İşin aslına bakarsanız dünyanın en saçma sapan vergisi. Yıllarca çalışıyorsunuz, biriktiriyorsunuz, başımızı sokacak bir evimiz olsun diyorsunuz, bir sürü sıkıntı yaşıyorsunuz, tam rahata erdim derken kendi paranızla aldığınız konutunuz için ömür boyu vergi ödüyorsunuz.

Yatırım yapıyorsunuz, dükkan, işyeri, arsa alıyorsunuz, hiçbir gelir elde etmeseniz bile her yıl adınıza emlak vergisi adıyla vergi çıkıyor. Bu vergi kime, niçin ödeniyor? Hizmet sunsun diye belediyelere gidiyor.
Şunu önerelim: Emlak vergisi denen uygulama kalksın. Vatandaşın oturduğu, kullandığı, kiraya verdiği tüm gayrimenkullerinden vergi alınmasına son verilsin. Böyle bir vergi hayatımızdan çıkarılsın.

Bu verginin gereksiz olduğunu rakamlar ortaya koyuyor. Emlak vergisi tutarı, tahakkuk açısından kişi/hane başına Türkiye genelinde ortalama bin lirayı bile bulmuyor. Belediyelerin emlak vergisinden bekledikleri yıllık toplam gelir kaba hesapla 20 milyarı, bilemediniz 30 milyarı geçmiyor. Türkiye gibi bir ülkede çok büyük para değil. Örneğin devletin makam araçları için ödediği kiralama bedeli 5 milyar, geçen bahar aylarında uçana kaçana dağıtılan kredi toplamı 160 milyar, Hazine’nin Temmuz ayı içinde iç borçlanma tutarı 40 milyar lira olduğunu hatırlatırsak emlak vergisinden beklenen tutarın aman aman bir para olmadığı ortaya çıkıyor. Başbakan Yarımcısı Mehmet Şimşek’in dediği gibi “çerez parası” kalıyor.

Şimdi emlak vergisini kaldırırsanız öncelikle, milyonlarca insan yılda iki defa belediye binalarının koridorlarında koşturup zaman harcamaz. Fazladan ödeme, eksik işlemler işin cabası. Eviniz satıyorsunuz, işlem yapılmadığından eviniz yıllarca üzerinizde gözüküyor, bir sürü vergiden sorumlu oluyorsunuz. Bu işi düzetmek için tapu dairesine git, yazı al, getir, belediyeye ver, günlerce uğraş dur.
Dahası, belediyelerin emlak vergisi toplamak için yaptıkları masraflar bakın. Bugün belediyelerin en kalabalık birimleri emlak vergi tahakkuk ve tahsilat ofislerinde. Personel giderini, kırtasiyeyi vesaire de katarsanız neredeyse bir liralık vergi için 1,5 liralık masraf yapılıyor. Bir anlamda belediyeler bu işten zarar ediyor.
Günlük hayatta vatandaş, “zamanı gelince bakarız” diyor, faiz artışı dışında hiçbir yaptırım, Maliye gibi haciz, icra tehdidi olmadığından emlak vergisi gününde ödemiyor. Mirasçılar, “sen öde ben ödemem” diye kavgalı hale geliyor. Eşi vefat etmiş kocasının emekli maaşı ile geçinen yaşlı insanlarımız “nereden çıktı bu vergi” diye kaygılanıyor.

“Efendim, belediyelerin gelire ihtiyacı var” derseniz, belediyeler gelirini giderini ona göre düzenlesinler. İllâki belediyeye para lâzımsa şu da önerelim:
Belediyeler emlak vergisinde olduğu gibi emlakın değerini belirler, takdir eder. Emlakın satışında bu oranlar esas alınır. Alım satım yapıldığında tapu harcı gibi satış bedeli üzerinden belediyeye örneğin yüzde beş oranında harç ödenir, buradan taksitsiz, peşin daha fazla nakit gelir sağlayacak belediyenin emlak vergisi toplama yükü azalır.
Tutar küçük ama yükü, külfeti fazla olan emlak vergisi hayatımızdan çıkarılırsa tüm insanlarımız da, belediyeler de rahatlayacaktır.