Eğitimin temel sorunlarından biri olan okullaşma oranlarındaki yetersizlik çözülemedi. İstatistiklere göre, ilkokul ve ortaokulda okullaşma oranlarında belirgin bir düşüş yaşanmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı istatistikleri, derslik başına düşen öğrenci sayısının geçen yıllara göre az da olsa düşmekle birlikte, özellikle göç alan illerde hala ortalamanın üstünde kalabalık sınıflar bulunduğunu ortaya koymuştur.
İstatistikler, son yıllarda sermayenin kalifiye ve ucuz işgücü ihtiyacına bağlı olarak meslek liselerinin sayısında da artış olduğunu ortaya koymuştur
Özel okulların sayısı, geçen her yıl giderek artmaktadır. Paralı eğitim ile devlet eğitimi arasındaki uçurum da büyümektedir.
4+4+4 kesintili eğitim modelinde, yeniden ortaokul olarak düzenlenen ikinci 4 yıllık eğitime mesleki yönlendirmeyi erken yaşa çekme gerekçe olarak sunulmuştu. Ancak üç yıllık uygulamadan da anlaşıldığı gibi bundan da bir sonuç çıkmadı.

İmam hatip ortaokullarının yeniden açılması ve birçok genel lisenin imam hatip lisesine dönüştürülmesiyle, bu okulların sayısında önemli bir artış yaşanmıştır.
6287 sayılı Yasa hazırlanırken gerekçe olarak kesintisiz 8 yıllık eğitim nedeniyle kırsal kesimde pek çok köy okulunun işlevsiz kaldığı, fizikî şartların yetersiz olduğu, yatılı bölge okullarına ya da taşımalı eğitim merkezi olan okullara öğrencilerin taşınması için tahsis edilen servisler yetersiz kalmaktadır.
Ayrıca kırsal bölgelerdeki ailelerin küçük kızlarını bu şartlardaki taşımalı eğitime vermeleri konusunda ciddi şikâyetleri olduğunu ve bu uygulamanın okullaşma, özellikle de kız çocuklarının eğitimi adına sorunlar doğuruyor.

Yıllardır sınıf mevcutlarının azaltılması ve tekli öğretime geçilmesi hedeflenmekte ancak artan sınıf mevcutları nedeniyle okulların önemli bir bölümü ikili eğitime zorlanmaktadır.

Öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları ciddi şekilde gerilemiştir. Eğitim sisteminde yaşanan köklü değişiklikler,
Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları ortaya koymuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin % 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, % 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, % 69’u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkânı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtmiştir.
Öğretmenlerin yüzde 81’i kredi kartına, yüzde 79’u bankaya, yüzde 41’i esnafa, % 39’u ise şahıslara borcu olduğunu belirtirken, % 40’ı ise annesinden ve babasından maddi destek aldığını belirtmiştir.