Enayilere af yok mu?

0
170

Türkiye ticaretinde beyaz bir sayfa açmayı hedefleyen sicil affı ile 11.5 milyon kişi ile 2.3 milyon şirket kara listeden çıkacak. Bunun için kişilerin ve şirketlerin 6 ay içinde borçlarını ödemesi veya yeniden yapılandırması gerekiyor.

Artık alışkanlık yaptı. Ekonomide işler ters gidince, piyasalar sıkışınca bir af uygulaması devreye giriyor. Affın adına da yeniden yapılandırma deniliyor.
Geçen aylarda vergi borçlarına af getirildi. Ödenmemiş, ödenememiş her türlü vergi ve vergi cezaları, gecikme faizleri ve zamları, gümrük vergileri, trafik, askerlik, nüfus, seçim, karayolu geçiş ücreti RTÜK idari para cezaları, Yurt-Kur öğrenim ve katkı kredisi ile SGK ve belediyelere olan borçlarını taksitlere bağlandı. Yaklaşık 8,5 milyon vatandaş bundan yararlandı.
Şimdi de ekonominin kara yüzünü oluşturan kişi ve şirket kayıtlarına af geliyor. “Sicil affı” olarak bilinen uygulamada kişi ve şirketlere, banka veya finans kuruluşlarına olan borçlarına ödeme imkânı getiriliyor. Hukuki işlemler kaldırılıyor. Bundan kaç kişi yararlanacak? Yaklaşık 11,5 milyon kişi.
Rakamların detayına bakalım: Yaklaşık yarım milyon kişi çekini, 2,2 milyon kişi kredi kartını, 1,7 milyon kişi de tüketici ve diğer bireysel kredilerini ödeyememiş, yarım milyon şahıs şirketi kredilerden takibe alınmış, yüz bine yakın sermeye şirketi de aynı şekilde kredi ödeyememekten başları belada.
Bunlara ek olarak borcunu zamanında ödeyememiş çek borçlusu 200 bin kişi, kredi kartı müşterisi 4 milyon kişi, tüketici kredisi ve diğer bireysel kredi müşterisi 3 milyon kişi, ticari nitelikli kredisi kullanan 1,5 milyon şahıs şirketi ile 122 bin 394 sermaye şirketi bu tabloda yer alıyor.
Bu kişiler ve şirketler 6 ay içinde bu borçlarını taksitlere bağlayıp süresinde öderlerse düze çıkacaklar yeni başlangıç yapacaklar. Yani isimleri ünlü kara listeden silinecek.
Bu kara liste bankalar arasında kurulan Risk Merkezi adında bir kuruluş tarafından oluşturuluyor. Tüm bankalardaki müşteri bilgileri burada toplanıyor. Aldığınız krediler, banka kartları, ödemeleriniz, hesap işlemleriniz, giren çıkan paralar kısaca bankacılık adına ne varsa burada kayıt altına alınıyor. Burada size ayrıca kredibilite notu veriliyor. Kredi için başvurduğunuzda bu sisteme giriliyor ve geçmişteki mali performansınız ortaya çıkıyor. Buna göre bankalar işlem yapıyor.
Ama bu sistem oldukça acımasız. Tüm geri ödemelerinizi zamanında düzenli yaptınız Kredibilite notunuz minik minik artıyor. Ama sadece bir ay geç ödeyin; kredibilite notunuz 200, 300 puan birden düşüyor ve hakkınızda anında şüphe ve sorular oluşuyor. Ve bu sizi ekonomik ve ticari yaşantınızda kara bir leke gibi takip ediyor. Ödeme güçlüğüne düştünüz; hop adınız kara listeye “altın harflerle” yazılıyor.
“Af geliyor, oh rahatladım, yeni kredi alayım hatta banka kartı çıkarayım” diyorsunuz yanılıyorsunuz.
Yaşadığım için yazıyorum bunları. 1996 yılında zamanın parasıyla 350 bin lira, bugün 500 lira bile değil, kredi borcumu 2 ay atladık, ödeyemedik. Neyse bir yerlerden bulduk kısa sürede ödedik, bize göre konu kapandı.
Bu arada benzeri kara liste affı geldi. Biz ismimiz kara listeden çıkmıştır diye rahatız. Yıl 2002. Aradan altı yıl geçti. Bir bankada hesap açtırmak ve kredi kartı talebim oldu. Kartı verdiler fakat çalışmıyor. Sorduk. Yanıt; “efendim sizin geçmişte ödeneme sıkıntınız olmuş, bu nedenle kartınız açamıyoruz” dediler. Neyse ki banka şubesi genel müdürlüğünü ikna etti, rica minnet kartı açtılar.
Bu şunu gösteriyor: Bir kere bu kara listeye adınız girdi mi kurtuluş yok. Affa çok sevinmeyin.
İster affa girin ister ödemeyin. Bu bankalar sizin isminizi silinmiyor, daha doğrusu Risk Merkezi. Geri dönük performansınız orada duruyor. Bu defa şüpheli konumuna geliyorsunuz. Hakkınızda uzun uzun düşünüyorlar. On lira isteyene 5 lira veriyorlar, kredi kartınızın limitini düşürüyorlar, karşılık teminatını yükseltiyorlar..
Öyle ki imza aşamasına gelmiş kredi anlaşmalarının “adınız kara listede kredi veremiyoruz” denilerek iptal edildiğini biliyoruz. Tabii, dakika başı “gönder TC numaranı, al kredin beş dakikada hazır” deyip sonra “niye geri ödenmiyor bu krediler”? diyen kimse de yok.
İşin haksızlıklara gelince…
Hep söylenir. Vergisini borcunu, harcı zamanında ödeyenlere bir haksızlık değil mi bu aflar?. Bir araştırmaya göre son 14 yılda her yıl öyle veya böyle bir af gelmiş.
Geçekten iyi niyetle çalışmış ama işi gücü ters gitmiş, vicdanen bunun sıkıntısını yaşayanlara; bağına, bahçesine, evine, işyerine haciz icra gelmiş, elinde olmayanlar nedenlerle kredi limitlerini aşıp faiz denizinde boğulmuşlara, borcu nedeniyle gözüne uyku girmeyenlere lafımız yok.
Bu insanlara, af adıyla ödeme kolaylığı getirilmesi iyi güzel. Güzel de her şeyi zamanında, günü gününe; ismine, şirketine bir laf gelmesin diye “önce borcum” deyip ödeyenler ne olacak? Bu insanlara, şirketlere haksızlık yapılmıyor mu?
Ağır bir deyime bu kişilere piyasalarda “enayi” deniliyor. Her yıl böyle aflar çıkacaksa enayi sayısının hızla düşmesi doğal.