Elimiz kaya gibi sağlam!

0
233

Takvimler, 1926 yılının 5 Haziran’ını gösteriyordu…
O gün tarihe Ankara Anlaşması olarak geçilen bir belge; Türkiye, Irak ve İngiltere arasında imzalandı…
Anlaşmanın 1. Maddesi ile Türk-Irak hududu, Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihinde kararlaştırdığı Brüksel Sınır Çizgisi doğrultusunda kesinleşti
Söz konusu olan Kürdistan kurma çabalarının karşısında Türkiye’nin elinin kaya gibi sağlam yapan bir Anlaşma’ydı…
Gelin biraz maddelerine bakıp, anlamaya çalışalım…
Madde 1. Türkiye ile Irak arasında sınır, Milletler Cemiyetinin 29 Ekim 1924 günlü oturumunda kararlaştırılmış çizgiye uygun olarak, aşağıdaki biçimde kesinlikle belirtilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu bu sınır Aşuta ve Alamun güneyinde, bu iki yeri birbirine bağlayan yolun Irak topraklarından geçen kesimini Türk toprakları içinde bırakmak üzere, değiştirilmiştir.
Madde 2. Son Fıkrası saklı kalmak üzere, 1. Madde ile belirlenen sınır çizgisi işbu Antlaşmaya bağlı 1/250.000 ölçeğindeki harita üzerinde gösterilmiştir. Metin ile harita arasında aykırılık görülürse metin geçerli olacaktır.
Madde 3. Birinci Maddede tanımlanan sınır çizgisini toprak üzerinde işaretlemek üzere bir Sınır Komisyonu kurulacaktır. Bu komisyon Türkiye Hükümetince atanacak iki, Britanya ve Irak Hükümetlerince ortaklaşa atanacak iki yetkili temsilci ile, kendisi kabul ederse, İsviçre Cumhurbaşkanınca İsviçre uyruklu bir başkandan oluşacaktır.
Sınır işaretleri birinden öteki görünebilecek biçimde koyulacak ve üzerine sayısı yazılacaktır. Bunların yerleri ile sayıları bir harita üzerinde gösterilecektir. Sınırın belirlendiğini gösteren kesin tutanak ve ona ekli haritalar ve belgeler üçer örnek olarak düzenlenecek ve bunlardan ikisi sınırdaş devletleri hükümetlerine, üçüncüsü ise aslına uygunluğu onaylanmış örnekleri Lozan Anlaşması’ imzalayan devletlere sunulmak üzere, Fransız Cumhuriyeti Hükümetine verilecektir.
Madde 4. Birinci madde uyarınca Irak’a bırakılan topraklardaki halkın uyruğu sorunu, Lozan Antlaşmasının 30-36. maddelerine göre çözüme kavuşturulacaktır.
Madde 5. Taraflardan her biri 1. maddede belirlenen sınır çizgisinin kesinliğini ve bozulmazlığını kabul ederek, bunu değiştirmeği amaçlayan her hangi bir girişime geçmekten sakınmayı yükümlenir.
Konuşacak bir şey kalmıyor yani…
Türkiye’nin elinde 75 km. derinlikte askeri harekat yapma kozu var… Sınırlardaki muhtemel değişiklik ve Irak hükümetinin verdiği “toprak bütünlüğü” vaadini karşılamamasının da 1926’da yapılan sınır anlaşmasının ihlal edildiği anlamına geliyor…
Ama insanın kafasına takılan sorular var…
Dış politikadan sorumlu olanlar bunun farkında değil mi..? Halbuki Kürdistan kurmaya kalkanlara ilk hatırlatılacak şeydi Ankara Anlaşması…
Yoksa AKP Kongresi’nde delegelerin uzun süre “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tezahürat yaptığı Barzani’ye böyle bir uyarı yapılmasını uygun bulmadılar mı..?

Reklam