Ellerinizi bu rahatsızlıklardan koruyun

0
390

Memorıal Şişli ve Hizmet Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Alp, günlük yaşamın önemli birer parçası haline gelen telefon ve bilgisayar gibi insan anatomisine uygun olmayan teknolojik ürünlerin uzun süreli kullanılmasının, ellerde sorunlara neden olabildiğini açıkladı.

YAŞANAN SORUNLAR İŞE VE YAŞA GÖRE DEĞİŞEBİLİYOR

Prof. Dr. Alp, “Kireçlenme, sinir sıkışmaları, kas ve tendonlarda yorgunluk ile ortaya çıkan sorunlar iş ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkiliyor” dedi ve konu ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Gün içerisinde sürekli kullanılmak zorunda kalan ellerde her yaş ve cinsiyette sorunlar yaşanabilmektedir. Çalışma hayatına bağlı olarak yaralanmalar yaşanabileceği gibi, yaşın ilerlemesiyle birlikte kireçlenmeler de ortaya çıkabilmektedir. Çocuk, genç ve masa başı çalışanlarında ise daha çok teknolojik aletlerin aşırı kullanımına bağlı, kümülatif travma denilen birikici yaralanmalar ile kas yorgunluk hastalıkları, tendon iltihapları ve sinir sıkışmaları görülmektedir.”

Erken dönemdeki ağrıları önemseyin

Belli bir yaşın üzerindeki insanların hastalığı olarak bilinen kireçlenmenin aslında 30’lu ve 40’lı yaşlardan itibaren başladığını belirten Prof. Dr. Alp, “Bağları doğumsal olarak gevşek olan kişilerde küçük bir zorlamaya bağlı olarak ortaya çıkan eklem uyuşmazlıkları kireçlenmeyi tetikleyebilmektedir” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Erken dönemde ağrılarla kendini belli eden kireçlenme, diyabet ya da tiroit gibi hastalıklardan dolayı da oluşabilmektedir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık karşılaşılmaktadır. Masabaşında uzun süre ve yoğun bilgisayar kullananlarda, temizlik işlerinde çalışanlarda, fitness salonlarında uygunsuz çalışma yapanlarda, kümülatif travma bozukluklarına bağlı hastalıklar daha fazla görülmektedir. İş ortamının çalışanın yapısına uygun düzenlemesi, egzersiz, dinlenme araları ve bazı ağrı azaltıcı ilaçlar tedavinin ilk adımlarıdır. Gecikmiş olgular yada uygulanan tedaviye yanıt alınamayan durumlarda cerrahi tedavi gerekebilmektedir.”