Ana Sayfa Güncel Ekonomik sıkıntı içindeydi: “Emekli olamam, param yok”

Ekonomik sıkıntı içindeydi: “Emekli olamam, param yok”

79
PAYLAŞ

“Bizi yaşama bağlayan gözyaşları değil, kahkahalardır. Kahkaha, yaşamanın nefes almaktan sonraki ikinci kanıtıdır” diyor bir düşünür.
Bu tespite aynen katılıyorum. Güldüğümüz, kahkaha attığımız zaman gerçekten yaşadığımızın farkına varırız.
Zeki Alasya’nın ölümünün toplumda yarattığı derin üzüntünün nedeni, onun bize kahkahalar attıran yani yaşadığımızın farkına vardıran büyük bir komedyen olmasıydı.
++
Peki, bu ülke, neredeyse yarım asırdır oyunlarıyla, filmleriyle, dizileriyle kendisini güldüren Zeki Alasya’ya hak ettiği değeri verdi mi?
Sevgi olarak verdi, alkış olarak verdi, ama ekonomik olarak verdiğini söylemek zor.
Filmstudio dergisinde yayınlanan röportajda (Ki belki de son röportajıdır) şöyle diyordu:
“Maddi durumum iyi değil. Emekli olamam, param yok. Bana yetecek kadar param olsa hiçbir güç beni bu piyasada tutamaz. Param olmadıkça da oynayacağım.”
Ve Zeki Alasya aynı röportajda, birkaç ay öncesine kadar içinde yer aldığı televizyon dizi sektörüyle ilgili olarak da şunları söylüyordu:
“Eskiden diziler 45 dakikaydı. Daha insanca çalışıyordunuz. Haftada 90 dakika bir dizi yapmak dünyanın en zor işi. Teknik olarak batıyı yakalamış vaziyetteyiz ama bu insanca bir çalışma değil. Bu, adi kapitalist düzenin size dayattığı bir olay. Olmaz böyle şey.”
++
Ölümünün ardından en anlamlı yorumu Ayşen Gruda yapmış:
“Bugün Türkiye’de her evden bir cenaze çıktı.”
Zeki Alasya’ya Allah’tan rahmet dilerken, mizah yazarı Kandemir Konduk’un “Ünlülerden Komik Anılar” kitabında onunla ilgili anlattığı bir anıyı özetleyelim:
“Kadıköy’de Atlantik Sinemasında ‘Deliler’ isimli oyun oynanıyordu. Sahnenin bir tarafında dumanlar yükselmeye başladı. Zeki Alasya ve Metin Akpınar hemen duvar dibinde duran yangın söndürücüyü kaptılar, pimini çekip koşmaya başladılar. Bir yandan da, dumanların yükseldiği tarafta olan oyunculara, ‘Dayanın çocuklar, kurtaracağız sizi’ diye bağırıyorlardı. Bir süre sonra ortalık tamamen dumanla kaplanmıştı ama ortada ateş filan yoktu. Neden sonra oyunculardan Nevra Serezli’nin sahneye çıkarken kenarda duran bir başka yangın söndürücüye çarpıp devirdiği ve söndürücünün içindeki ilaçlı tozun fişkırmaya başladığı anlaşıldı. Meğer Zeki Alasya ve Metin Akpınar ellerindeki yangın söndürücüyle bir başka yangın söndürücüye savaş açmıştı.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam