanılabilir” hale getirmek için Türkiye sınırındaki pompa istasyonlarında çok sayıda kimyasal işleme tutulduğunu belirtelim. Bu da maliyetleri artırıyor, Türkiye’nin şikâyetinin temelinde de bu yatıyor.
Diğer bir sorun da İran’ın ABD’nin ekonomik ambargosu nedeniyle doğal gaz üretimi ve transferinde eski teknolojileri kullanması ve yenileyememesi. Yetersiz kalan pompalar, borular, donanımlar nedeniyle ortaya çıkan arızalar, çoğu zaman İran’ın düzenli doğal gaz akış taahhütlerini yerine getirememesine yol açtı, açmaya da devam ediyor. Altın karşılığı doğal gaz alımı iddiaları da New York Mahkemelerine taşınmış durumda.

Sonuçta öyle veya böyle bedava doğal gaz alıyoruz, bunun bizim yurt içi enerji tüketim fiyatlarına katkısı olsa gerek.
Hatta bırakın zammı doğal gaz, elektrik gibi akaryakıt ürünlerinde ciddi oranlarda indirim yapılması gündeme gelmeli. Yılbaşında doların değer kazanmasıyla birlikte akaryakıta önemli oranda zam yapılmıştı. Daha önce 200 TL’ye dolan bir depo benzinin fiyatı 250 TL’ye kadar çıkmıştı. Bu rakamlar dolar 3.70 sınırında dolaşırken oluşmuştu. Şimdi, 3.50’nin altına indiğine göre, bir litre benzinin de 5 liranın altına inmesini beklemek yanlış hesap olmaz.

Şu da var, başta gıda olmak üzere enflasyonu dizginlemek için uğraşan hükmet için bu iyi bir fırsat. Başta ulaştırma ve taşımacılıktaki ucuzlama, üretim ve ürün maliyet fiyatlarını geriletecektir. Antalya’dan İstanbul’a giden bir kilo domates için nerdeyse bir lira nakliye parası ödendiğini unutmamak gerek.
Haa, Suriyeli çobanlara para lâzım derseniz, yapacak bir şey yok, o zaman ver zammı enerjiye.