Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, eğitimde temel sorun bilgi yükünün ölçümüyle sınırlanan sınav sistemleri olduğunu belirtti.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sisteminin değişmesi ve üniversiteye girişte “tek sınav” modeline geçilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Eğitimde temel sorun bilgi yükünün ölçülmesi” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yetkililerinin de ifadelerinin ortada olduğunu aktaran Acar, ülkedeki sınav sistemlerinin gözden geçirilmesine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Acar, çocukların sürekli, halk arasındaki tabiriyle “yarış atı” gibi sınavdan sınava koşturmasının öteden beri genel bir rahatsızlık yarattığını ifade ederek şöyle konuştu:

“Yetkililer herhalde bu durumu da dikkate alarak daha uygun sınav yöntemleri ya da süreçleri devreye sokacaklar. Bence de sınav sistemlerinin gözden geçirilmesi gerekiyor. MEB ve YÖK de bununla ilgili çalışmaları başlattıklarını ve sürdürdüklerini ifade ettiler. İnşallah, ülkemiz açısından da iyi bir netice çıkar. Siz burada bir tercih, seçim yapmak zorunda olacaksanız mutlaka bir değerlendirme yapmak gerekecektir. Bunun adına sınav deyin veya başka bir şey deyin. Burada önemli olan gereksiz maliyet ya da aşırı psikolojik yükü yüklemeden hem çocukların hem de ailelerin üzerine daha hafif işler, az zahmetli, yan etkileri daha az değerleme ya da sınav sistemleri devreye sokmaktır. Yoksa sınavı tamamen ortadan kaldıracağız diye bir şey söylemek mümkün değil, zaten söyleyen de yok.”

“Ezberciliğe dayalı sınav isabetli değil”

Sınırlı bir kontenjana daha fazla talep olması durumunda ister istemez bir sınav yapılması gerektiğini dile getiren Acar, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bunun adına ne koyarsanız koyun. Burada önemle olan bu değerleme ya da sınavların sadece bilgiyi ya da bir kısım ezbere toplanmış yeterlilikleri ölçmemesi. İnsanların diğer ilgi ve becerilerinin dikkate alınması ve mesleki yönlendirmenin yapılması gerekir diye düşünüyorum. Maalesef, Türkiye’deki şu andaki sıkıntı, deyim yerindeyse bilgi yükünün ölçümüyle sınırlı sınav sisteminden bahsediyor olmamız. Bunların kişilerin ilgilerine, becerilerine de uygun olması gerekir.”

Okul öncesinden başlayıp, üniversite sonrasına kadar devam eden bir kariyer rehberliği ve danışmanlığı sisteminin de olması gerektiğine işaret eden Acar, bunun üzerinde düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

Acar, şunları kaydetti:

“Sadece bilgi ölçümüne, ezberciliğe dayalı bir başarı ölçümlemesi sınavı isabetli değil. Bunun önemli bir sorun olduğunu düşünüyorum. İnşallah yapılan çalışmalar sonucunda bu sakıncalar giderilerek daha uygun bir değerleme ve sınav sistemi getirilir.”