Ekonomide her şey kalıcı olmaya başlıyor

0
295

Son üç aydır ekonomideki oynaklıklara “ mevsimsel, havadan sudan, iç, dış güçlerin oyunu, hepsi geçici” deniliyordu. Her şey kısa sürede eski düzeylerine döner algısı yaratılıyordu.

Bu arada doların artmasından panikleyen ve ödemesi gelen 200 milyara yakın dış borçlar, dolar düşsün diye dövizini bozdurup sonra hızla yükseldiğini görünce bozguna uğrayanlar, altına hücum edenler, af, teşvik, indirim, nine maaşı, faizler indi, yükseldi, varlık fonu derken ekonomik verilerin kalıcı olduğu ortaya çıkmaya başladı. Artık tüm hesaplar buna göre yapılmalı.

Merkez Bankası’nın Şubat 2017 beklenti raporuna göre, dolar için yılsonu tahmini 3.88 lira. Gelecek Şubat ayına yani önümüzdeki bir yıl sonra tahmin 3.96 lira. İşin Türkçesi, günlük üç beş kuruş gidip gelmeler olabilir ama bir yıl sonra rakam bu. Sokaktaki vatandaş için bu “dolar 4 lira değil 5 lirada olur “ demektir. Aynı ankette enflasyon tahminleri de hep yukarı doğru ve yüzde 8’in üzerinde bekleniyor.

Sonuçta, demek ki dolar düşmeyecek, maaşlar ve ücretler hariç her şeyi yeni dolar kuruna göre fiyatlandırabiliriz. Bunu hesaplarken enflasyon artış oranlarını da unutmayalım. Şubat ve Mart ayı enflasyonun iki haneli yani yüzde 10’nun üzerinde çıkacağı herkesin beklentisi. Ocak ayı enflasyonunda üretici ile tüketici fiyatları arasında daha piyasalara yansımamış dört puanlık maliyet farkı bulunuyor. Bu piyasalara dalga dalga yansıyor zaten.

Demek ki Merkez Bankası doların lira karşısındaki değeri için psikolojik sınırı 3.8 olarak belirlemiş ve tüm icraatlarını buna göre yapıyor. Sıkılaştırma zamanla esnetilerek 4’e yaklaşabilir.
Demek ki üç ay içinde varlıklarımız yüzde eridi, (erimeye devam edecek), gelir ve giderlerimiz arasında en az bu oranda açık oluştu. Zarar ziyan yine vatandaşa çıkacak.
Önümüze bakarsak, hep söyledik, son Başbakan Yıldırım adayı da teyit, etti, yaz aylarına kadar ekonomide istenilen canlanma olmayacak. Bazı tahminler bunu 2017 geneli için öngörüyorlar. Karamsar olanlar, genel durgunluğun giderek daha da derinleşeceğini ve gelecek yıllara da yayılacağını dile getiriyorlar.
Madem meydanlar hesap verme yeri, sadece ekonomide son üç ayda bu hale nasıl geldik, lira neden hızla değer kaybetti, yüzde 30 varan fakirleşmemiz nasıl telafi edilecek, niye 15 Temmuz yaşandı? bunların konuşulması lazım.
Eğer bunlar mevcut anayasal yönetimdeki çift başlılıktan, prangalardan ve İsmet Paşa dönemindeki uygulamalardan kaynaklanıyorsa söylenecek bir söz yok.