Gazetelerde, televizyonlarda, bir haber vardı; “TAKSİM’DE Kİ ZORBA” Haberin içeriğine gelince “iki evli bayan bir kulüpte eğlenirler, evlerine gitmek için Beyoğlu Caddesi’ne çıkarlar, bir zorba kadınlardan birisini kucaklayıp sırtına atar, diğer arkadaşı müdahale ederken tekmeyi yer. Zorba kadını boş bir alana götürüp tecavüz eder.” Sanırsın film çevriliyor, caddeden arabalar, insanlar geçiyor, görüntüde bir bayan bir yerlerle telefon görüşmesi yapıyor! Tecavüz edilen bayan sırtlanmış götürülürken bir Allah’ın kulu bırakın müdahaleyi bakmadan yürüyorlar.

Biz toplum olarak bu değildik ne oldu da böyle duyarsızlaştık? Çözmek, anlamak mümkün değildir. Bundan fazla değil 40 – 50 sene öncesine gidersek, mahalleden, o mahalleden olmayan birisi geçse, yanına gidilir “ne aradığı” sorulurdu. Eğer o kişi delikanlıysa “Sen kimin kızı için dolaşıyorsun?” sorularına muhatap olurdu…
Duyarsızlık, ilgisizlik kanayan bir yaradır. Komşunun, komşuyu tanımadığı bir düzende yara daha da derinleşmektedir. Komşuluk komşu hakkı rafa kaldırılmıştır. Hazreti peygamberimizin bir sözü vardır; “Komşu mirasçı kılınacak sandım…”
Bir kişi bir olaya A’dan Z’ye tanık olsa ve bu olayla ilgili şahit olması söylense vereceği cevap “Git işine, aklın yoksa şahit ol!” vay ki vay…
Bu gibi düşünen kişiler başlarına bir iş geldiğinde “Allah rızası için şahit olun” dediklerinde kimseyi bulamazlar.
İsviçre ve Almanya’da yaşı kemale ermiş kişiler, tren seyahatlerinde, kompartumanın cam kenarından bilet alırlarmış. Sebebine gelince, olumsuz bir olayda şahit olmak için… İşte bu duyarlılığa şapka çıkartılmaz da ne yapılır? İstanbul gibi bir şehirde ve şehrin en kalabalık caddesi Beyoğlu’nda, bir kadın sırtlanıp götürülüyor, tecavüze uğruyor… Peki emniyetin simitçi, kestaneci kılığındaki, timleri sadece gündüz vardiyasında mı görev almaktadırlar? Sesimi duyuyorsanız cevap verin, Beyoğlu Emniyet Müdürü, Kaymakamı…
Not: Genel Yayın Koordinatörümüz Orhan Uğuroğlu, bizim Bekir Coşkun ile ilgili (18 Temmuz) enfes bir yazı kaleme aldı. Bekir’in insani duygularını, meslek aşkını dile getirdi. Dostumuz Bekir Coşkun’dan son habere gelince, 14 Temmuz Cuma günü İstanbul’da Amerikan Hastanesi’nde akciğerinden ameliyat oldu. Durumu iyi görünüyor, tüm dostların Allah’tan şifa dilemelerinden başka yapılacak bir husus bulunmamaktadır. Yüce Rabbim önce Andre yengeye ve Türkiye’ye bağışlasın. (Amin. S.T)

PAYLAŞ
Önceki İçerikAnkara ilçelerinde festivaller
Sonraki İçerikAl sana bataklık!
Salim Taşçı
Yozgat Sorgun’da, kargaların nohutları telef ettiğinde, güzün 18 Eylül 1945’de doğdu… 57 yıldır Ankaralı… 1962 yılında gazeteciliğe başladı. Milliyet, Tercüman, Adalet ve Tasvir’de çalıştı. 9 öyküsü sinema filmi yapıldı. Şimdi Sonsöz’de yazıyor.